Çobançantası otunun kökleri hariç tamamı çay, tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır.
BASUR ve HEMOROİD SORUNUNA BİTKİSEL ÇÖZÜM
Çobançantası otu Turpgillerin alt grubu olan Capsellingillerden olup bu gruba 6 adet bitki dâhildir. Fakat şifa maksadı ile sadece Çobançantası otu kullanılır. Latince Cepselle, Bursa Çanta ve PastorÇoban anlamına gelir. Türkçede Çobançantası otu diye anılır çünkü çobanların yanlarında taşıdıkları çantaya Çobançantası otunun meyve kesecikleri çok benzer. Tarihte ilk defa Hippokrates , Rahim rahatsızlıklarına karşı kullanmıştır. Hienonymus Bock kanamaları durdurduğunu beyan etmiştir ve günümüzde bu yönde araştırmalar yapılmıştır. Vatanının Akdeniz ülkeleri olduğu tahmin edilen bitki günümüzde dünyanın birçok ülkesinde yabani olarak yetişmektedir.
Botanik: Çobançantası otu yetiştiği toprağa ve iklime göre farklılık gösterir ve boyu 50 cm‘i bulabilir ve verimsiz topraklarda ise 20 cm.E kadar ancak ulaşır. Çobançantası otu dikine yükselir, az çatallaşır ve ince bir gövdeye sahiptir. Yaprakları iki türlü olup alt yaprakları Rozet şeklinde yere yatık veya kalkık, kenarları loplu veya iri dişli ve yeşil renklidir. Üst yaprakları ise mızrak şeklinde olup gövdeye oturmuştur ve alttan yukarı doğru yükseldikçe küçülür ve yeşil renklidir.
Çiçekleri oldukça küçük ve her biri kremsi beyaz renkte 4 adet kalp şeklinde 2-3 mm büyüklüğündeki taç yapraklardan meydana gelir. Taç yaprakları tutan kupa yaprakları 1-2 mm büyüklüğündedir. Olgunlaşan çiçekleri üçgen şeklindeki içi tohum dolu Çobançantasına (kapsüle) dönüşür. Çobançantası otunun tepesinde yeni tomurcuklar oluşurken, onun altında çiçekler ve çiçeklerin altında ise üçgen şeklindeki kapsülleri yer alır. Bu çiçek açma ve kapsüle dönüşme Mart‘tan Kasım‘a kadar devam eder.
Yetiştirilmesi: Tohumlarından birkaç tanesini bahçe veya tarlanın güneşli bir yerine ekilmesi halinde kendiliğinden yetişir ve herhangi bir bakıma ihtiyaç duyulmaz ve bir bitki bir yılda 30-40 bine varan tohum yapabilir.
Hasat zamanı: Çobançantası otu (yaprak, çiçek tohumları ve sürgünleri) birlikte toplanarak kurutulur. Çobançantası otu gölgede, güneşli ve havalı bir yerde kurutulmalı ve ısının 40?‘yi geçmemesine dikkat edilmelidir. Şayet Çobançantası otunun üzerinde beyaz bir pas gibi leke olursa toplanmamalıdır.
Maalesef şifalı bitkiler toplama, kurutma, paketleme ve depolama işlemleri sırasında çok yanlışlar yapılmaktadır. Bitkinin şifalı kısmı yaprak veya çiçekleri ise asla Güneş altında kurutulmaz ve mutlaka gölgede kurutulmalıdır. Ayrıca örneğin bitki 5 günde kurudu ise, 2 gün daha kurumada bırakmak mahzurludur, çünkü birleşimindeki eterik yağları kaybettiğinden kalitesi düşer. Sadece bitki kökleri Güneş‘te kurutulur ve kurur kurumaz hemen paketlenip depolanması gerekir. Şifalı bitkilerin Aktarlarda açıkta satılması kalitesini kısa sürede düşürür ve etkisini oldukça azaltır.
Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Araştırmalar: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Kullanılması:
a) Araştırmalara göre Çobançantası otu veya ekstresi, tentürü veya natürel ilacı her türlü kanamaya; burun kanaması, kan tükürme, bağırsak kanaması, basur kanaması (Metorraji), uzun ve çok adet görme (Menorraji) ve mesane kanamasına karşı kullanılır.
b) Komisyon E‘nin 18/09/1986 tarih ve 173 nolu ve de 13/03/1990 tarih ve 50 nolu Monografi bildirisine göre Çobançantası otu veya drogları hafif rahim kanaması (Metorraji), uzun ve çok adet görme (Menorraji) ve burun kanamasına karşı kullanılır. Haricen ise derideki yaralanma sonucu oluşan kanamaya karşı kullanılır.
c) Homeopati‘ye göre Çobançantası otu tentürü başta; doğum sonrası veya düşük sonrası kanamalar, rahim kanaması (Metorraji), âdetin uzun sürmesi veya çok olması (Menorraji), burun kanaması, basur kanaması, myom ve idrar yolları rahatsızlıklarına karşı kullanılır.
d) Halk arasında başta; her türlü kanama; burun kanaması, basur kanaması, mesane kanaması, rahim kanaması, alçak tansiyon ve yüksek tansiyona karşı kullanılır. Dr. Jürgen‘s kas erimesini önlediğini beyan etmiştir fakat bununla ilgili klinik araştırmalar yapılmamıştır.
Çayı: İki kahve kaşığı kurutulmuş Çobançantası otu veya 4 kahve kaşığı taze Çobançantası otu demliğe konur ve üzerine 250-350 ml kaynar su ilave edilerek 5-10 dakika demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.
Çay Harmanları
Homeopati‘de: Çobançantası otu toplanır, yıkanır, ince kıyılır bir şişeye 20 gr doldurulur ve üzerine 80 ml p‘lik alkol doldurulur ve iki günde bir çalkalanır. Güneş ışınlarından uzakta 4-6 hafta muhafaza edildikten sonra süzülerek Homeopati‘de ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-5 defa 10-15 damla 4-6 hafta süre ile alınır.
Hastalığın belirtisi (semptom):
1) Aşırı kanama, koyu renkli ve pıhtılıysa
2) Regl (adet hali)‘in ikinci devresi, özellikle çoksa
3) Hasta süt ayran gibi içecekler istiyorsa
4) Damar sertliği varsa
Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur.
B) Tarla Çobançantası otu, Acker Hellerkraut, Thlaspi arvense
Bu bitkinin meyve kapsülleri önce yukarıdan açık sonra yuvarlak daire şeklinde, gövde köşeli, tüysüz ve bu bitki şifalı bitki olarak kullanılmaz.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır. Gökçek İksir‘i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır. Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asi doza ve iltihaplanmaya sebep olur. Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler. Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel iktidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.
DAHA GENİŞ BİLGİ VE SİPARİŞ İÇİN BASUR ve HEMOROİD SORUNUNA BİTKİSEL ÇÖZÜM