Bir mübarek bayramımızı daha geride bıraktık. Sanırım Türkiyede dini bayramlarda eskiden olduğu gibi paydos yapan tek gazeteyiz. Başkası da varsa onların da hakkını teslim edeyim. Türk matbuatı böyle bir alışkanlık edinmişti. Ta ki her şeyin deforme olmaya başladığı, yanılmıyorsam 80li yıllara kadar. Yine hafızam beni yanıltmıyorsa ilk eylem o zamanlar Günaydının patronu Haldun Beyden gelmiş, başta kardeşi Hürriyetin patronu Erol Bey olmak üzere patronlar, "Yapma etme, geleneklerimize bağlı kalmalıyız" diyerek bayram paydosunu devam ettirmişlerdi. Sonraları o dönemde Sabahın genel yayın yönetmeni olan Zafer Mutlu, "Ben anlamam. Biz ticaret yapıyoruz. Gazetecilik mazetecilik onları geçin" diyerek başyazısında bayramda da çıkacaklarını yazmıştı. İşte o günlerden bugünlere geldik.
Neyse bunları yazmayı bir görev bildim. 45 yıllık bu meslekten başka hiçbir yerden hayatını kazanmamış biri olarak. Şimdi okurlarımdan Süleyman İncenin bir ricasını gündeme getireyim. Aslında ben bu işi yıllarca yaptım da, sonraları ara verdim. Nedir o Maçlar oynanmadan tahmin. TV-8in ilk yıllarında da bizim "Keltoş"la ekranda bunu yaptım ve de yüzde 86 isabet kaydetmiştim.
Neyse gelelim sadede. Bu defa biraz kısa olacak. Malum ya bayram keyfi yaşıyoruz. Bence Galatasaray, Karabükspor maçına çok dikkat etmelidir. Tabii Tolunay elindeki takımın yapısını çözebilmişse... Karabükspor hangi rakip olursa olsun, kontraya dayalı bir oyun programı ile bu ülkede herkesi yenebilir. Galatasaray ise bu tip oynayanlara hep mahkûm kalmıştır. Tabii ki ilk on beş dakikada çok sayıda gol bulursa, iş yürür. Melo ile Selçukun takıma dönüşleri büyük kazançtır. Ama yine iki santrfor ve bir kenarı boş Galatasaray sıkıntı çeker. Bunu da geçen sezondan beri yazıyorum.
Fenerbahçe, Elazığda oynayacak. Meireles ve Alvesin olmayışları tabii ki dezavantaj. Emre hâlâ hazır değil. Önde dörtlüden hangi üçlü çıkacak. Elazığda yabancı uç adamının olmayışı büyük kayıp. Bence Fenerbahçe sakin oynayıp, derinlik vermeden maçı yürütürse kazanır. Yok, Ersun Yanalın yürüyün marşına uyarsa, o zaman sıkıntı doğabilir. Emenike milli maçta da iki gol atmış olmasına rağmen yine kesilir mi İşte o zaman kontraya çıkmakta da sıkıntı doğuyor.
Beşiktaş mı İç hesaplaşmalar sanırım milli maç arasında fazla arıza yapmadan dolaba konmuştur. Almeidanın milli maçtaki performansı avantaj. Ancak Fernandez bu tatilde ne kadar gezdi, ne kadar sabahın ilk ışıklarını gördü bilemeyiz. Bu nedenlerden dolayı ne kadar koşar, ne kadar takımı yönetir göreceğiz. Bu arada Atibanın milli takımdan sakat dönüşü bence Beşiktaşın bu maçtaki en büyük kaybıdır. Dolayısıyla bunları alt alta koyduğumuzda Rizespor puan veya puanlar alırsa şaşılmamalı. Ama bu Beşiktaş bile maçı alırsa, o zaman hem Rıza hoca kendini sorgulamalı, hem de hedefe yürüyüşte yeniden hızlanıldı diyeceğiz.
Trabzonspor da Sivasspora karşı oynayacak. Yani apaçık, sadece dikine hücum oynamayı seven yeni bir Sivasspor profili ile… Buna karşılık Trabzonsporun bir türlü iyileşemeyen orta sahası ne yapar İşte maçın bence can alıcı yeri burası olacak. UEFA Avrupa Ligi maçı da olan Trabzonspor hangi maçı ön plana alır bilinmez. Ama bizim puan cetvelinde bir ışık yanıyor, acaba onu görebildiler mi dersiniz
Bu arada bir son dakika haberi geldi. Fenerbahçede Topal da yokmuş. Yani omurganın üç ismi Alves, Meireles ve Topal yoklar. Ne dersiniz Acaba Kayseri temsilcisi avuç mu ovuşturuyor yoksa...