18. yüzyılın sonlarında uç verip 19. yüzyılda zemininin
oluşmasıyla 20. yüzyılda bir karşı sistem halinde işlemeye başlayan Batıcı
Devşirme sistemi, basit ama sonuç alıcı tarzda yürürlüktedir denebilir.
Devşirme sistemi, özellikle Batı ya karşı, aynı zamanda
Katolik Hıristiyanlığa (Roma Papalığına) karşı da, İslam ın temsilcisi
konumundaki Osmanlı İmparatorluğu nca etkili ve başarılı bir şekilde
uygulanmıştır. Emeviler de kısmen, Abbasiler de tam olarak uygulanan mevali
sisteminden ilhamla Devşirmeciliğin, deyim yerindeyse, bir devlet siyaseti
boyutuna taşınması Osmanlı İmparatorluğu uygulamasında gerçekleşmiştir. Ancak,
Batı nın Aydınlanma ve Sanayi Devrimi hareketlerinin sağladığı imkanlarla,
kendi dışındaki dünyaları hakimiyeti altına alıp gütmesine meydan verecek
Emperyalist politikaların sürdürülebilmesi için uygun bir sistem olarak
Devşirmeciliğin benimsendiğini belirtir tarihçi Bernard Lewis. Çarpıcı örnek
olay olarak Tanzimat hareketini ve öncü devlet ve siyaset adamlarını işaret
eder. Necip Fazıl, bir anlamda bir tarih felsefecisi kimliğiyle bu öncü devlet
ve siyaset adamlarını sahte kahramanlar olarak tanımlamıştır. Bunların
düşünce seviye ve ufkunu ifade etmek için onbaşı kültürü kavramlaştırmasını
yapar.
Gaston Bouthul gibi siyaset bilimcileri Batıcı Devşirme
sisteminin işleyiş yönteminin nasıl uygulamaya aktarıldığını örneklendirmeler
ile betimlemiştir. Çoğunlukla Batı ya karşı çıkarak, bizzat Batı tarafından bu
karşı çıkışı temelinde kahramanlaştırılan kişi ve hareketlerin, Batı
değerlerini ustalıkla nasıl yerleştirildiklerini anlatır. Mesela Çin de Mao ve
Komünist hareketi, hareketin sembolü halini alan Uzun Yürüyüş ü, Mao nun
kahraman kültü nü oluşturmuştu. Ne var ki, Mao nun Kültür Devrimi , Batı
değerlerinin yerleştirilmesi sürecinde, Çin halkının bilinçaltında uyuyan
Konfüçyüsçülüğüne toslayarak duracaktır. Yetmişli yılların başında ünlü
Fransız gazetesi Le Monde un başlığı mealen, Konfüçyüs Mao yu yendi ydi.
Batıcı Devşirme sistemi Güney Amerika ülkelerinde,
sanki akamete uğratılma sürecine girmiş gibi gözüküyor ikibinli yılların
başlarından itibaren. Bolivya da, melezler olarak tanımlanan Avrupa kökenli
yöneticiler yerine, beş yüzyıl sonra Evo Morales gibi bir yerli nin devlet
başkanı olması, başlı başına önemlidir. Kezxa Venezüella da Hugo Chavez ayrı ve
önemli bir deneydi.
Fakat asıl ve özgün niteliğiyle Batıcı Devşirme
sistemi, hala zorla, zulümle, katı ve tavizsiz bir şekilde İslam ülkelerinde,
özellikle Ortadoğu ve Afrika da uygulanmaktadır. Ne var ki, 70 li yılların
sonlarında İran İslam Devrimi başta olmak üzere, 80 li yıllarda Pakistan da
Ziya-ül-Hak ın hareketi ve Cezayir de FİS hareketi gibi siyasi seçim örnekleri,
Batıcı Devşirme sisteminin, halkın desteğiyle reddi sürecini işaret ettiler.
Aslında, Batıcı Devşirme sisteminin düşünce temeline
yaslı en güçlü karşı koyma hareketi, 60 lı yılların sonlarında rahmetli
Erbakan ve arkadaşlarının başlattığı Milli Görüş hamlesinde ifadesini bulmuştur,
denebilir. Kuşkusuz siyasi alanda başlayan hamlenin, düşünce kökleri gerilere,
geçmiş yıllara uzanır ve çeşitli kaynaklardan beslenir.
Dikkat çekici ve kendi şartları içinde özgün nitelik
taşıyan Filistin deki Hamas hareketi, bir bakıma, Mısır da Muhammed Mursi nin
devlet başkanlığına seçimle gelmesi ve İhvan-ı Müslimin in açık bir şekilde
Mısır siyasetinde etkin rol üstlenmesi, Batıcı Devşirme sistemine karşı
Müslüman halklarda İslami bilincin aktüel , yani güncel ve uygulamaya yönelik
olarak devinmesi, anlamlarını işaret etmektedir. Batıcı Devşirme sisteminin
günün şartlarına uyarlanma girişimi demek olan BOP un akamete uğratılmasına
karşı ilk adım olarak da görülebilir.