Fotoğraf şu;
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’nu ziyaret etti.
Görüşmede, Türkiye siyaseti ve yeni nesil siyaset anlayışı ele alındı.
Bu ziyarete ilişkin bir fotoğraf karesinden bahsetmek isterim.
Fotoğraftaki iki isim Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu.
Yavuz Ağıralioğlu, Mahmut Arıkan’ı öyle bir karşılıyor ki;
* Bu fotoğrafı gören, “Ya, Yavuz Bey ve Mahmut Bey sanki 40 yıllık arkadaş gibiler…” der!
* Bu fotoğrafı gören, “Yavuz Bey ve Mahmut Bey sanki iki siyasi partinin genel başkanları gibi değil, yıllardan bu yana süregelen dost gibiler…” der!
* Bu fotoğrafı gören, “Yavuz Bey ve Mahmut Bey meğerse sıkı kankalarmış…” der!
* Bu fotoğrafı gören, “Ya, Yavuz Bey ve Mahmut Bey sanki çocukluk arkadaşı. Yıllar sonra karşılaşmışlar ve muhabbetin dibine vurmuşlar!” der!
* Bu fotoğrafı gören, “Yıllardır böyle fotoğraflar bekliyorduk, işte nihayet…” der!
* Bu fotoğrafı gören, “Neden siyasi parti genel başkanları görüşmelerde, değil böyle kucaklaşmak, tokalaşmaktan bile imtina eder hale geldiler, neden?” diye sorar!
* Bu fotoğrafı gören, “Eskiden TRT ekranlarında siyasi parti genel başkanları aynı masa çevresinde latifeler yaparak gerekirse birbirlerini eleştirirlerdi ama hiçbir zaman nezaketsizlik yapmazlardı. Bu fotoğraf karesi bize bu nezaketi hatırlattı…” der!
* Bu fotoğrafı gören, “İşte siyasi arenada özlenen tablo budur...” der!
* Bu fotoğrafı gören, “İşte Millî Görüş anlayışı budur!” der!
***
Aramızda kalsın, kimse duymasın ama böyle hoş ve güzel bir karşılamadan sonra Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’nun neler konuştuklarını, muhabbetlerini doğrusu merak ettim!
Bu fotoğraftan Türkiye’nin alacağı çok dersler var.
Ve bir dua; bu ziyaretteki letafet, muhabbet, nezaketin diğer siyasi partiler arasında da bir an önce gerçekleşmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum. Âmin.
BİR FOTOĞRAF DAHA VAR!
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’nun fotoğrafını görünce bir şeyi daha düşündüm;
Millî Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın 1991 yılında yaptığı seçim ittifakı.
Sahi, neler yaşanmıştı o seçim ittifakında? Anlatayım;
Prof. Dr. Necmettin Erbakan... Her iki yanında, dönemin Islahatçı Demokrasi Partisi (IDP) Genel Başkanı Aykut Edibali ve Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) Genel Başkanı Alparslan Türkeş.
1991’de gerçekleştirilen milletvekili seçimlerinde, Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ile Islahatçı Demokrasi Partisi’nin, Refah Partisi listelerinden gösterildiği seçim ittifakından bahsediyorum.
Bu fotoğraf çok çok ehemmiyetliydi.
Neden biliyor musunuz?
Bu fotoğraftan birkaç yıl sonra, 1994’te yapılan mahalli seçimlerde Refah Partisi başta İstanbul ve Ankara olmak üzere yerel yönetimleri devraldı ve efsane hizmetlerde bulundu.
Belediyelerin kapısına ve makam odalarına, “Rüşvet alan da veren de mel’undur!” bu sayede yazılabildi.
Başka neler yapıldı?
* Refah Partili belediyeler, borç yükünün altına girmeden kendi öz kaynaklarıyla vatandaşa hizmet götürdü ve millet nezdinde büyük bir takdir topladılar.
* Ankara’da mali bakımdan 1 sene içerisinde eksi 25 trilyondan artı 10 trilyona geçildi. Salt bu sonuç dahi “müthiş” değil mi?
* Refah Partili belediyeler o zamana kadar görülmemiş bir hizmet anlayışı sergiledi, belediyecilikte çığır açtı.
* Refah’lı belediyelerin başarısı bugün bile mevcut belediyelere örnek olmalı, bence…
* Hemen ardından gelen Refah-Yol’un ülke için, memleket için ne kadar faydalı ve yararlı işler yaptığını, “ilk”lere imza attığını burada uzun uzun anlatmaya gerek var mı?
***
Bu kadar mı?
Yani, 1991 yılında gerçekleştirilen RP+MÇP+IDP seçim ittifakı sadece Refah Partisi’ne mi yaradı? Hayır!
MÇP de daha sonra MHP olarak girdiği seçimlerden (1999) ikinci parti olarak çıktı ve hükümet ortağı oldu.
İfade etmek istediğim şu; seçim ittifakı, seçim ittifakları zamanında ve yerinde yapılırsa “kartopu etkisi” yapar.
***
1991’de merhum Erbakan Hoca’mız tarafından gerçekleştirilen seçim ittifakı ile merhum liderler Alparslan Türkeş ile Aykut Edibali TBMM’ye girdiler, milletvekili olarak.
O dönem MÇP’liler, kendi seçim araçlarından şöyle anons yapıyorlardı:
* “Oylar Refah Partisi’ne, Başbuğ Türkeş Meclis’e!”
Unutulmayan bir slogandı.
Unutulmayan birkaç başka fotoğraf daha vardı o seçimlerde;
Refah Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Islahatçı Demokrasi Partisi (IDP) Genel Başkanı Aykut Edibali ve Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) Genel Başkanı Alparslan Türkeş hemen her mitingde kucaklaştılar, seçim otobüsü üzerinde. Hemen her mitingde, üç isim partililere hitap etti.
Ve seçimlerden hemen sonra Türkeş ve Edibali’ye Refah Partisi Genel Merkezi’nde, Erbakan Hoca’mızın odasının hemen yanında birer oda düzenlendiğini de aktarmış olayım…
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
* Katolik Kilisesi'nin yeni lideri olarak seçilen Papa 14. Leo'nun büyük dedesi Setrak Parsehyan'ın 1915'li yıllarda Kayseri'nin Develi ilçesinden Arjantin'e göç ettiğinin iddia edildiğini,
* 14. Leo'nun aile geçmişiyle Kayserili olduğunun iddialar arasında olduğunu,
* Develi ilçesinde eski Ermeni evlerinin bulunduğunu,
* Reşadiye Mahallesi Muhtarı Yusuf Çelik'in,“Biz de Papa'nın Develili olduğunu sosyal medyadan öğrendik ve şaşırdık. Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri 14. Leo'nun dedelerinin bu mahallede yaşadığı söyleniyor. Biz de ‘hayırlısı olsun’ diyoruz!” ifadelerini kullandığını,
* İddialara göre, Papa 14. Leo'nun büyük dedesi Parsehyan Setrak'ın, 1915'li yıllarda Kayseri'nin Develi ilçesinden (Everek) Arjantin'e göç ettiğini, aynı dönemde, Papa’nın büyük dedesinin kız kardeşi Eva Ohanyan’ın ise İstanbul'da kaldığını,
* Yerel halkın bu yöndeki iddialarının Kayseri’nin tarihî mirasına olan ilgiyi yeniden canlandırdığını, biliyor musunuz?