Batı?da Topyekûn İslamofobia Cinneti

Abone Ol

Britanya da The Runnymede Trust tarafından, Prof. Gordon

Conway in başkanlığında oluşturulan araştırma komisyonun 1997 de kaleme aldığı,

Islamophobia a challenge for all of us (Hepimiz için tehdit oluşturan

İslamofobia) raporu ile bu tehlikeli söylem ilk defa Batı nın gündemine geldi.

İslamofobia, kısa süre içerisinde Batı da geniş spektrumlu yayılma alanı

bularak tehlikeli boyutlara tırmanmaya başladı.

2004 yılında Almanya nın Dresden kentinde Lutz Bachmann

tarafından oluşturulan, Batı nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar

kısaltılmış şekliyle Pegida Hareketi, (Patriotic Europeans Against the

Islamization of the West) ortaya koyduğu yoğun faaliyetleriyle İslam karşıtı

gösterileriyle ön plana çıkmaya başladı. Üç yüz kişiyle başlayan hareketin, şu

anda yaklaşık dört yüz bin düzeylerine ulaşması olayların kazandığı ivme

bakımından dikkat çekicidir.

Buna paralel olarak, ABD Başkanlık  ve Müslüman düşmanlığının ABD de de,

Avrupa yı aratmayacak bir noktaya ulaştığını ortaya koymaktadır.

Yapılan ankete göre, Cumhuriyetçilerin %42 si Trump ın

önerisini desteklerken, %36 sı ise buna muhalif bir duruş sergilemektedir. Öte

yandan, Cumhuriyetçi ön seçmenlerin %38 i Turump u desteklerken, %39 u ise

desteklememektedir. Demokratların %75 i, Bağımsızların %55 i ise Trump un

önerisine karşı gelmektedir.

Cumhuriyetçilerin büyük çoğunluğu ise, Trump un en önemli

konuya neşter vurduğunu, üslubuna rağmen asıl olan ve hiç kimsenin cesaret edip

ortaya koyamadığı gerçekleri ifade ettiğini vurgulamış olmaları düşündürücü ve

bir o kadar vahim bir tabloyu ortaya koymaktadır.

Demokrat Parti mensuplarının büyük oranda bu öneriyi

reddetmelerine rağmen, ABD Başkanı Barack Obama nın Pazar günü Oval Ofis te

yaptığı açıklamada, İslami teröre atıfta bulunması ve ABD nin İslamist

teröristlerle Eylül 2011 den beri savaş içerisinde olduklarını ifade etmesi,

doğrusu Trump tan farklı bir rota içerisinde olmadığının en bariz

göstergesidir.

Rusya da da benzer uygulamaların ayak izleri yavaş yavaş

belirginleşmeye başlamamıştır. Rusya da ekonomik büyüme hızının düşmesi, Putin

sisteminin istikrarını tehdit eder düzeye ulaşmıştır. Kırım ın ilhakı, Doğu

Ukrayna ve Suriye müdahaleleri ise, Rusya içindeki ekonomik kargaşadan

uzaklaşmayı ve Putinizm in demir yumruğunu masaya vurmasını gerekli kılan elzem

bir adım olmuştur.

Rusya da, Putin in doğrudan politikalarıyla yeniden

otoriter bir yapıya dönüşmesi, Lenin in kuşatılan kale (besieged fortress)

sendromunun bir göstergesi niteliğindedir. Viktor Yanukovych in ifade ettiği

gibi, Rusya, içerdeki deteriorasyon (kötü durum) sendromundan kurtulabileceği

sağlam bir neden oluşturabilecek yurt dışı önemli bir gelişmeye ihtiyaç

duymakta idi.

Kremlin in, öncü rol oynayarak ortaya koyduğu popüler

ulusalcılık ve anti-Batı söylemlerinden sonra, İslamofobia söylemine de

tutunması söz konusu olabilir. Türkiye ile yaşanan uçak krizi ve Suriye deki

mevcut durum Rusya da da İslamofobia fikrini tetikleyebilecek bir nedene

dönüşmesi ihtimal dâhilindedir.