Başkanla İmam

Abone Ol

Bütün İlimler İslamidir isimli konferansımı vermek için

gittiğim ilçenin beldesinin imamı ile belediye başkanı, dağın eteğinde bir

ırmağın kenarında, çam ağacının gölgesinde tabii olan sebze ve meyveler

eşliğinde çevreyi seyrederken imam efendi anlattı:

Öğle namazını kıldırdım. Namazdan sonra Hacı Mustafa bana

yaklaşarak Baş başa görüşelim dedi.

Belediye Başkanı dışarı çıktı.

İmam odasına geçtik, kapıyı da kapattık. Hacı Mustafa

Hocam, yaşım altmışaltı. Bu güne kadar bizim bu kasabada tek hırsızlık olmadı.

Bugün bahçedeki tohumluk karpuzun koparıldığını gördüm. Karpuz deyip

geçilmez. Maddi olarak önemli değil ama bu yapılan iş çok kötü dedi.

Ben de ona bunun çok büyük bir olay olduğunu ondan daha

fazla abartılı olarak  anlattım ve bu

olaydan belediye başkanının da haberi olması gerektiğini söyledim.

Caminin önünde benim çıkmamı bekleyen belediye başkanını

da çağırdık.

Kim yapabilir Sorusuna cevap bulmak için kasabanın en

altından en üstüne kadar aileleri ve çocuklarını gözden geçirdik.

Her ailenin adı söylendiğinde Hacı Mustafa Onlar yapmaz

diyor.

Kasaba bitti. Başkan özür dileyerek karpuzu yiyenin

kendisiyle arkasında namaz kıldığı benim olduğumu söyledi.

Yatsı namazından sonra kasabanın dışına çıktıklarını,

gece yarısına kadar bir kayanın üzerinde, ay ışığında ovayı, dağları ve ışıl

ışıl parlayan kasabayı seyrettiklerini, kasabanın ve insanlarının daha iyiye

gitmesi için neler yapılabileceğini, ihtiyaç sahibi, dertli, çaresiz kimselerim

kimler olduğunu konuştuklarını, Temmuz gecesinde susadıklarını ve bahçeler

arasında Hacı Mustafa nın bahçesinde, ay ışığında üstü parlayan karpuzu kesip

yediklerini anlatırlar, helallık isterler ve kasabada hırsız olmadığı konusunda

Hacı derin bir nefes alır ve helal eder.

Olay bu kadar.

Şimdi kapının önünde kulak hırsızlığı yapan şer güçlerin

devreye girdiğini düşünün

İmama gidip Başkan, sizin çaldığınızı söylüyormuş

Başkana gidip İmam sizin kestiğinizi anlatıyormuş dediklerini,

ortalığı kızıştırdıklarını, il ve ilçede olan hırsızlıkları da birbirlerine

attıklarını hayal edin ve bunları kanlı bıçaklı olarak kasabanın merkez

camisinin önünde boğaz boğaza geldiklerini, imamın cuma günü hutbeden

anlattığını, Başkanın da belediye hoparlöründen imamın aleyhinde yayın

yaptığını hayale edin ne olur

İmamla başkanı tanımayan, dinini sevdiği halde

yaşayamamanın acısını yüreğinde hisseden insanlarımızın yürek sızısı biraz

diner ve İyi ki bunlarla beraber değilim diyebilir.

İslam ın dışında kaldığı halde fıtratta getirdiği

dürüstlükle hareket eden bazı insanlar da çocuklarına ve çevrelerine Bunların

iki türünden de uzak durun diyebilirler.

Dünyanın her tarafında insanlığın geleceğinin daha mutlu

olması için iyi niyetlerle çalışma yapan ilim adamaları, yıllardır mercek

altına aldıkları bu kasabanın imamıyla başkanı böyle olursaaaa.. deyip

çalışmalarını toptan silebilirler.