Bediüzzaman?ın 26 Özelliği

Abone Ol

1. Beş vakit namazını kılardı. Gördüğü konuştuğu bütün Müslümanlara

günlük namazları kılmalarını tavsiye ederdi. Hiç kılmayanlara bari farzları

kılın derdi. Namazın büsbütün bırakılmasına ve yitirilmesine asla razı olmazdı.

2. Namazlardan sonra yapılan tesbihatı Muhammedî zikr

olarak kabul ederdi.

3. Başına sarık sarar, islamî kıyafet giyerdi. Bir kere

bile ceket, pantolon ve şapkadan oluşan Avrupaî kıyafet giymemiştir.

4. Mahkemelerde bile başından sarığını çıkartmazdı.

5. Çok zeki bir insan olmasına rağmen, Latin alfabesini

kasıtlı olarak öğrenmemiş, Türkçeyi daima İslam-Kur an yazısıyla yazmış ve

okumuştur.

6. Üzerinde suret bulunan paraları cebinden çıkartır,

öyle namaz kılardı.

7. Laikliği ve Kemalizmi kesinlikle kabul etmemiştir.

8. Yaptığı iman ve Kur an hizmetleri karşılığında ücret.

menfaat ve hediye kabul etmezdi.

9. Yıllar sonra Kürt sürgünlere tanınan haklardan

yararlanmak için rejime dilekçe vermeye tenezzül etmemiştir.

10. Aktif siyasetle meşgul olmazdı.

11. İhlası bozan her şeyden uzak durmuştur.

12. Hakkındaki övgüleri reddeder, şahsına önem verilmesini

istemezdi.

13. Beddua etmezdi.

14. Uzun yıllar boyunca, yatsı namazından sonra odasını

içeriden kilitlemiş, ertesi kuşluk vaktine kadar kimse ile konuşmamış, zikr u

ibadet ile meşgul olmuştur.

15. Bir ara paraya muhtaç olduğu zaman çamaşırlarını, sakosunu

satarak üç beş kuruş gelir. ekmek parası elde etmiştir.

16. 1960 da Urfa da bir otel odasında vefat ettiği zaman

tereke hakimi gelmiş, bütün maddî varlığının 150 liralık elbise, çamaşır,

ayakkabı, vs den ibaret olduğu tesbit edilmiştir.

17. Gayet az para ile uzun müddet geçinirdi.

18. Kanaat ve tasarrufla yaşardı.

19. Varlığını halkın ve gençliğin imanını kurtarma hizmet

ve faaliyetlerine adamıştı.

20. Abdülkadir Geylanî hazretlerini üstad ve hoca olarak

kabul ederdi.

21. İmamı Rabbanîyi, İmamı Gazalîyi, Mevlana Celalüddin

Rumiyi, Şeyh Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi hazeratını severdi.

22. Müslüman Türklerin İslama, imana, Kur ana yaptıkları

hizmetleri takdir ve tahsin ederdi.

23. Birinci dünya savaşında Ruslara karşı çarpışmış,

yaralanmış, esir düşmüş ve Moskovanın kuzeyindeki Kostruma şehrinde esir

kampında kalmıştır.

24. Oradan kaçmış, Polonya, Viyana, Bulgaristan yoluyla

İstanbula gelmiştir.

25. Ankara da Millet Meclisini ziyaret etmiş, M. Kemal

ile namaz konusunda tartışmıştır.

26. Sürgünlerde, hapishanelerde, mahkemelerde sürünmüş,

bin çeşit baskı altında yaşamış, en temel hak ve hürriyetlerinden mahrum

bırakılmıştır ama bir kere, bir an bile Kemalist rejimin meşruiyetini

tanımamıştır.

***

* (İkinci yazı)

Harika bir İlmihal

AQİL ve baliğ olan kimse dinen sorumludur, mükelleftir.

Böyle bir Müslümanın Kurandaki, Sünnetteki, Şeriattaki kesin emirleri yerine

getirmesi, kesin yasaklardan kaçınması, öğütleri tutması gerekir. Mesela beş

vakit namaz kılmak farzdır ve kılınması gerekir. Aqil ve baliğ Müslümanın

bunları yapabilmesi için bilmesi gerekir . İşte bu bilgiye ilmihal denir.

İlmihal bilgilerini sahih şekilde ve yeterli kadar öğrenmek kadın erkek bütün

Müslümanlara farzdır.

Öğrenilmesi farz olan bu ilmihal bilgilerini öğretmek

vazifesi öncelikle kimlere aittir

İcazetli din alimlerine ve fakihlere aittir.

Müslüman anne babalara aile reislerine

Ümmet temsilcilerine ve sorumlularına

Bir İslam toplumunda bir kısım çocuklar gençler ve halk

ilmihalini hiç bilmiyorsa, bir kısmı ise yeterli miktarda bilmiyorsa, başka bir

kısmı sahih şekilde bilmiyorsa sorumluluğun büyük kısmı öğretmeyenlere aittir.

Türkiyede şu anda bu konuda en sorumlu ve veballi kurum

Diyanet İşleri Başkanlığıdır. Onun birinci vazifesi on milyonlarca çocuğa gence

halka en doğru en sahih şekilde ilmihal bilgisi öğretmek ve bu bilgilerin

hayata geçirilmesini sağlamaktır.

Evet sadece öğretmekle ve öğrenmekle iş bitmiyor.

Öğretilen ve öğrenilen bilgilerin hayata geçirilmesi uygulanması gerekiyor.

İlmihale ahlak ile ilgili bilgiler de dahildir.

Müslümanlara İslamın doğruluk ve dürüstlük (istikamet), emanete riayet, mümin

kardeşlerine melek olmak, komşularına kardeş olmak,

ağaçları, yeşilliği, hayvanları korumak, büyüklere hürmet

etmek, küçüklere şefkatle muamele etmek, israf ve lüksten uzak durmak, mütevazı

olmak ve bunlar gibi yüzlerce ahlak düsturu ilmihal çerçevesinde

öğretilmelidir.

İlmihal okuyan, içindeki bilgileri iyice öğrenen ve

bunları hayatına uygulayan bir kimse iyi Müslüman, iyi insan ve iyi vatandaş

olur.

Sahih İtikadı, ilmihali, ahlakı bilmeyen, öğrenmeyen bir

kimse İslami hayata nasıl uygulayacaktır

Dindar ve güçlü Müslüman devlet adamları, zengin ve güçlü

Müslümanlar; Türkiyedeki on milyonlarca Müslüman halka İslamı doğru şekilde

öğretmek amacıyla, yurt içindeki ve dışındaki icazetli ve taqvalı ulemadan bir

heyete sahih ve müfid bir İSLAM İLMİHALİ hazırlattırmalıdır. Bu ilmihalin

özellikleri

1. İtikad, ibadetler, alış veriş, hayat tarzı Belli

başlı helaller ve haramlar Ahlak İslamda kardeşlik hakları ve vazifeleri

İslamda edep, görgü, nezaket Ahkam-ı Sultaniye (Hilafet ile ilgili bilgiler)

Medenî Müslümanın özellikleri ve sıfatları Dinde bidatler İslamda meskenler,

dekorasyon, kılık kıyafet serpuş, kadın tesettürü, yazı, takvim Müslümanın

günlük hayatı vs

2. Bu ilmihalin her sayfası İslam süsleme sanatına uygun

olarak büyük sanatkarlara, müzehhiplere , dizayn üstadlarına hazırlattırılacak,

beş renkli (ekstra yaldızlı) olarak en uygun kaliteli kağıda, en temiz ve nefis

şekilde bastırılacaktır. (İtalyada veya başka bir Batı ülkesinde dizaynı,

baskısı, tertibi, süslemeleri ile en sanatlı ve başarılı kitap ödülünü

kazanacaktır.)

3. İlmihal kesinlikle icazetli Ehl-i Sünnet ulemasına

yazdırılacaktır. Hiçbir reformcu, mezhepsiz, bidatçi, bozuk ilahiyatçı,

Fazlurrahmancı, BOPçu, Afganîci, Diyalogçu, Kemalist ilahiyatçı, Necdî, Râfizî,

light ve ılımlı din taraftarı bu işe karıştırılmayacaktır.

4. İlmihal hazırlandıktan sonra, yayınlanmadan önce

tasdikli Arapça tercümesi İslam alemindeki en az on Sünnî Fetva Merkezine

gönderilerek, onlardan Doğrudur, sakıncası yoktur, basılabilir ve güvenle

okunabilir fetvası alınacaktır.

5. Bu kitap bedava dağıtılmayacak, maliyet fiyatına

verilecek, isteyen Müslümanlar ve kurumlar fazla miktarda alıp gençliğe ve

halka hediye edeceklerdir. (İlmihal kesinlikle ticarete ve bezirganlığa alet

edilmeyecektir.)

6. Bazı çok seyredilen tv kanallarında bu ilmihalin

dersleri verilecektir. (İlmihal dışı aykırı ilaveler yapılmamak şartıyla)

7. Bilahare bu ilmihalin Arapça, İngilizce, Fransızca,

Rusça, Çince, Türkî lehçelerde ve başka dillerde tercümeleri yapılıp

yayınlanacaktır.

Bu ilmihal projem ve teklifim bir ütopya değildir.

Müslüman büyüklerin bunu yapacak parası ve imkanı vardır. Gelgelelim yapmazlar.

Yaptırılmaz.

Bazı büyük cemaatler ve sektler böyle bir ilmihale sıcak

bakmaz. Yapılacaksa Cemaat İlmihali olmalıdır

Müslümanların bir Halifesi olsaydı, bu ilmihali Hilafet-i

Aliye Yüksek Fetva Kurulu hazırlar, Emîrül-müminîn hazretleri de önsöz yazardı.

Maddî imkan olduğu halde, bu kadar hayırlı, faydalı, sevaplı, ecirli bir hizmet

niçin yapılmıyor, yapılamıyor, doğrusu çok üzülüyorum

25.06.2014