Başkanından belli olur bir meclis

Abone Ol

DEMOKRASİMİZ GELENEKSİZ OLURSA,

İHTİLALLER GELENEK OLUR!

MECLİS başkanlığına AKP adayı İsmet Yılmaz seçildi.

Partisinin milletvekili sayısı kadar oy alan İsmet Yılmaz ı, MHP nin geçersiz oy vermesi kazandırmış.

Yani..

MHP, kendini geçerli saydırmış.

***

CHP ve MHP en baştan şunu deseydiler: Demirel öldü! Onun çiğnediği, onun ortadan kaldırttığı, yokettiği Meclis geleneğimizi bu seçimle birlikte canlandırmak istiyoruz.

Meclis Başkanı, Meclis in birinci partisinden olmalıdır!

Demirel, Çankaya da iken Meclis in birinci partisi RP nin adayı rahmetli Aydın Menderes in başkan seçilmesini engelleyerek yok etmişti bu geleneği.

312 oy alarak seçilen Kemal Güven i ve 320 oy alarak seçilen Cahit Karakaş ı bu gelenek Meclis başkanı yaptırmıştı. CHP birinci parti olmuştu ama seçim kazandıracak oyu yoktu. O seçimlerin ve o geleneğin canlı şahidi Deniz Baykal bu gerekçeyi seslendirerek AKP adayının önünü açmış olsaydı,

Ne MHP oy oyunu yapacaktı,

Ne de CHP bir yenilgi almışlık psikolojisi yaşayacaktı.

Meclis imiz ise o doğru geleneğine dönmüş olacaktı. Şu savunulamaz: Demirel o geleneği yıktırmakla iyi etti.

  Hayır!

O gece ANAP milletvekili M.Kalemli Meclis başkanı seçilmiş. Masanın

üzerindeki siyah bakalit telefonun yanında esas duruşta bekliyor.

Karşısında TRT nin ve AD kartelinin kameraları. Zafer, canlı yayında

kutlanacak..

Telefonun öbür ucunda ise Çankaya nın mukimi Demirel var. Onun da elinde

siyah bakalit telefon. Kutluyor da kutluyor M. Kalemli yi. Gözlerinden

öpüyor.

Hangi cumhurbaşkanının gününde yaşanmış böyle bir olay Örneksiz.

Demirel, yokettiği bir demokratik geleneğin yerine, kendince bir gelenek

mi oluşturmaya çalışıyordu Mümkün değil Zira böyle bir nasipsizlik

olayı, hiçbir zaman tek başına bir Çankaya lının yapacağı olamazdı. AD

kartelinin lojistik desteği şarttı. Ki bu şart Çankaya nın bahçesini

istemeye o günden yol açıyordu.

Meclis teki partiler koalisyon çalışmalarına   hızlı girdiler.  - Gazeteler-

- Nereye gidiyorsun yahu

- Seni aramaya

- Peki, haydi git de çabuk gel... Ben seni burada beklerim!..

***

İhtilalden önceki son AP kongresinde bütün delegelerin oylarını alan iki isimden biriydi, Konya milletvekili rahmetli Aydın Menderes. Diğer ismi de burada rahmetle analım: Em. Orgeneral Faik Türün.

O güne kadarki siyasi hayatını Menderes söylemleri ile sürdürmüş olan Demirel in, Aydın Menderes hazımsızlığına milletvekilleri neden alet olmuşlardı Demirel gibi düşünecekleri seçmenleri tarafından tesbit edildiklerinden mi Meclis teydiler

Partilerin menfaati söz konusu olmuşsa, M.Kalemli ye oy veren o milletvekillerinin partilerinin ne kazandığının dökümü nerde yapıldı, kim yaptı

Mahkemelerde sorgulanan ve yargılanan ise başkan M.Kalemli olmuştu. Dosyalarda en çok ihale kelimesi geçiyordu.

O gün o Meclis te, merhum Aydın Menderes e karşı M.Kalemli nin yanında oy kullananlar, mademki haklıydılar, mademki doğru yapmıştılar, neden başkanlarını yalnız bırakmışlardı Adliye koridorlarında Ömrü oralarda geçti.

Demirel öldü.

Bozduklarından birini düzeltme şansımızı da, imkanımızı da, galiba götürmüş olmalı.

GEÇMİŞİ UNUT, KOALİSYONU TUT

Koalisyonlarla bu ülkenin ilk tanışması 15 Ekim 1961 seçimlerinden sonradır.

27 Mayıs tan sonraki ilk seçim

İdamlardan bir ay sonra yapılan seçim..

Meclis te 4 parti vardır. Bugünkü gibi. CHP, AP, YTP, CKMP.

Tek parti yıllarından ve seçimle gelmiş DP nin on yıllık iktidarından sonra, Meclis te hiçbiri çoğunluk sağlayamamış dört parti vardır.

Koalisyon yapılacaktır.

Halkı hazırlamak gerek. Bakınız Kovalisyon karikatürü gibi yayınlar..

Hem geçmiş konuşulmasın. İdamların kırkı bile çıkmamış henüz. CHP medyası işbaşına.

On yıllık aradan sonra İsmet Paşa ya başbakan sıfıatı kazandıracaklar, kolay mı

Diğer partilerin teslim olmaları istenirken, 3 üncü ve 4 üncü partilerden bir itiraz yükselir.

CHP ile koalisyon yapılmaz!

Vay! Siz misiniz bunu diyen Açın bakın o günün CHP yanlısı gazeteleri, dergileri, -gerçi CHP yanlısı olmayan mı vardı, dedik ya henüz bozulmamıştı darağaçları - yazdıkları akıl verici yazıların başlıkları aynen şöyledir:

Koltuk Değneği!

CHP, klasik parti. Hiç terketmiyor eski huyunu.

İşte o günlerden, o ilk koalisyonun kurulacağı günlerden bir kulis aktaralım da, daha iyi anlaşılsın CHP nin huyu, suyu, genleri, tenleri, enleri..

***

Meclis in açılış günü..

Görüntüde iki genç CHP milletvekili var. Yeni seçilip gelmiş civanlar. Birbirlerine konuşuyorlar, ama öfkeliler.

- Cumhurbaşkanı, bir memleketin bayrak adamıdır. Ona ayağa kalkmak saygıdan da fazla bir şeydir. Bir vazifedir!

Gördünüz mü, pardon duydunuz mu neler neler bildiklerini, henüz genç olmalarına, Kılıçdaroğlu nun yaşına ermemelerine ragmen..

Konuşmaları, sadece insanlara vazifelerini hatırlatmak değil, ihbar da yüklü.

- Bu iki bayan

Cumhurbaşkanı na ayağa kalkmayanlar, dolayısıyla onları kızdıranlar iki bayanmış. Memlekette kadın-erkek eşitliği var. Kimse bayan olmayı avantaj sayamaz.

- Ne olmuş bu iki bayana

Bu soruyu soran, partinin köşe taşlarından ve her dönem seçilen milletvekillerinden biridir.

Dün bir bugün iki olmamış, daha bugün bir.. Bir ağırlık koyma girişimi olmasın Eskinin endişesi bu..

- Görmediniz mi efendim Cumhurbaşkanı na ayağa kalkmadılar.

Genç CHP li mebusların cevabı böyle. Efendim, diyerek saygıda kusur etmemeleri milletvekilliği eşitliğine aykırı olmasa gerek. Görmediniz mi, sorusu ise Yassıada taraftarlığından kalmadır.

- Canım kötüye yormayın hanımların ayağa kalkmayışlarını..

Durup dururken iş açmayın da demektir bu izah. Bu konuda da mı bir kanun çıkaralım yani..

- Ya neye yoralım ağabey

Bu celallenme ile genç milletvekili sorgu-yargı hakkını kullanıyor. Ağabey demesi ise samimiyet hesabındandır.

- Belki heyecandan dizlerinin bağı çözülüvermiştir.

Tecrübeli milletvekili bilmez mi, ne zaman, neyin olacağını Cumhurbaşkanı dediğin, bir ihtilal yapmış adam. Milletin alışkanlığı mı var. Daha ilk görüyor. Korkmasınlar mı Hem de kadın oldukları halde korkmasınlar mı Böyle düşünün de işi tatlıya bağlayalım.

CHP liler, bir ihtilalin Cumhurbaşkanı na mı ayağa kalkmaya alışkındırlar, sorusunun cevabını vermek bize düşmez.

Seçimle geleni benimsemeleri çok zordur. Zira kendileri hiç seçimle gelmediler. Kılıçdaroğlu da bilir, ne yaparlarsa genlerinin bozulacağını.. CHP yi böyle yazdık. Lakin bizim muradımız DP yi yazmaktı.

Cumhurbaşkanı na saygıdan bahsediyor CHP liler. Ne güzel değil mi

Celal Bayar ın da sıfatı Cumhurbaşkanı idi. (Geçen hafta CHP lilerin taşladıklarını yazmıştık.)

İşte o günlerde, Bölükbaşı namlı politikacının itirazı vardır: 80 yaşındaki adama bu yapılır mı CHP medyasının çıldırma vaktidir. Geçen on yılda Bölükbaşı nı DP ye karşı tetikci olarak kullandıklarının hiç hatırı yoktur. Sayar, dökerler.

Sen Kızılay da onun yüzüne tükürdüğünde de 80 yaşında idi. Yoksa senin tükrüğünde bir kutsallık mı vardı

Bölükbaşı nın siyaseten ipinin çekildiği ve CHP nin artık sana ihtiyacı yok denildiği andır, CHP medyasının bu cevabı.

Demek istediğimiz şu: DP nin medyatörleri, kalemşorleri yoktu. Savunmasızdılar. Bugün AKP yi koyun DP nin yerine. Hem duruşları ve konumları da aynı. Diyorlarki yandaş medyacıları varmış. Varmış da ne olmuşlar

CHP o günkü CHP. Hep ihtilalden yeni çıkmış havasında. Değişmeyendir ve kendi geleneği vardır. AKP kalemcileri anlasınlar diye yazdık bu yazıyı.

BUGÜNÜN HİKAYESİ

DİALOG

MHP, CHP ye diyor ki: Koltuk tedarikçisi

CHP, MHP ye karşılık veriyor:

Koltuk değneği

Orası meclis mi Ortopedi kliniği mi

ARADA KAZANMIŞTI

MHP liler pusulalara Ekmeleddin İhsanoğlu yazarak Geçersiz kılmışlar oylarını.

Seçimin kaidesi belli iken:

İnadımız inat demek midir Ekmeleddin İhsanoğlu yazmak,

Yoksa,

Ekmeleddin İhsanoğlu nu geçersiz ile andırmak mı

Öyle ise, geçersizlik, yani hep kaybetmek, Ekmeleddin İhsanoğlunun kaderi olmuştur.

 

ORANTI HESAPÇILARI

MHP de yalnız Akşener yok. Ondan daha değerli birçok milletvekilimiz var.

Devlet Bahçeli nin seçim sonrasındaki konuşmalarından birinin başlangıcı bu cümle, bugün başka kıyaslamaların da başlangıcı olmuştur.

MHP nin 80 milletvekili var.

Meral Akşener dışındaki 79 milletvekilinden acaba hangileri, değerli birçok milletvekillerinden biridir sayın Bahçeli nin gözünde

Cevabı aranan soru bu.

Sayın Bahçeli böyle demekle, MHP milletvekillerini, Meral Akşener i mihenk taşı yaparak, ölçü ayarcısı kılarak, ondan daha değerliler ve ondan daha az değerliler diye ikiye mi ayırmak istiyor İki MHP, daha çok MHP

Yani gazeteler bundan sonra şöyle haberler mi yazacaklar MHP milletvekilleri söz konusu olduğunda: Daha değerlir sıralamasının üyelerinden filan MHP milletvekili, veya daha değerli sıralamasına adaylardan falan MHP milletvekili

Acaba MHP nin meclis teki oturma planında da işlenecek mi bu durum Meral Akşener in önündekiler, Meral Akşener in arkasına oturmak zorunda olanlar

Bu konuyu neden mi bu kadar önemsedik Sayın Bahçeli o demeci ile örnek olduğundan

Başka kıyaslamaların da başlangıç oldu, demiştik ya yazımızın başında..

Buyrun, onu da izah edelim.

Garo Paylan bir CHP milletvekili. O da sayın Bahçeli nin izinde O da hemen başlamış kıyaslamalara

Markar Eseyan ın Mehmet Metiner den farkı yok.

Markar Eseyan, bir AKP milletvekili. Kıyaslandığı, mukayese edildiği Mehmet Metiner de bir AKP milletvekili.

Yani aralarında eşitlik var, diyor CHP nin yeni milletvekili. Demekki eşit olmadığı, daha doğrusu değerli olduğu durumlar da sözkonusu Markar Eseyan için.

Bir başka partideki bir başka ermeni milletvekilini dolaylı olarak öğmek, öne çıkarmak değilse bu demeç, başka hiçbir şey değildir.

Sayın bahçeli nin birçok milletvekili demesi, Garo Paylan da, bir tek Markar Eseyan olmuştur.

Böyle okuduk.

AKP liler koalisyonu böyle sanıyor.

-Gazeteler-

NE OLURSA, İNSANLIĞINI HATIRLAYACAK

AD kartelinin, yazdığı başlıklarla tanklar yürüten yada Ahmet Kaya lar katlettiren ünlü kalemşörünün son provokasyon parolasını konuşuyor herkes

Suriyelileri vergilerimizle barındırıyoruz!

İçinde bizim patronun kuruşu yok, demek için mi söyledi, yoksa vergiler barındırma işinde harcandığından, bizim patron faizsiz kredi kullanamaz oldu yu mu ilan ediyor efkarı umumiyeye.

Birgün bu ülkenin çocukları merak ettiklerinde ve araştırmacı olduklarında kolayca bulsunlar ve sosyolojik olarak incelesinler diye, onların gazetelerinden yıllarca takip ettiğimiz bir haberden hatırladıklarımızı yazalım. Kendi yazacağım hiç aklıma gelmediğinden olayın küpurlerini saklamadım. Lakin o gazeteler arşivlerde var.

İlk haber şöyle idi: Ülkemizin iki büyük zengini hep yaptıkları gibi devletten, bol sıfırlı rakamlarla ifade edilen faizsiz kredi alırlar. Ne var bunda demeyin.

Dolar olarak aldıkları o krediye, vadesinde lira olarak ödenecektir, maddesini yazdırırlar. Dolar o yıllarda bu ülkede 25-35 lira arasındadır ve enflasyon tırmanışına başlamıştır. Uzatmayalım

Kendi gazetelerinde o kredinin ödendiği haberini okuduk bir doların 1.500.000, yazıyla bir milyon beş yüz bine eşit sayıldığı bir günde. Ödenen kredinin toplam tutarının ifadesi gazetelerinin yazdığına göre bir emekli memur maaşı kadardı.

Ünlü kalemşorun bizim büyük patron dediği, devletten böyle kredi kullanırken, neden aklına vergilerimiz gelmiyordu, dersiniz Acaba istemediğini vurguladığı o Suriyeliler, Bulgaristan üstünden gelseler yani kendilerinin geldiklerini yolu tercih ederek gelselerdi, aklına yine vergilerimiz gelecek mi idi