Gündem

Başkanlık denge ve kontrol düzeni olmalı

ESAM’ın haftalık sohbetlerinin konuğu olan eski Devlet Bakanı, Adil Düzen teorisyenlerinden, iktisatçı ve ilahiyatçı Prof. Dr. Sabri Tekir, Türkiye ve insanlık için alternatif olarak çalışılan Adil Düzen çalışmalarının fikri arka planını anlattı.

Abone Ol

Ahmet YAVUZ/ANKARA

Bugün insanlığın karşılaştığı sorunları çözmek demek olan tedvin kabiliyetinin kaybolduğunu, oysa Erbakan Hoca’da bu yeteneğin zirve düzeyde olduğunu belirtti.

TEKİR: TÜRKİYE’NİN İHTİYACI DENGE DÜZENİDİR

“Toplumsal gruplar olan ilmi, mesleki, siyasi ve dini-ahlaki gruplardan birinin diğer grup üzerindeki hâkimiyetini dengeleyecek bir düzen kurulursa biz buna denge düzeni deriz.” diyen Prof. Sabri Tekir, bugün Türkiye’nin ihtiyacının bu adil, denge düzeni olan adil sistem kurmak olduğunu belirtti. Faizsiz adil ekonomik düzen, denk bütçe ve para basma konularını anlatan Tekir, “Asla hükümetlerin dengesiz, denk olmayan bir bütçe sağlama hakları olmaması lazım. Bu, keyfilik olur. Denge düzeninin birinci özelliği hak anlayışından, ikincisi faizin ortadan kaldırılması, reel ekonomiye önem vermektir.” diye konuştu. Tekir, Erbakan Hoca’nın isteği ile BM, Temel İnsan Hakları Beyannamesi’nde olan temel haklar ile İslam hukukunda var olan temel hak ve özgürlükleri içeren bir çalışma yaptıklarını aktararak, “1990’ların başında temel hak ve özgürlükler konusu üzerine Refah Partimizi bina ettik.” dedi.

BAŞKANLIK SİSTEMİNDE DENGE VE KONTROL ŞART!

Tekir,  İslam dünyasının son dört yüzyıldır kaybettiği problem çözme kabiliyeti demek olan tedvin gücünün Erbakan Hoca’da olduğunu belirterek, “Bireysel ahlakın iyi olması durumunda yönetimin iyi olabileceğine dair bir kanaat var. ABD’de bireysel ahlak çökmek üzeredir. Ama sistemik çok daha güçlüdür.” Sistemin adaletli olmasının önemine vurgu yaptı. “Gönül isterdi ki Adil Düzen çalışmaları, alternatif önerileriyle düzenli bir şekilde devam etseydi. O sistemik ahlak oluşturulsaydı.” diyen, rahmetli Bahri Zengin başkanlığında 1999’da kapsamlı bir anayasa çalışması yaptıklarını anlatan Prof. Sabri Tekir, “O çalışmamız, gerçek anlamda başkanlık sisteminin, kontrol ve dengeleme sisteminin kurulduğu bir çalışmadır. 1999 Aralık ayında yaptığımız çalışma öylece kaldı. O günden bu yana çalışma yapılmış olsaydı, belki bugün halkın karşısına o yeni anayasa ile çıkılırdı.” bilgisini verdi.

EROL: ESAM, ADİL DÜZEN ÇALIŞMALARINA ÖNCÜ OLSUN!

Konuşmasına Erbakan Hoca’nın ruhuna Fatiha okutarak başlayan Adil Düzen araştırmacılarından, iktisatçı-yazar Reşat Nuri Erol, Erbakan Hoca’nın bu milletin had’isi, yani hidayet ve hayır yolunu göstereni olduğunu belirterek, “Gümüş Motor, dört dörtlük bir Adil Düzen uygulamasıdır.” dedi. Reşat Nuri Erol, “Milli Görüş bir beden ise bunun beyni ESAM’dır. 1970’te kurulan MNP ve MSP’den önce ESAM kurulmuştur. Bu camia önce düşünmeye ve bir şeyler üretmeye, sonra kurumlarını oluşturmaya başladı. Bugün kırk tane MiLKO’muz var ise bunun beyni, başı, düşünce ve fikir üretme merkezi ESAM’dır diye düşünüyorum. Bu toplantımız da hayırlı bir başlangıç olsun. Adil Düzen çalışmalarına kaldığı yerden başlamalı.” diye konuştu.

BÜTÜN DERDİMİZ, İSLAM’I ASRIN İDRAKİNE SÖYLETMEK!

“Sorunları çözmek için ne yapmalı? Akif’in ifadesiyle “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı, bu asırda doğusuyla batısıyla insanlığın ilmi olarak ulaştığı seviye olan asrın idrakine, İslam’ı söyletmek. İşte bütün derdimiz budur. “Osmanlı’nın sembolü çınar ağacı ise bizim de Milli Görüş ağacının ilk meyvesi Adil Düzen’dir. Bu meyveyi şimdi değerlendirmemiz lazım. Bu bir markadır. Cumhuriyet tarihinde hiçbir partinin böyle bir markası olmamıştır. Refah döneminden itibaren bizim partilerimizin markasıydı. Ama şimdi Saadet döneminde pek bu markayı kullanmıyoruz. Neden kullanmıyoruz?” diye soran Adil Düzen araştırmacılarından Arap dili ve iktisat uzmanı Reşat Nuri Erol, “Erbakan Hoca, 54. Hükümet döneminde yaptıklarına ‘Bu Adil Düzen’in kokusu” dedi. Şimdi aslını, meyvenin kendisini getireceğiz. Biz buyuz, Adil Düzen bu, Erbakan bu. Şu anda dünyada da dini, ilmi, siyasi, sosyal bir tufan var. Bizim Adil Düzen gemisini inşa etmemiz lazım. Adil Düzen gemisini inşa etmeyenler helak olacaktır.” yorumunda bulundu.

ADİL DÜZEN KURMAK TÜRKİYE VE MİLLİ GÖRÜŞÇÜLERİN GÖREVİ

“Yeni medeniyet kurulacak. Yeni sistemi kurmak için her iki medeniyeti iyi bilmek lazım. Biri İslam medeniyeti ve 500 yıllık Batı medeniyeti. Bu iki medeniyetten sentez yapıp yeni bir medeniyet kurmak lazım. Adil Düzen ile ilgili İslami literatür, sadece Türkçede var. Bu görev Türkiye’nin. Bu görev Türkiye’deki Müslümanların, Müslümanlar içinde de Milli Görüşçülerindir.”  diyen Reşat Nuri Erol, “Bizi bir kişi dinledi, bir kişi anladı, bir kişi o zekâ ve derin bakışıyla anladığını kavradı ve bir kişi bütün dünyaya anlattı.” şeklinde konuştu. Suudi Arabistan’da Prof. Murat Özer’in evinde toplandıklarını anlatan Nuri Erol, “Erbakan, değme âlimleri, hocaları, tarikat şeyhlerini kenarda bırakacak İslami sohbet yapıyordu. Bu Erbakan’ı konuşuyoruz. Erbakan’ın bize emaneti Adil Düzen’dir.”