Bazı Önemli Notlar!

Abone Ol

* Ağır Sanayi kitabı: Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, TV5'te Buyurun Başlıyoruz programında bir kitabı anlattı ve gösterdi. Ama öyle böyle bir kitap değil. Tuğla kalınlığında. Kitabın adı, Ağır Sanayi. Sanayi Bakanlığı yayını. Millî Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın Ağır Sanayi hamlesinin ayrıntılarını anlatıyor. Nasip olursa, bir fırsatını da bulursam, bu dev eserin satır aralarını da buradan size yazmak isterim. Erbakan Hocamız, 12 Eylül öncesinde MSP’nin koalisyon ortağı olduğu dönemde başbakan yardımcısı olarak bütün bir Türkiye'mizi fabrikalarla donattı. Daha önce bu köşede bu fabrikaların listesini vermiştim. Bu kapsamlı eseri de tanıtırız inşallah! Kısacası, muhabiriniz iş başında!..

* Erbakan Hoca’nın mücadele azmi: Tanju Güvendiren (Yargıtay Onursal Üyesi), TV5'te Kulis Ankara programında Muhammed Vefa ve Ali Ekber Mete’ye ilginç açıklamalarda bulundu. Dedi ki; “Erbakan Hoca 2007 seçimlerinde Konya'dan bağımsız milletvekili adayı olmak istiyordu...”

Erbakan Hoca’nın siyasette en zor zamanlarda bile mücadele azmini ortaya koyması bakımından çarpıcı bir açıklamaydı…

***

* Yaşar Kaplan TYB’de yâd edilecek: Yazar, mütefekkir, Türkiye Yazarlar Birliği üyesi merhum Yaşar Kaplan vefa programıyla yâd edilecek. 4 Mart 2023 Cumartesi günü (yarın) saat: 14.00’te, Türkiye Yazarlar Birliği Mehmet Âkif Divanı’nda (Sümer 1. Caddesi 11/9 Kat: 4 Kızılay/Ankara) düzenlenecek programa D. Mehmet Doğan, M. Yavuz Ay, Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç, Cengiz Kalkan, İbrahim Eryiğit, Sıtkı Caney, İbrahim Kaplan ve Arif Dülger konuşmacı olarak katılacaklar. Program, Faruk Arslan’ın okuyacağı Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayacak.

BRAVO MİLLÎ GAZETE DAĞITICISINA!

Necmettin Çalışkan anlattı:

* “ Antakya Millî Gazete dağıtıcımız ve Saadet Partisi Antakya İlçe Yönetim Kurulu üyemiz Ali Çetinkaya, deprem sonrası yerleştiği Mersin Mut’ta kendisine yardım olarak verilen yastığın içinde çıkan altını yetkililere teslim ederek yakışanı yaptı. Ali kardeşimizi tebrik ederim.”

* “Ali Çetinkaya kardeşimiz Altınözü ilçesi Altınkaya köyünden. Hikâyesi de ilginç; deprem sonrası kendisi apar topar evden çıkmış. Hanımı ve çocukları da hastaneye gitmişler. Cep telefonları enkazda kaldığından eşine ve çocuğuna ulaşamamış. Bir hafta sonra haber almış ki, ailesi Mersin Mut’a gitmişler. O da peşlerinden gidip bulmuş ailesini.”

* “Deprem bölgesi elektrik kesintisinin ve iletişim zafiyetinin sonuçlarından biri de bu. Biz de sürekli bu konuyu gündeme getiriyoruz.”

***

Tebrikler Ali Çetinkaya’ya. Büyük geçmiş olsun dileklerimizi de buradan iletiyoruz.

“1932, DİNÎ İNKILÂP YILI”

“Yeni Türkiye Partisi Gümüşhane Milletvekili Sayın Ali İhsan Çelikkan, mert, dürüst bir arkadaşımız. Oylamadan sonra bana geldi; ‘Arif Bey, senin önergene ben de rey verdim’ dedi. “Teşekkür ederim ne de olsa parti arkadaşlığımız var” dedim. ‘Hayır’ dedi, ‘İçten gelerek, inanarak rey verdim. Çünkü ben yakın zamana kadar mânevi gelişme konusunda Celal Bayar'ın görüşlerini paylaşıyordum. Ama Allah razı olsun, Ekrem Alican Bey beni uyardı, ahlâk ve mâneviyatın bir millet için vazgeçilmez bir temel unsur olduğunu kabul ettirdi bana. Onun için oy verdim’ diye izah etti ve, “Bu konuda sana bir tarihi hâtıramı nakledeceğim, çok ilginç' diyerek anlatmaya başladı: “Yıl 1952. Demokrat Parti iktidarda. Celal Bayar cumhurbaşkanı. Bizler de Milli Türk Talebe Federasyonu yöneticileriyiz. Zamanın Maarif Bakanı Milliyetçiler Derneği’ne para yardımında bulunduğu için cumhurbaşkanına şikâyette bulunmak için Köşk’e gittik. Fikrimizi açıkladık. Milliyetçiler Derneği’nin gerici olduğunu, bu dernek mensuplarının para desteği yapılarak şımartıldığını belirttik.

Celal Bayar, bakanı çağırttı. Azarlar gibi çıkıştı. Ve sonra biz gençlere dönerek ciddi bir şekilde sordu:

- Söyleyin bakalım, laikliğin esas hedefi nedir?

- Efendim din işleri ile devlet işlerinin ayrılması.

- Evet ama bu cevap kâfi değil.

- Efendim kimsenin dini baskılara tâbi tutulmaması.

- Bu da yeterli değil.

Gençler olarak biz Celal Bayar'a sorduk:

- Efendim siz lütfen bizi aydınlatır mısınız?

- Gençler bakın, dinleyin! Laikliğin esas hedefi dini, toplumumuza tamamen unutturmaktır! Biz Lozan’da Batılılara bu konuda söz verdik. Benden önceki devlet başkanlarımız bu sözün takipçisi oldukları gibi benden sonrakiler de takipçisi olacaklardır. Siz ilerici gençler olarak bunu böyle bilip böyle uygulayasınız.”

***

Yukarıdaki satırlar, Erbakan Hocamızın yakın yol ve dava arkadaşlarından merhum Süleyman Arif Emre’nin kaleme aldığı, “Siyasette 35 Yıl” adlı hatıra kitabının 1. cildinden. Biliyorsunuz bu kapsamlı hatırat MGV Yayınları’ndan çıktı.

Yukarıdaki anekdotla başlayan önemli bir eser bugünlerde kitapçı raflarındaki yerini aldı; “1932, Dinî İnkılâp Yılı”.

Yazar Yayınları’ndan çıkan kitabın yazarı D. Mehmet Doğan.

D. Mehmet Doğan abi kitabı imzalayıp yolladı, teşekkürler.

324 sayfadan müteşekkil bu kapsamlı eser, ezanın Türkçe okunması için yapılanları, dil inkılâbını ve milletimizi ruh köklerinden ayırmaya, ecdadımızdan koparmaya dönük benzeri çizgide atılan adımları geniş bir şekilde ele alıyor.

Kitabın sonunda çarpıcı ekler de dikkat çekiyor.

***

Kütüphanenizde mutlaka bulunması gereken bir eser, “1932, Dinî İnkılâp Yılı”. Hayırlara vesile olması temennisiyle… (Yazar Yayınları, 0312 232 05 71-72 www.yazaryayinlari.com)

ASIL HEDEF DİNDİR!

* “1932 yılı başında, aynı zamanda Ramazandır, “Türkçe Kur’an inkılâbı” başlatılmıştır. Daha sonra “Türkçe ezan inkılâbı”na girişilmiş, tarih kongresiyle “tarih inkılâbı”, dil kurultayı ile “dil inkılâbı” yapılmış ve nihayet iş mûsıkî inkılâbına kadar varmıştır.”

* “Bütün bu inkılâplarda asıl hedef “din”dir. Dinin zayıflatılması, geriletilmesi, kültürünün yok edilmesi, sistemli bir sosyal mühendislik faaliyetine dönüştürülmüştür.”