Amerika daki değişim gibi, Baykal ın son salvosu.
Zira bize hep örnek olmuştur, Amerikalıların yapıp ettikleri.
Çocuklarını bir kedi yavrusu gibi Irak a götürüp, orada kırdıran, ülkeleri karıştıran, mazlum milletlerin başlarına yağdırdığı bombalarla bardağı iyice taşıran Bush u kaldırıp kenara bırakmasını bilen Amerika, bize bir kez daha öncülük etmekte gecikmedi.
Siyah ve kendisi gizlese de babası Müslüman bir ezilmişi, insanlar biraz da fantastik merakları yüzünden seçince; biz de gözümüzü açıp Amerika dan kopya çekmekte geç kalmıyoruz
Hoş devir değişti bence siyasetçiler artık solaryumdan çıkmasınlar ya da esmer fondötenler ile makyaj yapsınlar, dünya artık; özellikle şişman olmayan, zayıf, siyah, mazlum hikâyeleri olanları, hele hapse girme sosu bulunduranları daha fazla sevmekte.
Siyaset ibresi onlardan yana.
Eğer Baykal ın yanında iyi danışmanları varsa, Türkiye de zenciden bol ne var.
Fantastik talihimiz öylesine bol üretimdeki.
Neyse ki kadim CHP geleneğinden biraz uzaklaşılıp, laik endişeler kırılıp; Baykal en önemli siyaset eslihası olan insanı keşfediyor, çarşaflılara rozet takıyor.
"değişim" rüzgârları heyecanla start alıyor.
Çünkü Baykal ın partisi örtülülere daha baştan kapısını kapatarak, çok önemli bir oy tenceresinden mahrum kalmanın acısını yeni fark ediyor.
Oysa biraz akıllarını kullanıp; sosyologlardan, siyaset bilimcilerden yardım alsalardı, bu büyük zenci pastasından onlar da nasipleneceklerdi.
İslamcı partilerin de tıpkı kendileri gibi çarşaflılardan nasıl kaçtıklarını, onlarla aynı fotoğraf karelerinde görünmemek için ne çabalar sarf ettiklerini, partiye zarar vermemek adına keçi ayaklı tanrıları panların, zeusların yıldırımlarından korunmak adına ne kadar dindar insanı küstürdükleri enformasyonuna ulaşıp, bu bilgiyi değerlendirebilselerdi durumları bu kadar vahim olmayabilecekti.
Ya da en azından kadın kolları, gençlik teşkilatları, halkla daha yakından iletişim kurabilse idi; başı örtülünün ya da çarşaflının bu ülkede "gör başına neler gelir" i, anlatmalarını dinleyebilme sabırları olabilse idi; siyaset arenasında bu denli iri yenilgiler tatmayabileceklerdi.
İnsanca bir çözüm üretme için samimi çabalar içinde olabilse idiler, bu denli toplumdan uzaklaşmamanın sadece maddi getirisi değil, bence daha büyük kazanım olan; CHP ye kardeşlerinin manevi dualar bölümünü de getirecekti.
Ne acı ki bu sahipsiz Kızılderililer, İslamcı denilen partilerin himayesine terk edilerek onlardan gelen ikinci bir dışlanmayı da yaşayarak bir kez daha üzüldüler.
Aman birlikte gözükmeyelim, bu kadar örtülü ancak gölge ediyorsunuz anlayışı ile taşlar hâlâ şaşkın, bölük pörçük insanlar kırılmış, gücendirilmiş.
Şimdi kimileri için bir oy tuzağı olsa da bir zencinin Baykal ile aynı fotoğrafa girmesi bile bir aşama.
Dün onlara dokunmaktan tiksinenler, bugün yakalarına rozet takmaktalar.
Kim bilir belki biz göremesek de, sonraki kuşaklar başlarındaki kızıl derileri olan örtüleri ile parti meclislerine girip, vekil bile olabilecekler.
Ama önce, iktidara oynayanlar onların da insan olduğunu görebilseler.
Surat asmayıp, insanca gülümsemeyi öğrenebilseler.
Bu ülkenin çocuklarını karşılarına alıp, susturmadan can kulağı ile dinleyebilseler.
Düzmece, içi kof vekillikten, her şeyden önemlisi işte bu.