Yetkili ve etkili ağızlardan yapılan açıklamalar “Başkanlık Sisteminin” bir türlü “tutmadığını” ve daha işin başında “restorasyon” ihtiyacının ortaya çıktığını gösteriyor.
Bin bir türlü ümitle orta atılan ama ümit edilen hiçbir şeye kavuşulamayan bir durum söz konusu!
Başkanlık sistemi gelince bütün aksaklıkların sona ereceği ve ülkenin kesintisiz istikrara kavuşacağı var sayılıyordu.
Oysa şimdi tam aksi yaşanıyor!
Bırakın kesintisiz istikrarı, eskinin yarı istikrarlı durumu bile mumla aranıyor.
Başkanlık sistemi ile beklentilerin nasıl büyük bir hüsrana dönüştüğünü daha iyi anlayabilmek için şöyle düşünmek mümkün!
Yeni bir ev aldığınızı düşünün!
Daha bir iki yıl geçmeden çatı akar, atık su boruları tıkanır, duvarlarda çatlamalar, boyalarda dökülmeler yaşanırsa insanda hiç “yeni evde oturuyorum” keyfi kalır mı?
Ya da sıfır bir otomobil aldığınızı varsayın.
Bir iki yıl geçmeden aldığınız aracın hortumları patlar, motor su kaynatır, balatalar sıyırırsa insanda hiç “sıfır otomobile biniyorum” hevesi kalır mı? Başkanlık sistemi de aynen böyle oldu! İnsanlar “yeni bir sisteme geçtik, artık eskiden olduğu gibi istikrarsızlık yaşamıyoruz” diyemediler.
Çünkü yeni sistem alelacele kotarılmış bir sistemdi!
Adeta yangından mal kaçırır gibi birtakım kurallar konulmuş ve devlet yapısı tepetaklak edilmişti.
Şimdi tepetaklak edilen yapı yeni baştan inşa edilmeye çalışılıyor ama bu arada olan sokaktaki sade vatandaşa oluyor.
Zira iyi bir şey yapıyoruz diye, doğru bir şey yapıyoruz diye yine büyük yanlışlıklara imza atılıyor.
Devlet daireleri parçalara ayrılıyor bir parçası Ankara’da kalırken öteki parçalar İstanbul’a taşınıyor.
İstanbul finans merkezi olarak görülüyor ve finansman ile ilgili devlet dairelerinin oraya taşınması hedefleniyor. Yarım yüzyıl önce olsa bu anlayış doğru bir yaklaşım olarak kabul edilebilir ama günümüzde her şeyin bir “tık” ile elimizin altında olduğu bir dönemde böyle bir yaklaşım basiretsizlik ve ferasetsizlikten öteye bir anlam taşımıyor.
Başkanlık sistemini savunanlar bir de “büyüklük takıntısı” yaşıyorlar. Sanılıyor ki bir şey büyük olduğu zaman doğru olacak!
Evet, büyük hayaller ile geçilen başkanlık sistemi daha ilk günlerden itibaren dökülmeye başladı. Sistem bir türlü düzen tutmuyor.