Sevgili üstadım Bediüzaman Said Nursi nin değerinin
ahirzamanda daha çok anlaşılacağı kanaatinde ve inancındayım. Bu yüzden,
bugünkü yazımda onun mükemmel hafızından bahsetmek istedim. Bediüzaman Said
Nursi hazretleri, çok sayıda kitabı hafızasına alabiliyordu. Hatta günümüzde
mega hafıza programlarında, ya da hafızayı kullanma metodu kitaplarında
üstadımızın üstün hafıza özelliklerinden bahis geçer.
Biliyorsunuz bilgilerin kısa süreli hafızadan uzun süreli
hafızaya geçmesi için belli aralıklarla tekrarlanması gerekmektedir. İşte
üstadımız 80 90 kitabı ezberden
tekrarlıyordu. Yaklaşık 20
yaşlarındayken Van da bulunduğu dönemde tarih, coğrafya, matematik, jeoloji,
fizik, kimya, astronomi ve felsefe gibi ilimlerde ilerlemişti. Bediüzzaman bu
dönemleri öğrencisi Mustafa Sungur Bey e şu şekilde anlatır: Mahfuzatım (hafızamda) olan 80-90 kitapları
ezberden tekrarlardım. Bunlar Kur an ın hakikatlerine çıkmaya basamaklar oldu.
Sonra Kur an ın hakikatlerine çıktım. Baktım her bir ayetin kainatı ihata
ettiğini (kuşattığını) gördüm. Artık başka bir şeye ihtiyacım kalmadı. Kur an
bana kafi geldi.
MaşaAllah üstadımızın hafızası çok güçlüymüş. Fakat şunu
da özellikle vurgulamakta fayda var. Bu
üstün hafızayı üstadımıza veren Allah tır. Allah ın Hafız sıfatı vardır.
Hafızın kelime anlamı; Koruyan, gözeten, muhafaza edendir. Burada asıl övülmesi
gereken, Allah ın, üstün Hıfzı, Yüce Kudreti ve yaratma sanatıdır.
Doğrusu benim Rabbim, her şeyi gözetleyip-koruyandır.
(Hud Suresi, 11/57) Ayrıca çok değerli üstadımızın yukarıdaki anlatımıyla,
insanları bilime teşvik ettiğini de anlıyoruz.
Bilim ile biz Evreni ve içindeki tüm varlıkları
inceleriz. Bilim Allah ın yaratış
sanatını keşfederek insanlığa açıklamanın yollarından biridir. Dolayısıyla din,
bilimi Allah ın yaratışındaki detaylara ulaşmada bir yol olarak benimser ve bu
nedenle din bilimi teşvik eder.