Batının Melaneti!

Abone Ol

Birkaç gün önceydi. Bir dükkânın önünde oturuyorduk. On,

on iki yaşlarında iki çocuk sarmaş dolaş bir haldeydiler. Önce şakalaşıyorlar

sandık. Bir de gördük ki kavga ediyorlar. Aynı filmlerdeki gibi: bir birlerine

vurmazlar ama vurur gibi yaparlar. Kamera hilesiyle sarmaş dolaş durum kavga

gibi verilir. Çocukları güç bela ayırdık.

-Nedir evladım bölüşemediğiniz şey dedik. Biri,

-Benim bisikletimi devirdi!   Uzaklaşan diğeri de muhtemelen, O bana

küfretti diyecektir. Bu çocukların arasına girilmese kavga büyüyecek. Çocuklar

zarar görecek muhtemelen biri daha da zararlı çıkacaktır. Bu küçük ve lüzumsuz

kavga böyle sınırlı da kalmayabilir ailelerine de yansıyabilir ve olay

büyüdükçe büyüyebilirdi.

Çocuklar arasında kavgalar eksik olmaz. Kavganın hiçbir

yanı da savunulamaz. Fakat çocuklardan biri diğerine göre biraz daha gürbüz

olsa ve yapılan kavgaya bigâne kalınsa ne olur Olacağı belli çocuklardan

birinin yüzü kan çanağına dönebilir. İşte bu küçük kavgada olduğu gibi

büyüklerin kavgayı önlediği gibi ulusal saldırılarda da bu büyüklük

gösterilmelidir. Başta Gazze ye; vahşi, saldırgan Ortadoğu nun terörist ülkesi

İsrail saldırlar yapıp çoluk çocuk demeden öldürüyor. Doğu Türkistan da, Kuzey

Irak ta Türkmenler katlediliyor. Müslüman ülkeler batılı ülkeler gibi bu

saldırılar karşısında maalesef sessiz kalıyor.

İnsanlar farklı ülkelerde sokaklara döküldüler. İsrail

için yapılan bu protestolar bir işe yaramadı ve yaramayacaktır da. İsrail savaş

uçakları, Gazze nin güneyinde bulunan Filistin topraklarını hedef alan farklı

noktalara hava saldırıları düzenledi. Bu saldırılar devam ediyor. Gazze nin

güneyindeki Refah kenti yakınlarına 20 füze atıldı.  İsrail saldırılarının bölgedeki ev ve tarım

arazilerinde hasara neden oldu. Saldırılar bunlarla da sınırlı kalmadı

Filistinli kadın çocuk demeden yine öldürmeye başladı.

Bir terör devleti olan İsrail in saldırıları masum

Filistin halkına karşı devam ediyor. Bu saldırıların ne zaman duracağı

müphemdir. Kaldı ki batılı devletler de Siyonistlerin saldırısını her zaman

olduğu gibi yine görmezden geliyor. Almanya İsrail e açıktan destek vererek bir

bakıma Adolf Hitler adına şöyle demek istedi,

-Biz geçmişte sizin atalarınızı fırında ekmek gibi

yaktık. Büyük hata ettik. Özür dileriz. Müslümanlar karşısında sizin

yanınızdayız. İstediğinizi yapın! Muhtemelen böyle düşünen biri, İslam

dünyasının bu saldırılar karşısında kılının kıpırdamadığını görünce ellerini

ovuşturarak,

-Siz Müslümanları büyük küçük demeden öldürün nasıl olsa

İslam dünyası uyumaya devam edecektir.

Sahiden de mevcut durum bu minval üzere değil midir

Venezüella ve Şili den başka hangi ülke sert tepkiyi

göstererek İsrail e bir bakıma, ayağını denk al! dedi.

İslam ülkelerinden bir kaçı sözlü pasif kınama yapar o

kadar. Bizim Başbakanımızın Van Minit!.dediğine bakmayın siz Ne demişler ben

söze değil icraata bakarım. Hükümetin yaptığı ve yapacağı pek bir şey yoktur.

ABD ve İsrail ile iyi ilişkiler içinde bulunan Türkiye nin Filistinliler için

hamasi nutuklar dışında somut bir adım atmasını beklemek safdillik olur!

Türkiye nin hele hele bu hükümetin terörist İsrail e karşı yaptırım

uygulayamaz. Uygulayabilmesi için de Türkiye nin tam bağımsız olması gerekir.

Güçlü bir Türkiye önce ekonomik alanda Avrupa başta olmak üzere dünyada söz

sahibi olması gerekir. Nutuklar gücünüz oranında işe yarar. Kendimizi

aldatmayalım. Bir de tabi ki İsrail başta olmak üzere mallarını tükettiğimiz

markaları protesto etmeliyiz.

Kendimiz de kaliteli ürünler üretmeliyiz. Bu protesto

günübirlik olmamalıdır. Süreklilik arz etmelidir. Batılı birçok markaya ödenen

paralar mermi olarak Müslümanlara geri dönüyor.

Mehmet Akif dün ne kadar da doğru ve yerinde demiş.

Ey koca Şark! Ey ebedî meskenet!

Sen de kımıldanmaya bir niyyet et.

Korkuyorum Garb ın elinden yarın,

Kalmıyacak çekmediğin mel anet.

Müslümanlar bir birleriyle uğraştıkları, tefrikaya

düştükleri, hasım oldukları sürece Akif in dediği gibi bu melanet sürecektir.

Müslümanlar harcadığı paranın nereye gideceğini

görmelidir. İş başına getirdiği hükümet veya hükümetlerin kime hizmet edeceğini

de görmelidir. İş sadece siyasi bir bakış açısıyla da sınırlı olmamalıdır.

Velhasıl Müslümanlar ferasetli, her alanda da bilinçli olmalıdır.