Başka bir olayın intikamı mı?

Abone Ol

Avrupa resmi kayıtlarında Avrupa ya ilk giden Türklerin

sicilleri gayet temizdir.

İkinci nesilde bazı polisiye vakalarına rastlanır ama

Avrupalı gençlerin suç oranına yaklaşamazlar.

Avrupa da doğup büyüyen Avrupa okullarında eğitim alan

genç Türkler de yaralama ve uyuşturucu dalında suç oranı biraz daha yüksek ama

yine de Avrupalı gençlere göre gerideler.

Bu gerçek, polis kayıtlarıyla ispat edilebildiği halde

bir eğlence mekanında bir Türk gencinin yaralama olayı gazetelerde manşet olur.

Paris, Berlin, Amsterdam, Brüksel gibi merkezlerde çıkan

ve çok satan dergi ve gazetelerin on yıllık yayını gözden geçirilir ve yaralama

olaylarını manşete çektiren ve Türkleri hedef yapan haberleri yaptıran güç kim

ise, Charlie Hebdo katliamını yaptıran güç de o kanaatindeyim.

İsrail, henüz Avrupa dan, en başta da Almanya dan Yahudi

Soykırımının intikamını alamadı.

Kendisinin bu intikamı almaya gücü yetmiyor.

Hasmının kanını kene gibi emiyor ama öldürmeye gücü

yetmiyor.

Türklerle kapıştırırsa her iki taraftan intikam alacağı

zannındadır.

Öyle ise Filistin i tanıma teklifinin Fransa meclisinde

kabul edilmesi, bu kabulün diğer Avrupa ülkelerine sıçraması, hatta Avrupa

Parlamentosu nda da kabul edilmesi konusunda yapılan oylamada ezici çoğunlukla

geçmesi İsrail i harekete geçirmiş olabilir.

Yabancı karşıtları bu kışkırtmalarda hazır kuvvet olarak

kullanılıyor.

İslam a karşı savaştan daha fazla Türk karşıtlığı

körükleniyor.

Saldırı yapılan camilerin yüzde doksan küsuru Türklerin

açtığı camiler.

Suç istatistiklerini bilen siyasiler, belediye

başkanları, polis şefleri Türklerin temiz olduğunu bilirler.

Türklerle komşuluk yapan Avrupalılar da Türklerin

güvenilecek adamlar olduğunu bilirler.

Apartmanlarda gürültümüzün dışında şikayet yok.

Bilmek istemeyen en küçük olayı manşete çeken ve çok

satan basın-yayın kuruluşları Avrupa dan intikam almak isteyen gücün emrinde

hareket ediyor gibi.

07 Ocak 2015 Çarşamba günü saat 11.30 da, Paris te

Charlie Hebdon dergisinin merkezine

silahlı saldırı yapıldı ve 12 ölü dördü ağır on yaralı

olduğu dünya basın-yayın organlarınca duyuruldu.

Ölenler arasında Sevgili Peygamberimizi çirkin bir

şekilde karikatürize eden Jean Caput un da olduğu öne çıktı.

Televizyon ve gazetelerden öğrendiğime göre güya İslamcı

teröristler, katliam yaptıktan sonra,

Allahü ekber demişler.

Biz el Kaideciyiz demişler.

Muhammedin intikamını aldık demişler.

Fransız kalabilirler diye terk ettikleri arabaya kimlik

kartlarını da bırakmışlar.

Fransa nın en sakin sokaklarında bile yarım dakikalığına

yolun ortasında dursanız arkanızda araba kuyruğu meydana gelirken o gün nasıl

olmuşta siyah araba duruyor, iki adam iniyor, bir polisi öldürüyor, tekrar

arabaya dönüyor, düşürdüğü şeyi yerden almayı da ihmal etmiyorlar ve arkadan

bir tek araba gelmiyor.

Böyle organize, iyi eğitimli, profesyonelce yapılan bu

işi başaracak bir Cezayirli bulmak Paris te mümkün değildir.

Eğer, Fransız polisine korkulan bir yerden Bilgimiz

dahilindedir diye bir mesaj gelmişse gerçek failleri bulamazlar.

Veya katillerin arkasındaki güç, ellerinde bulunan iki

Cezayir kökenli az akıllı, evsiz barksız birilerini bulup teslim edebilir.

Ertuğrul Düzdağ ın yayına hazırladığı Barbaros Hayreddin

Paşa nın Hatıraları isimli eserde Barbaros Hayreddin kendisinin nasıl

yakıldığını kendi gözleriyle gördüğünü anlatır.

Akdeniz deki deniz hırsızı korsanların korkulu rüyası,

İspanya da Hıristiyan katliamına uğrayan Müslümanları Tunus a ve Cezayir e

taşıyan Barbaros un bulunup yakılması konusunda Roma daki papa İspanya kralına

emir verir ve zaman belirler.

Zaman dolar ama Barbaros yakalanamaz.

Bir gün şehrin her tarafında tellalların ve ilanların

yapıldığını Barbaros un yakılacağı meydan ve saatin zamanının belirlendiğini

duyan Barbaros, tebdili kıyafetle o meydana gider ve merasimle kendisinin

yakıldığını görür.

Hapishanede yatmakta olan uzun ve kızıl sakallı birini

yakıvermişler.