Cami aynı cemaat aynı.Değişen yalnız imam.
Görevini hiç aksatmadan, zamanında camiyi açan, cemaatle
iyi geçinen, iyi kalpli tembel bir imam, emekli olur.
Onun yerine gelen imam, hiç vakit kaybetmeden cemaatini
bilgilendirmeye başlar.
Gündüz saat 10 dan 12 ye kadar kadınlara camide Kur an
okuma ve İslami bilgiler verdirmeye başlar.
İki yüzün üzerinde hanım, derse devam edince onun
üzerinde hanım öğretmen bulur ve dersler on yıldır devam eder.
Akşam namazı ile yatsı namazı arasında da cami cemaatine
düzenli dersler başlayınca yine onun üzerinde ilahiyat mezunu öğretmen bulur ve
onlara da dersler devam eder.
Yirmi beş dolayında hocanın parasını dernek verir.
Ama hocam, bizim cemaatte öyle biri yok mazeretinin
arkasına sığınırdı yıllarca cemaatiyle, derneğiyle iyi geçinen ve oradan çok
iyi intibalarla ayrılan önceki imam.
1991 yılında konferans için İzmir e gittim.
Konferanstan sonra geç vakit otobüse binip Isparta da
askerlik yapan oğlumu ziyarete gittim.
Sabah namazı oraya varınca bir cami bulayım diye yürürken
yaşlı birine sordum Gel dedi ve yürüdü.
İki cami geçtik hâlâ yürüyoruz. Baba, iki cami geçtik
dedim, Yürü, kuşlar deneye gelir dedi ve merkezde bir camiye girdik, hoca
efendi de yeni Kur an okumaya başladı.
Sabah namazından önce her gün bir cüz (yirmi sayfa)
okurmuş.
Sabah namazlarında cemaat yokluğundan şikayet edenler,
dikkat edin, bir başka imam da erken vakitte iki camiyi atlatarak kendi
camisine cemaat getirtmeyi biliyor.
Daha önce de yazmıştım, iki kardeş, liseye giden iki
erkek çocuklarına ders verdirmek istiyorlar ama imam efendi onların ifadesiyle
dalgacının teki .
Mevlit okumaktan, cenazenin devir işlerinden başka iş
yapmıyor.
Ben o iki kardeşe, Cami imamına deyin ki, eğer bu iki
delikanlıya akşamla yatsı namazı arası ders verirsen sana ayda iki yüz lira
vereceğiz. Ayrıca bulduğun her çocuk için on lira vereceğiz deyin dedim.
Demişler, derse başlamışlar ve bir ay sonra seksen
öğrenci bulmuş.
Maaşından başka bin lira da bu iki kardeşten almaya devam
ediyor.
İmamlarımızın çoğunluğu iyidir.
Dalgacı olan, kendini kıldırgaç görenler de böylece
hizmet ettirilebilir.
Başkanlık, müftülerin terfilerinde bugüne kadar olduğu
gibi Ankara ya yakın olanları, imam ve müezzinlerden Türk-sanat müziği korosu
kuranları, briç partisi düzenleyenleri değerlendirmekten vazgeçip cemaate yakın
olanları terfide esas alsa.
Mesela, şehrin nüfusuyla orantılı olarak yaz kursları,
devamlı kurslar ve yetiştirdiği hafız sayısına göre değerlendirse ve il
müftülüğünün yolunun buradan geçtiğini ima etse, beş yıla kalmaz, şehirlerin
çehresi değişir.
Müftülerimiz, yaz kurslarında en fazla öğrencisi
olanların tayin isteklerine etki edeceğini bildirse, öğrenci kayıt defteri
anında dolar.
İmamlarımız, çocuksuz evden çocuk bulur okuturlar.
Dolan bu isimlerin cami kurslarına devam edip etmediğini
kontrol etmeli.
İmamın dükkan ve evlerden öğrenci kaydedipte hiç kursa
gelmeyen öğrenci olduğunu imamlarımız ve müftülerimiz söylerler.
Bu tür numaralara da dikkat etmeli.
Köy ve mahallesinin nüfusuyla orantılı olarak en fazla
öğrenciye kurs veren imamlar ödüllendirilmeli.
Müfettişler, müftüleri, murakıplar, imamları çok iyi
denetlemeli.
Bu söylediklerim, çok iyi niyetlerle, bütün gücüyle
çalışan çok değerli elleri öpülesi hocalarımızla hiç bir ilişkisi yoktur.