Bayramlar Ruhun Şölenidir

Abone Ol

Bayramlar ruhun düğünü der Sezai Karakoç ve bayramın ruhumuzun neşe ihtiyacını meşru yoldan karşılamamızı sağlayan bir değer olduğuna vurgu yapar. Sağaltıcı bir güç, bir neşe kaynağıdır bayramlar ve içinde bulunduğumuz şartlar ne olursa olsun hepimiz bu kaynaktan besleniriz. Oruç nasıl ki kontrol mekanizmalarımızı harekete geçirerek ruhi bir arınmaya ve olgunlaşmaya vesile oluyorsa bayramlar da ihtiyacımız olan neşeyi, iyi olma halini makul ölçüler ekseninde temin eder.

Hanelerimize umut bırakıp gitti Ramazan… Ve afetlerin, işgal faaliyetlerinin, salgın hastalıkların, ekonomik ve sosyal çıkmazların göbeğinde yaşayan insanlar bayramın neşesini dua ile birleştirerek bütün saatleri zafere kurdular. Biliyorlardı; saatler çaldığında göklerden bombalar değil öbek öbek rahmet yağacak ve çocuklar ellerindeki papatyalarla koşarak geleceklerdi.

Ruhumuza doğan bir ışık gibidir bayram… Yurtlarından sürgün edilenler, yakınlarını kaybedenler, terk edilmişler, yoksul ve mahrum bırakılmışlar bayramla dirilir ve küllenmiş acılarını sevgi ile yıkarlar. Terk edip gidenleri ve gidip de gelmeyenleri hatırlar ve bayramın neşesine onların hatıralarını da dahil ederler.

Ramazan doğal bir eğitim ve olgunlaşma sürecidir ve bu süreçte insanlar vaktin bir kısmında kendileriyle hemhal olur ve nefislerini muhasebe ederler diğer kısmında ise hayır çalışmalarına ağırlık vererek yaşamlarını köklü bir değişime tabi tutarlar. Ruhumuzun ziyafet merasimi olarak görülen bayram ise bizi bir araya getiren ve kalbi bağlarımızı güçlendiren bir ödüldür. Ramazan’ın getirdiği bereketi paylaştığımız gibi bayramın neşesini de gündelik hayatta bir araya gelemediğimiz dostlarımızla, yakınlarımızla paylaşırız. Ağır koşullarda yaşayan çocukların ellerine bir parça umut bir parça da bayram neşesi tutuşturur ve tarifsiz bir hafiflik hissederiz.

Bayram ikram edilmiş bir kaynak, ortak bir mirastır. O nedenle size bahşedileni ikram etmekten kaçınmayın… Korkmayın tükenmeyecek aksine siz verdikçe artacak ve nice kabuk bağlamış yaraları onaracaktır…

Biriktirdiğiniz bayram neşesinden toprakları kanla sulanan Filistinli anne babalara ve çocuklara birer tutam ikram edin!

Bir tutam da Afganistan’da, Yemende, Suriye’de, Eritre’de, Doğu Türkistan’da, Afrika’da yurtsuz bırakılmış, horlanmış, dışlanmış, açlığa terk edilmişlere ikram edin!

Birkaç demet neşe de esaretin zincirlerini kırmak için harekete geçen ve mahkum edilen tüm kahramanların avuçlarına bırakın!

Aileleri ile bağları koparılarak kamplarda Çinlileştirilen Doğu Türkistanlı çocukları da unutmayın!

Afrika’da açlıktan bitap düşmüş yanık tenli çocukların neşe haklarını da ihmal etmeyin!

Bayramdan kalan son neşeyi de deprem felaketinde yakınlarını kaybeden ve yaslarını çadırlarda tek başına tutan anne babaların ve çocukların sofralarına bırakın!

Varsın başımıza göklerden sis yağmurları yağsın, varsın çocuklarımız afetlerin geçtiği şehirlerde yeni hayatlar arasınlar, varsın şiddet hiç dinmesin siz yine de bayramdan kalan neşenizi ihtiyaç sahipleri ile paylaşmaktan kaçınmayın. Neşesi solan çocukların kapılarını çalın ve onlara bir gün kan kokan bu topraklarda açacak olan beyaz lalelerden haber verin… Ve avucunuzdaki neşenin yanına bir tutum da umut bırakın…