Bayram mesaisi!

Abone Ol

Bir  Kurban Bayramı’nı da daha geride bıraktık. Tüm İslam alemine gelecek bayramlarda şimdiden huzur, mutluluk ve sağlık dileyerek başlayayım.

Değerli okurlar; Bayram lig maçlarımız ağırlıklı geçti sporda. Tabii ki kadın voleybol ve basketbol milli takımlarımızın Dünya Şampiyonaları’ndaki maçları da gündemdeydi.

Galatasaray’dan başlayalım. Prandelli muhteremleri 3-5-2’den vazgeçerek Kayseri’de maçı kazandı. Skor belki de çok cılızdı ama burada önemli olan rakibin, bence kaliteli yabancıları da var, az sayıda pozisyona girmesiydi. Tabii yine de dikkat çeken bir yanı vardı Galatasaray’ın, o da Sneijder’in geri dörtlünün önünde oynaması... Oysa bu futbolcunun önemli özelliklerinin başında kaleyi gördüğü an etkili şutlar atmasıdır. Nitekim serbest vuruştan güzel bir gol attı. Yani özetle Prandelli maceradan vazgeçmiş göründü. Yine de kuşkuluyum. Acaba Mancini gibi yeniden döner mi diye...

Bu maçtan hemen sonra Konya Torkuspor’u ağırladı Fenerbahçe... Hep söyler, hep yazarım; bu ülkede yerli teknik direktör sayısı bir elin parmakları kadar bile yok diye... Mesut Bakkal kardeşimiz asıl kalecisini yabancı kontenjanına mahkum edip yedek kulübesine çakmış. Ve Kaya denen kaleci neler yedi neler. Fenerbahçe maçın ilk on beş dakikasında etkisizdi ama sonra sazı eline alıp rakip kaleyi bunalttı. Haa çok önemli pozisyon var mıydı Hayır! Bekir’in bence haklı olarak oyundan atılmasından saha içi olayları bir hakemimizi daha bizleri iyice tanıttı. Neyse... İkinci yarı Diego’suz çıktı Fenerbahçe... Daha maçlar başlamadan bu satırların yazarı ne demişti; Diego sistemi bozar, bu nedenle yeni bir oyun düzeni gerekir. Ve Selçuk takımdaydı. Topal stopere geçti ve Fenerbahçe’nin orta alanı Selçuk’la Alper’e bırakıldı. Bu ciddi teknik direktörlük hatası karşısında rakip bulamayınca, biraz de kaleci ikramı ile maç Fenerbahçe’nin galibiyeti ile bitti.

Sonra Trabzonspor geldi. O da ne Bonsingwa ön libero, Serdar uç adamı arkası... Bu mudur Vahid hoca senin geniş kadrodan çıkaracağın takım Sefa sol kanatta... Oh oh ne iyi Maçtan sonra hezimeti, “İhanete uğradım” diyerek yorumlayan hocayı hemen sorguya alır ve kim bunlar diye isim isterim. Veremezse de güle güle derim...

Ve yeni lider Beşiktaş... Herkes övgüler yağdırıyor. Tabela bizim için çok önemlidir. Ancak sormak isterim; önündeki haftada ligi maçı olmayan bir takım rotasyona uğrar mı Bence hayır! Ama maç alındı ya... Rakip de kendi evinde bile çok adamla ceza alanı önüne yığılın bir takım. Bu nedenle de orta alanı karşılamada sadece Atiba’ya bırakabildi Biliç... Ama hadi Sivok’u bir kenara barakalım, Olcay ve Veli dinlendirilmeleri bence hataydı.

Salona dönelim. Basketbolcularımız İspanya maçında, yanlış saymadıysam tam yedi defa 24 saniyeye takıldı. İnanılmaz. Kenarda buna müdahale edecek kimse yok muydu Bir takım şayet yedi defa 24 saniye kuralına yakalanıp topu kullanamıyorsa, ki en azından atarsın belki de ribaunt alırsın, o takım yine dördüncü olarak başarılıdır!

Fileye gelince... İlk grup maçlarında en kritik bölümlerde bir oyuncumuz servisler kaçırdı. Aynı oyuncu bunu hep yapıyor. Teknik adam ve yardımcıları, servise bu arkadaş geçtiğinde neden kenardan iyi servis atan birilerini oyuna sokmazlar, ben de buraya takıldım. İsim mi Seyrettiyseniz bulursunuz. İsim verip yıkıcı olmayalım. Çünkü istenerek yapılan bir yanlış değil bu... Sonuç mu Bizim kızlara layık değil açıkça...

Şimdi geldik milli maçlara. Yarından itibaren değineceğiz.