Başkanın 13 yalanı!

Abone Ol

Bugün size şehirlerimiz neden beton yığını halinde yaşanmaz oluyor, bunun birinci elden canlı bir hikâyesini anlatacağım. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz aylarda Batı Karadeniz illerinde birtakım ziyaretler gerçekleştiriyor. Ziyaretlerde Erdoğan, ‘Bu niye böyle, şu niye daha bitmedi?’ şeklinde yanındaki belediye başkanına sorular soruyor. Daha sonra miting alanına gelen Erdoğan, hemen karşısında inşaat çalışması olduğunu görüyor. Belediye başkanıyla aralarında şu diyalog  geçiyor:

* Cumhurbaşkanı: Ne bu, ne yapılacak buraya?

* Belediye başkanı: Bina yapılacak efendim. 

***

Cumhurbaşkanı: Kaç kat olacak?

***

Belediye Başkanı: Efendim 5 kat olacak.

***

Cumhurbaşkanı: Güzel o zaman!

***

Diyeceksiniz ki ne var: Anlatayım...

Belediye başkanının yanında bulunan yardımcısı daha sonra “Efendim neden öyle dediniz, seneye burada yine mitingi olacak ve Cumhurbaşkanı, 13 katın yapılacağını görecek!” diyor...

Belediye başkanı gayet soğukkanlıdır:

“Sorun etme, hatırlamaz! Seneye bir şey deriz! Gün ola harman ola!”

***

Muhtemelen iktidar, böyle belediye başkanlarını değiştirecek. Belki o yardımcısını, belki başkasını aday gösterecek. Ve muhtemelen yine kazanacak. Çoğunlukla da parti fark etmiyor! Bu kez, getirilen o düzgün adaylar, aynı şeyleri yapmaya başlayacak! Büyük meselemiz; toplumdaki hak, adalet, helal, haram hassasiyeti meselesidir!

İKTİDARIN İSTANBUL PROFİLİ

Millet; artırılan nüfus ve yükselen gökdelenlerden bunaldı. Şehri rahatlatacak, yeşil alanı artıracak. Betona değil sanata yatırım yapacak, gökdeleni değil metroları uzatacak bir başkan istiyor.

Sonra...

Hem Kürt seçmeni tutacak hem de AK Parti içindeki milliyetçileri kaçırmayacak bir profil. Diyeceksiniz ki nasıl olacak? Ne bileyim. Onlar bilecek!

İTALYA’DA BİR SAVAŞ TACİRİ

Muhabir arkadaşımız Ahmet Sesli, bu yaz gittiği Avrupa turunun İtalya ayağında ilginç bir bilgiye ulaştı.

***

Bir kafede bir İtalyan’la konuştu. Arkadaşımızın Türkiyeli ve Diyarbakırlı olduğunu öğrenince ismi Alex Pineschi olan o orta yaş İtalyan şöyle diyor:

***

“Ooooo Kürdistan. Ben oraya çok gidip geldim.” Aradaki diyaloğun hepi topu bu. Ardından iyi tatiller deyip ayrılıyor. Meraklı arkadaşımız sonra ismini internetten araştırıyor.

***

Meğerse Alex, kendi sitesindeki bilgilere göre eski bir asker emeklisidir. İtalya’da AP TAC adlı bir güvenlik şirketinin sahibidir. Kuzey Irak’ta Peşmergeye özel harekât eğitimi vermektedir. “Peşmerge gönüllüsü”dür. Sincar’da da bulunduğunu gizlemez. “IŞİD Avcısı” diye tanıtır şirketini. Muhtemeldir ki, YPG ile de temasta. Bildiğiniz savaş taciri, paralı asker yani!

***

Son zamanlarda çoğunlukla İsrail asıllı Amerikalı ve Avrupalıların gözde ticari alanı şimdi bu. Bir güvenlik şirketi kurup, Ortadoğu’da gruplara savaş, birbirini öldürme eğitimi vermek. Sen Siyonist Haçlı ittifakını bırakıp, silahı birbirine doğrultmaya dünden teşne olursan, silah satan da, eğitim veren de çok oluyor! Ne acı!

BİR NEDEN DE BU!

Geçtiğimiz yıl Cumhur İttifakı Milli Mutabakat Komisyonu’nda görüşülürken, iktidar cenahı; “Gelin yerel seçimleri de yasal zemine oturtalım” diyor. O zaman MHP kanadı, bunu istemiyor.

Şimdi de yerel seçim ittifakında ısrarcı olunca iktidar cenahı bundan rahatsız oluyor. Hem yasal zemin yok. Hem win-win durumu yok. Kaynaklarıma göre konjonktürel ayrılığın nedeni biraz da bu.

YERELDE TEMİZLİK NEREDEN BAŞLAYACAK?

15 Temmuz’dan sonra bakanlar, vekiller, bürokratlar, müsteşarlar, genel müdürler, asker ve emniyet bürokrasisinde tasfiyeler oldu. Şimdi son durak belediye başkanlarında!

İktidar, belediyeler için de bölgelere partili olmayan raportörler gönderiyor. Giden ekipler çoğu ilde teşkilat, belediye ve vekiller arasındaki problemi analiz edip, halkın nabzını tutuyor. İnce raporlar hazırlıyor.

***

Cumhurbaşkanı’nın Külliye’de kurduğu özel komisyon da gelen veriler ışığında son rötuşları yaparak listeyi Erdoğan’a vermeye hazırlanıyor. Parti kaynaklarına göre listede orta büyüklükteki mevcut belediye başkanlarının çoğu gidiyor.

EN ÇOK KİM KAYBEDECEK?

İki partinin şimdi sorusu şu: Bu ittifakı bozmak en çok kime zarar verir? Eğer diğer üç muhalefet partisi ittifak yaparsa en çok MHP, daha sonra AK Parti zarar göreceğine inanılıyor. Cumhur İttifakı kan kaybeder, deniyor.

Ankara’da şu da konuşuluyor: Anketlere bakılacak, durum kötüye giderse yeniden görüşülecek.