Bayramlar nasıl olmalı

Abone Ol

Bu günlerde kafamızı kurcalayan bir şey var. Bu devlet, devlet gibi mi yönetiliyor acaba bir şirket gibi mi? Bu sorunun cevabını bulmamız için aramaya gerek yok. Yapılan icraatlardan her şey anlaşılıyor. İşte Bayram tatili 10 gün mü olsun 4 gün mü olsun, turizm sektörü mü kazansın yoksa devlet mi? Turizm sektörü kazanırsa devletin kârı ne olur? Bütün bunlara bakılarak, bayram tatilini gereksiz yere uzatıyorlar. Hâlbuki kamuda çalışanlar eskiden artı mesai yaparlardı. Çünkü devletin işleri o kadar yoğun ve çoktu. Herkes işe zamanında gelir, zamanında çıkardı. Beş dakika geç kalındığında hesap sorulurdu. Bu da devletin disiplinli ve ciddi çalışmasının bir göstergesiydi.

Şimdi öyle mi? Tatiller, idari izinler, geç kalma korkusu yok. Laçkalık, aymazlık başını almış gidiyor. Bu durumda devlet, devlet gibi değil, şirket gibi dedik ama şirketlerde de bu laçkalık olmaz. Diyebilirsiniz ki memurun, işçinin kamuda çalışmasına ne gerek var tatile gitsinler. Hiç olmazsa turizm kazansın. Zaten Sayın Cumhurbaşkanımız herkesin yerine durmadan çalışıyor. Şair diyor ki;

Bugün hava çok sıcak/Çalışmak ne olacak/Olalım kucak kucak/Ağaç gölgesi serin/Oynayalım salıncak/İp ip ipala, ip kırılır düşersen/yarın yören uvala.

Şairin dizelerinde dediği gibi, bayram tatilini plajlarda, turistik yörelerde geçirebilirsiniz ama Müslüman toplumuna yakışan bu değil, aksine memleketinde, hısım ve akrabalar yanında kendisine vacip olan kurban kesme ibadetini yerine getirmek, ayrıca sılayı rahim yaparak da İslam’ın bir başka hasletini yaşamak daha güzel olmaz mı? Evet, olur olmasına da, “dinler arası diyalog, ılımlı İslam”, Avrupa Birliği’ne uyum yasalarının getirdiği serbest ortam toplumu dininden, inancından, örfünden ve manevi değerlerinden uzaklaştırdı. Çağdaşlık adına gayri-İslami bir hayat, ahlaki yozlaşma insanları maneviyattan uzaklaştırdı. Turizm sektörü kazansın diye de plajların beş yıldızlı otellerin dolması için devlet elinden gelen bütün imkânları verdi ve halende veriyor. Diyebilirsiniz ki bundan niye gocunuyorsunuz? Evet gocunuyoruz, on beş yıldır ülkeyi idare edenler, ahlak, maneviyat, İmam Hatipli söylemlerini dillendirerek siyaset yaptılar. Ve halen de yapıyorlar. Şayet iktidar mensupları solculuk, sosyalizm, sosyal demokrat gibi söylemlerin mensupları iktidarda olsalar o zaman gocunmayız. Çünkü bunlardan bu beklenebilir.

İşte bizim öteden beri içimize sindiremediğimiz takiye yaparak siyaseti yönlendirmek, samimi olmayan icraatlar ortaya koymak, seçim zamanlarında insanların manevi duygularına hitap ederek oy avcılığı yapmak, evet bu sizi dünyada iktidar yapar ve yaptı da, ama yarınki dünyada haliniz ne olur onu bilemem. Allah orada size de bize de yardım etsin Amiiin.