Gündem

Bebeğim büyüyor!

Bebeğim büyüyor!

Abone Ol

Hayatın ebemkuşağı olan çocuklarımız, dünya için geleceğimiz, o sonsuz hayat için de imtihan sebebimizidir. Dünyamız ve ahiretimiz olan, bizler için her anlamda hayati öneme haiz olan çocuklarımızın bakımı nasıl olacak,  böylesine değerli bir varlığı nasıl yetiştireceğiz?

Bebeğin eğitimi ne zaman başlar?

Bilmemiz gereken en önemli şeylerden birisi çocuğun anne karnında yetişmeye başladığıdır. Çocuk, anne karnında 23. haftasından itibaren dış dünyanın seslerini algılamaya başlar. İlgili uzmanlar annelere ve babalara tiz bir sesle bebekle konuşmalarını, bu haftadan itibaren tavsiye ederler.

Bebeğin algılaması geliştiğine göre, eğitimi de başlamış demektir. Annenin kötü ruh halinin, çevreden gelen çirkin seslerin, kötü sözlerin olduğu gibi bebeğin ruhuna dolduğunu düşünün. Henüz dünyaya gelmemiş bebeğe mümkün olduğunca sevgi dolu sözler, söylemek, güzel musikiler dinletmek gerekir. Bebek doğana kadar annenin onun için sesli hatim yapması yahut da iyi bir kariden bebeğe hatim dinletilmesi de bebeğin kulak aşinalığını geliştirecektir.

Mekân, başlı başına bir eğitimdir!

Çocuk doğduktan sonra da çocuğa oluşturulacak ortam onun eğitimi ve huzuru için çok önemlidir. Çoğu ebeveyn bebeğin algılara kapalı olduğunu sanır, oysa bebek anne karnından itibaren algılara açıktır. Bu yüzden uyuyacağı ortam önemlidir. Yeni doğmuş bebek sessiz, loş bir ortamda uyutulmalıdır ki hem huzuru olsun, hem huzur versin. Bebek gürültüye, ışığa alışsın diye, uyurken gürültü yapmak, ışığı açık bırakmak onu ancak yoracaktır.

Ayrıca en azından doğduktan sonraki bir ay bebeği sıkmadan kollarını bacaklarını sarmak, yani iyice sarmadan kundak yapıp, sağına yatırmak iyi bir uyku için gereklidir. Elleri kolları serbest hareket eden bebekler, her hareketlerinde uyanabilirler. Bu serbestlik onları korkutabilir. Zira geldikleri yer o kadar da geniş bir yer değildir. Bebeğin ilk zamanları, yeni tanıştığı çevreye uyumu kolaylaştırıcı önlemler alınarak rahat bir şekilde geçirilebilir.

Sırt üstü değil, yan yatırın!

Bebeğin sırt üstü değil de yan yatırılması, kusma ihtimaline karşı bir önlemdir. Zira düz yatırıldığında kusabilir. Kasları henüz tam gelişmediği için dönemeyecek olan çocuk, istifrasını yutar ve akciğerlerine dolan istifra bebeği öldürebilir. Bebeği yan yatar pozisyonda tutabilmek, yanına ve de önüne yumuşak bir destek koyarak mümkün olabilir. Bunu ebeveynler kendileri hazırlayabilecekleri gibi hazır olanını da temin edebilirler.

İyi niyetle yapılan yanlışlık

Çoğu aile çocuk sahibi olacağı zaman, çocuklarına aslında pek de kullanışlı olmayan üstelik bir o kadar da pahalı mezar gibi beşikler, yataklar almakta, beşiklerinin tepesine de henüz ihtiyacı olmayacak dönenceler asmaktadırlar. Bu gibi seçimler iletişime açık olan bebeği kısıtlamaktan başka bir işe yaramaz. Bebek yatarken boşluğa değil aile bireylerine bakar konumda olmalıdır. Bebeğin yatağı, kendi kendine dönebildikten sonra muhakkak yer yatağı olmalıdır. Yer yatağı bebeklerin hareket kapasitesini kısıtlamaz, aile bütçesini de sarsmaz.

Böylelikle bebek döndüğü zaman elleri kolları bir yere çarpmaz, bebeğin düşme tehlikesi olmaz. Yer yatağının kenarına uzun bir ayna sabitlemek de bebeğin ilgisini çekecektir. Ebeveynler ayna ile bebeğe kendini tanıma fırsatı vermiş olurlar.

Uykusundan uyanan bebek ayna ile meşgul olur, yalnızlık duygusuna kapılmaz. Biraz daha ilerleyen zamanlarda emekleyen bebekler, yataklarından diledikleri zaman inecekler ve odalarını merakla keşfedeceklerdir. Bu bebeklerin gerek beyin gelişimi, gerekse kaslarının gelişimi açısından önemlidir. Bebek kendi başına, onun için hazırlanmış, dilediği nesneye dokunacak, birazcık tadacak ve hissedecektir. Çevresini tanıması, merak duygusunun doyurulmaya çalışılması için güzel bir yöntemdir.