Ayakkabınız ayağınızı sıkıyorsa ya da bol geliyor ve
ayaklarınız içinde kayboluyorsa anlayın ki o ayakkabı size ait değil. Eğer size
ait olmayan bir ayakkabı ile yolculuğa çıkmaya kalkarsanız da, yürümekte
zorlanır, ayağınızda rahatsızlık hisseder ve hoş olmayan bir görüntü ile
çevrenizdeki insanlar tarafından kınanacağınızı düşünürsünüz. Yani, bu ayakkabı
ile rahat hareket edemez ve ayağınıza uyacak bir ayakkabı ararsınız. Dışarıdan
bize ithal edilen kültür kırıntıları da tıpkı bunun gibi bizim insanımızın,
bizim çocuklarımızın üzerine uymuyor ama uydurulmaya çalışılıyor.
Ne var ki, geçtiğimiz günlerde kutlanan Sevgililer Günü
ile ilgili görüntüleri seyrederken bu emanet ayakkabıya artık bizim insanımızın
da gönüllü olarak talip olduğunu hissettim. Bilinen bir gerçek var ki, alışık
olmadığımız, istemediğimiz kendimize ait göremediğimiz bir durumla
karşılaştığımızda ilkin bir rahatsızlık duyar ve tepki gösteririz. Bu
önemlidir, çünkü ilk rahatsızlığınızda geri çekilmezseniz zaman içinde alışır
ve kaçındığınız şeyin bir parçası haline gelirsiniz. Tıpkı bunun gibi, artık
Hıristiyan Batı adetleri, kutsal gün ve geceleri bizim insanımızın yaşam
alanını istila etmekle kalmıyor onların kimliğini ve kişiliğini de etkiliyor.
Hazreti Peygamber Kim bir kavme benzer ise onlardan
olur sözü ile bizleri uyarmakta ve Kendimiz Olmaya çağırmaktadır. Yani
Allah ın Resulü bizi inandığımız gibi saf ve duru kalmaya, özüyle sözü bir
olmaya teşvik ediyor.
Bugün yerel olanla küresel olanın,
Ferdi olanla umumi olanın,
Dini (ilahi ve manevi) olanla seküler (din dışı-dünyevi)
olanın
İç içe geçtiğini görmekteyiz
İnsanlar orucumu da tutarım, namazımı da kılarım ama
özel günlerde bir duble de atarım veya klipimi çeker, şarkımı da söylerim,
umreye de giderim diyerek adeta sap ile samanı birbirine karıştırıyorlar.
Bakara süresinde geçen ilahi ikazın muhatabı da olunuyor ki, bundan Müslümanlar
da müstağni değildir.
Bu kafa karışıklığı ve ilmilikten ve samimiyetten uzak
tavırlar içindeki kişilerin sağlıklı bir kimlik oluşturmaları mümkün değildir.
Zira kimlik bizi biz yapan temel özelliklerimizdendir ki, bu özelliği
belirleyen dinamik İslam dır.
Toplumların birer tüketim toplumuna dönüşebilmesi için,
çeşitli bahane, seçenek ve ritüellere ihtiyaç vardır. Bu ritüeller batıla giden
yola özel tasarlanmış bir ayakkabıdır. Vatandaşlarımıza sunulan ancak ayağına
uymayan bu ayakkabı ile yürümek pek kabil olmuyor, olmayacaktır da.
Ve Hâsılı Kelam:
Hak ehli batıl ehline benzediği anda inancından ve
mensubiyetinden gelen izzetten uzaklaşmış, zillete düşmüş olur (İmam Rabbani)