Batılılar, dünyaya, özellikle de; İslâm âlemine, her dönemde farklı yüzlerini gösterdiler.
Açıklayalım:
Yaklaşık 1000 yıl önce, Haçlı Seferleri sırasında sergiledikleri, kelimenin tam anlamıyla barbarlıktı.
1648 sonrası sömürgecilik.
Ve... Zamanımızda ise, kapitalist-materyalist bir Batı.
Batı’nın geldiği son merhale bu.
Haydi, önceki dönemleri, Batı’nın cahilliğine ve geri kalmışlığına verelim.
Ya sonrasında?
Milletlere, sözüm ona, uygarlık bahşettikleri yıllarda?!
O zamanlarda da, önce, savaş çıkardılar. Hatırlayalım lütfen! 1. ve 2. dünya savaşlarının bilânçosu; 60 milyon insan kaybıyla neticelendi. Maddi kayıplar hariç. Savaş sonrası, kendi sistemlerini dayatarak, zorla kabul ettirdiler. Yani, yürürlükteki gayr-i adil olan küresel sistem bunların eseri. Bazı milletlere tatlı reçete sunarken, bazılarını da acı reçeteye mahkûm ettiler.
Kimi ülkelerde; sarığı, başörtüsünü yasakladılar, kimi ülkelerde serbest bıraktılar. Mesela; Tunus, Türkiye gibi ülkelerde başörtüsü yasağı uygulanırken; S. Arabistan ve Körfez ülkelerinde ise, tesettürü mecburi kıldılar. Hatta bu ülkelerde kadınlar, her alanda, peçeleriyle dolaşabiliyorlardı.
Özellikle, bir taksiratın oluşması durumunda, Şeri Şerif’le yönetilen ülkelere de yüklendiler; laik olanlara da. Birine; vay yobaza bak, derken, ötekine ise; vay dinsiz dedirttiler. Ve algı oluşturdular. Hem de yıllarca.
Birileri, uygarlıktan nasibini almamış diye hücuma uğradı, diğerleri ise; hâlâ, yeteri kadar, uygarlaşmamakla suçlandı. Tabii, ülkelerde uygulananlar, önce, ifşa edildi, arkasından tartışıldı ve bu durum, zihinlere iyice yerleştirildi.
- Arabistan’da başlayan değişim, konumuza tam bir örnek teşkil etmekte. Veliaht Muhammed Selman, Vehhabilikten vazgeçtiklerini açıklarken, bir gerçeği de açığa çıkarmış oldu. O da şudur:
“Vehhabi uygulamaları ABD bizden istedi” dedi.
Asıl soru şu olsa gerek:
Peki, S. Arabistan’dan Vehhabiliği yaymasını ABD istedi de şimdi vazgeçilmesini isteyen, ABD’den başkası mı?
Birde Batılıların Batılı olmayanlara dayattıkları sistemlerinde neler var, ona bakalım:
-Demokrasi,
-İnsan hakları,
-Hukukun üstünlüğü.
Günümüzde de, hiçbir bireyin reddedemeyeceği düşünülen asgari şeyler bunlar. Adı birebir aynı değil, ama İslâm’da, en ileri şekilde, bunların hepsi de uygulanmıştır. Hem de Batı sistemi ortalıkta yokken.
Yüzsüz Batılıların niyeti üzüm yemek değil.
Ya?
Bunlar bağcıyı dövmek isterler. Ama bu defa, Müslümanlar izin vermeyecektir.