Baskın Seçim

Abone Ol

Tarih bu iktidarın iş başında kaldığı yılları birbiriyle taban tabana zıt konuları, başlıkları aynı özgüvenle savunabilen bir hükümet dönemi olarak yazacak.

Daha düne kadar erken seçim taleplerini “vatana ihanetle” eşdeğer tutan bir iktidar, bugün “baskın seçim”in ne denli gerekli olduğuna dair açıklamaları gönül rahatlığıyla yapabiliyor. Hep uçlarda yaşayan, orta ve makul yola bir türlü gelemeyen bir anlayışla hareket etmek neredeyse sıradan bir hal aldı. “İnsan aklı nisyan ile maluldür” sözünden olabildiğince istifade etmeye çalışıyorlar. Ancak ülkemiz öyle bir noktaya geldi ki, artık işleri dün olduğu kadar kolay değil. İnsanlar geçmişte unutmak istediklerini bugün özellikle hatırlamaya başladılar. Halkta dünün aksine bugün derin bir bekleyiş var. Arayış had safhada. Sıkıntılar birikmiş. Bazen umutsuzluk, bazen de kızgınlık var. İnsanlar bu durumumuzdan daha mı kötü olacağız diye bir kırılma noktasına doğru son hızla yol alıyorlar.

Bu seçim kararı sorgulamaların dozajının ilerleyen zamanlarda daha çok artacağı görüldüğü için mi alındı acaba ne dersiniz?

Geçtiğimiz Perşembe, Cuma günleri Sivas’ta idim. 8 ilçeyi gezme fırsatı buldum. Halkla bolca sohbet ettim. İnsanları tam olarak anlamaya çalıştım. Dinlemeler yaptım. Çiftçilerle, besicilerle, esnafla konuştum. Siyasi mülahazalardan bağımsız olarak söylüyorum. İnsanların rahatsızlıkları dillerine vurmaya başlamış.

Dokunduğunuz insandan bin ah işitiyorsunuz.           

Mesela Hafik ilçesinde bir kasap “10 yıl önce 110 tosun parasına bu dükkânı aldım. Şimdi 10 tosun parasına devredemiyorum. Paranın değerindeki düşüşünü de hesap ettiğinizde neler kaybettiğimi varın siz anlayın. Yetkililer ise buraya geldiklerinde derdimizi dinlemeden yanımızdan uzaklaşıyorlar” dedi. Yine Hafik’te elinde keserle yanıma yaklaşan bir inşaat ustası; “Oğlum makine teknikeri. Okulunu da iyi bir derece ile bitirdi. İş bulamadığımız için yanımda inşaatta çalışıyor” dedi ve ağlamaya başladı.

Mesela başka bir ilçede bir besici “250 koyunum var. Devletten teşvik alamıyorum. Dişi hayvan başına 20 lira veriyorlar. Yemin fiyatı 72 lira oldu. Saman 250 lira idi, şimdi ithal saman 750 lirayı buldu. Bana bir akıl verin” diyerek dert yandı.

Aslında erken seçimin kaçınılmaz olduğu gün gibi aşikârdı. Beklenen adım bu seçimlerin Ekim-Kasım aylarında yapılabileceğiydi. Ancak başta ekonomi ve içinde bulunduğumuz sorunlar öyle bir hal aldı ki, erken bir tarafa baskın seçim kararı alındı. Aslında bu karar hükümetin ülkeyi “yönetemediği” ve baskın seçimi bir çıkış olarak gördüğü şeklinde anlaşılmalı.

Bu kararın bir başka boyutu da, MHP’nin bu süreçteki rolüdür. 3 Kasım 2002’deki seçim kararının alınmasında MHP’nin belirleyici olduğunu düşünürsek, AK Parti’nin işbaşına gelmesinde MHP’nin dolaylı da olsa önemli bir katkısının olduğunu söyleyebiliriz. Bu seçim kararında da önce 26 Ağustos tarihini dile getirenin MHP olması ve sonra 24 Haziran’da karar kılınması da ayrıca dikkate değer bir noktadır. Yani MHP gelmesinde çok önemli katkısı olan iktidarın bu seçimle birlikte iş başından uzaklaşmasına mı sebep olacak şimdi herkesin cevabını merakla beklediği soru bu.

Bir de şu konu önemli; Türkiye’nin gerçek gündemi ile iktidarın gündemi arasındaki oluşan uçurumun seçimlerde nasıl bir sonuçla karşı karşıya kalacağını hep birlikte 24 Haziran’da görmüş olacağız.