1. Beş vakit namazını kılardı. Gördüğü konuştuğu bütün Müslümanlara
günlük namazları kılmalarını tavsiye ederdi. Hiç kılmayanlara bari farzları
kılın derdi. Namazın büsbütün bırakılmasına ve yitirilmesine asla razı olmazdı.
2. Namazlardan sonra yapılan tesbihatı Muhammedî zikr
olarak kabul ederdi.
3. Başına sarık sarar, islamî kıyafet giyerdi. Bir kere
bile ceket, pantolon ve şapkadan oluşan Avrupaî kıyafet giymemiştir.
4. Mahkemelerde bile başından sarığını çıkartmazdı.
5. Çok zeki bir insan olmasına rağmen, Latin alfabesini
kasıtlı olarak öğrenmemiş, Türkçeyi daima İslam-Kur an yazısıyla yazmış ve
okumuştur.
6. Üzerinde suret bulunan paraları cebinden çıkartır,
öyle namaz kılardı.
7. Laikliği ve Kemalizmi kesinlikle kabul etmemiştir.
8. Yaptığı iman ve Kur an hizmetleri karşılığında ücret.
menfaat ve hediye kabul etmezdi.
9. Yıllar sonra Kürt sürgünlere tanınan haklardan
yararlanmak için rejime dilekçe vermeye tenezzül etmemiştir.
10. Aktif siyasetle meşgul olmazdı.
11. İhlası bozan her şeyden uzak durmuştur.
12. Hakkındaki övgüleri reddeder, şahsına önem verilmesini
istemezdi.
13. Beddua etmezdi.
14. Uzun yıllar boyunca, yatsı namazından sonra odasını
içeriden kilitlemiş, ertesi kuşluk vaktine kadar kimse ile konuşmamış, zikr u
ibadet ile meşgul olmuştur.
15. Bir ara paraya muhtaç olduğu zaman çamaşırlarını, sakosunu
satarak üç beş kuruş gelir. ekmek parası elde etmiştir.
16. 1960 da Urfa da bir otel odasında vefat ettiği zaman
tereke hakimi gelmiş, bütün maddî varlığının 150 liralık elbise, çamaşır,
ayakkabı, vs den ibaret olduğu tesbit edilmiştir.
17. Gayet az para ile uzun müddet geçinirdi.
18. Kanaat ve tasarrufla yaşardı.
19. Varlığını halkın ve gençliğin imanını kurtarma hizmet
ve faaliyetlerine adamıştı.
20. Abdülkadir Geylanî hazretlerini üstad ve hoca olarak
kabul ederdi.
21. İmamı Rabbanîyi, İmamı Gazalîyi, Mevlana Celalüddin
Rumiyi, Şeyh Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi hazeratını severdi.
22. Müslüman Türklerin İslama, imana, Kur ana yaptıkları
hizmetleri takdir ve tahsin ederdi.
23. Birinci dünya savaşında Ruslara karşı çarpışmış,
yaralanmış, esir düşmüş ve Moskovanın kuzeyindeki Kostruma şehrinde esir
kampında kalmıştır.
24. Oradan kaçmış, Polonya, Viyana, Bulgaristan yoluyla
İstanbula gelmiştir.
25. Ankara da Millet Meclisini ziyaret etmiş, M. Kemal
ile namaz konusunda tartışmıştır.
26. Sürgünlerde, hapishanelerde, mahkemelerde sürünmüş,
bin çeşit baskı altında yaşamış, en temel hak ve hürriyetlerinden mahrum
bırakılmıştır ama bir kere, bir an bile Kemalist rejimin meşruiyetini
tanımamıştır.
***
* (İkinci yazı)
Harika bir İlmihal
AQİL ve baliğ olan kimse dinen sorumludur, mükelleftir.
Böyle bir Müslümanın Kurandaki, Sünnetteki, Şeriattaki kesin emirleri yerine
getirmesi, kesin yasaklardan kaçınması, öğütleri tutması gerekir. Mesela beş
vakit namaz kılmak farzdır ve kılınması gerekir. Aqil ve baliğ Müslümanın
bunları yapabilmesi için bilmesi gerekir . İşte bu bilgiye ilmihal denir.
İlmihal bilgilerini sahih şekilde ve yeterli kadar öğrenmek kadın erkek bütün
Müslümanlara farzdır.
Öğrenilmesi farz olan bu ilmihal bilgilerini öğretmek
vazifesi öncelikle kimlere aittir
İcazetli din alimlerine ve fakihlere aittir.
Müslüman anne babalara aile reislerine
Ümmet temsilcilerine ve sorumlularına
Bir İslam toplumunda bir kısım çocuklar gençler ve halk
ilmihalini hiç bilmiyorsa, bir kısmı ise yeterli miktarda bilmiyorsa, başka bir
kısmı sahih şekilde bilmiyorsa sorumluluğun büyük kısmı öğretmeyenlere aittir.
Türkiyede şu anda bu konuda en sorumlu ve veballi kurum
Diyanet İşleri Başkanlığıdır. Onun birinci vazifesi on milyonlarca çocuğa gence
halka en doğru en sahih şekilde ilmihal bilgisi öğretmek ve bu bilgilerin
hayata geçirilmesini sağlamaktır.
Evet sadece öğretmekle ve öğrenmekle iş bitmiyor.
Öğretilen ve öğrenilen bilgilerin hayata geçirilmesi uygulanması gerekiyor.
İlmihale ahlak ile ilgili bilgiler de dahildir.
Müslümanlara İslamın doğruluk ve dürüstlük (istikamet), emanete riayet, mümin
kardeşlerine melek olmak, komşularına kardeş olmak,
ağaçları, yeşilliği, hayvanları korumak, büyüklere hürmet
etmek, küçüklere şefkatle muamele etmek, israf ve lüksten uzak durmak, mütevazı
olmak ve bunlar gibi yüzlerce ahlak düsturu ilmihal çerçevesinde
öğretilmelidir.
İlmihal okuyan, içindeki bilgileri iyice öğrenen ve
bunları hayatına uygulayan bir kimse iyi Müslüman, iyi insan ve iyi vatandaş
olur.
Sahih İtikadı, ilmihali, ahlakı bilmeyen, öğrenmeyen bir
kimse İslami hayata nasıl uygulayacaktır
Dindar ve güçlü Müslüman devlet adamları, zengin ve güçlü
Müslümanlar; Türkiyedeki on milyonlarca Müslüman halka İslamı doğru şekilde
öğretmek amacıyla, yurt içindeki ve dışındaki icazetli ve taqvalı ulemadan bir
heyete sahih ve müfid bir İSLAM İLMİHALİ hazırlattırmalıdır. Bu ilmihalin
özellikleri
1. İtikad, ibadetler, alış veriş, hayat tarzı Belli
başlı helaller ve haramlar Ahlak İslamda kardeşlik hakları ve vazifeleri
İslamda edep, görgü, nezaket Ahkam-ı Sultaniye (Hilafet ile ilgili bilgiler)
Medenî Müslümanın özellikleri ve sıfatları Dinde bidatler İslamda meskenler,
dekorasyon, kılık kıyafet serpuş, kadın tesettürü, yazı, takvim Müslümanın
günlük hayatı vs
2. Bu ilmihalin her sayfası İslam süsleme sanatına uygun
olarak büyük sanatkarlara, müzehhiplere , dizayn üstadlarına hazırlattırılacak,
beş renkli (ekstra yaldızlı) olarak en uygun kaliteli kağıda, en temiz ve nefis
şekilde bastırılacaktır. (İtalyada veya başka bir Batı ülkesinde dizaynı,
baskısı, tertibi, süslemeleri ile en sanatlı ve başarılı kitap ödülünü
kazanacaktır.)
3. İlmihal kesinlikle icazetli Ehl-i Sünnet ulemasına
yazdırılacaktır. Hiçbir reformcu, mezhepsiz, bidatçi, bozuk ilahiyatçı,
Fazlurrahmancı, BOPçu, Afganîci, Diyalogçu, Kemalist ilahiyatçı, Necdî, Râfizî,
light ve ılımlı din taraftarı bu işe karıştırılmayacaktır.
4. İlmihal hazırlandıktan sonra, yayınlanmadan önce
tasdikli Arapça tercümesi İslam alemindeki en az on Sünnî Fetva Merkezine
gönderilerek, onlardan Doğrudur, sakıncası yoktur, basılabilir ve güvenle
okunabilir fetvası alınacaktır.
5. Bu kitap bedava dağıtılmayacak, maliyet fiyatına
verilecek, isteyen Müslümanlar ve kurumlar fazla miktarda alıp gençliğe ve
halka hediye edeceklerdir. (İlmihal kesinlikle ticarete ve bezirganlığa alet
edilmeyecektir.)
6. Bazı çok seyredilen tv kanallarında bu ilmihalin
dersleri verilecektir. (İlmihal dışı aykırı ilaveler yapılmamak şartıyla)
7. Bilahare bu ilmihalin Arapça, İngilizce, Fransızca,
Rusça, Çince, Türkî lehçelerde ve başka dillerde tercümeleri yapılıp
yayınlanacaktır.
Bu ilmihal projem ve teklifim bir ütopya değildir.
Müslüman büyüklerin bunu yapacak parası ve imkanı vardır. Gelgelelim yapmazlar.
Yaptırılmaz.
Bazı büyük cemaatler ve sektler böyle bir ilmihale sıcak
bakmaz. Yapılacaksa Cemaat İlmihali olmalıdır
Müslümanların bir Halifesi olsaydı, bu ilmihali Hilafet-i
Aliye Yüksek Fetva Kurulu hazırlar, Emîrül-müminîn hazretleri de önsöz yazardı.
Maddî imkan olduğu halde, bu kadar hayırlı, faydalı, sevaplı, ecirli bir hizmet
niçin yapılmıyor, yapılamıyor, doğrusu çok üzülüyorum
25.06.2014