Önümüz bayram... Kavuşturana sonsuz şükür…
***
Bayram; ama bayram tadında değil, bayram; ama bayram kuşatıcılığı yok…
Çocukların üzerine bombalar yağarken, Ümran’lar yüzlerindeki kan ile suskunluğa bürünürken, Aylan’lar yüz üstü yere kapaklanırken, Yasir’ler ellerindeki taşlarla tek başlarına tanklara meydan okurken; insanların beyinleri iğdiş edilirken, Müslümanlar ümmet olma şuurundan kopmuşken, evet, bir bayrama daha merhaba diyeceğiz…
Ben Kurban, diye sesleniyor; geliyorum, hazırlıklı olun, diye haber salıyor, bayram…
Peki; sesi duyan var mı? Ses duyulduysa hazırlıklar hangi minvalde?
Yıllık et ihtiyacı için kurbanlık almak, gardıropta asılı bulunan elbiselerin yerine yenilerini asmak mı hazırlığımızın mahiyeti!?
Fas’tan Endonezya’ya, Kırım’dan Sudan’a
Bakın hele şu İslam coğrafyasına
Rağbet var Müslümanın kanına
Ucuz da ondan mı bu kan yamyama?
Beldelerimiz esir, Haremimiz çiğneniyor, Peygamber kabirleri hüzünlü, iradeler prangalı, dört bir yanda kan ve gözyaşı…
Nereye bu gidiş ey Müslüman?
Keselim kurbanda bu acıyı, akıtalım kanları özgürlüğe, niyet edelim adanmışlığa, teslim olalım Allah’a…
O, kullarını aciz bırakmaz, yeter ki ipine sımsıkı yapışalım…
Bu bayram besmelemiz olsun emrolunduğumuz gibi bir hayata…
Rabbim, Müslümanları ümmet olma şuuruyla donatsın bu bayramda…
Bu bayram, kendimiz için değil, ümmet için bayram olsun ve daim olsun kıyamete dek…
İbrahimi bir başkaldırı
İsmaili bir teslimiyet
Muhammedi bir yaşam niyazı ve Alvarlı Efe Hazretleri’nin mısraları ile;
Can bula cananını, bayram o bayram ola
Kul bula sultanını, bayram o bayram ola
Hüzn-ü keder def ola, dilde hicap ref ola
Cümle günah af ola, bayram o bayram ola