Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay, Türkiye‘de reklam pastasının ‘son derece küçük olduğunu, büyük ülkelerle karşılaştırıldığında reklam kültürünün tam oluşturulamadığını‘ söyledi.
Basın İlan Kurumu‘nca, ‘‘Türk Basın Reklamcısıyla Buluşuyor-Geleceğin Medyasına Hazırlık‘‘ konulu seminer, Dedeman Oteli‘nde yapıldı.
Vali Mustafa Toprak, seminerin açılışında yaptığı konuşmada, Basın İlan Kurumu‘nun Anadolu‘ya açılması ve seminer çalışmasının çok önemli olduğunu belirtti.
Diyarbakır‘ın her geçen gün geliştiğini, birlik, beraberlik, hoşgörü ve sevgi bir arada tutulduğu zaman bir çok güzelliklerin yaşandığını anlatan Toprak, basının doğru ve güvenilir bilgileri kişilik haklarına dokunmadan, eleştiriyi ortaya koymasında hiçbir problem olmadığını, bundan da üzülmemek ve gocunmamak gerektiğini ifade etti.
Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay da basını ‘‘reklamcısıyla buluşturmaya, reklam nasıl alınır ve verilir‘‘ bunun yöntemini anlatmaya geldiklerini, seminerde 7 ilden gelen yerel medya temsilcilerinin bulunduğunu, bölgeyi şaha kaldırmanın bir yolunun da bu olduğunu söyledi.
Bugün 30 milyon turisti ağırlayan ülkenin, yarın da 100 milyon turisti ağırlayabilmesinde tanıtımın rolünün büyük olduğunu anlatan Atalay, bunun başında da medyanın geldiğini aktardı.
Atalay, şöyle konuştu:
‘‘Önemini bilmeyenler öğrenecek. Biz biliyoruz. Siz istediğiniz kadar Şampiyonlar Ligi finalini ülkenizde oynatın, eğer 202 ülkenin televizyonu canlı yayınlıyorsa bu önemli bir aşamadır. Formula 1 yarışlarını 192 ülke yayınlıyorsa bu yine basının gücüdür. Motosiklet yarışlarını 188 ülke yayınlıyorsa bu da aynıdır. Diyarbakır‘ın da İslam ülkeleri spor oyunlarıyla, yöredeki şehirlerle birlikte tanıtımı ve buranın dünyaya açılımı sağlanacaktır diye düşünüyoruz. Ama bütün bunları yörenin basını yapacaktır. Bu yöre peygamberler yöresi, İslam dünyasına direkt seslenen bir yer. Ben üzülüyorum. İslam ülkesinden herhangi bir turistin Türkiye‘yi görmeden batıyı görmesine üzülüyorum.‘‘
Atalay, bölgenin medeniyetler beşiği olduğunu ve bunun değerlendirilmesi gerektiğini anlatarak, ‘‘O zaman kolları sıvayalım. Bölge basını olarak el el verelim. Kendimizi geliştirelim. Birikim sahibi gençleri istihdam edelim. Kadromuzu çoğaltalım. 50. kuruluş yıl dönümümüzü kutluyoruz. Resmi ilanlarla desteği büyütmek istiyoruz. Pastayı büyütmek istiyoruz. Ama bir taraftan da kendi dışımızda olan çok büyük bir pasta daha var. Ona da aracılık etmek istedik. Reklamcıları getirelim. Bölgedeki gazetecilerle buluşturalım istedik‘‘ dedi.
‘‘Türkiye‘de reklam pastası son derece küçük; Büyük ülkelerle kıyaslandığı zaman daha henüz bir reklam kültürü tam oluşmuş denemez‘‘ diyen Atalay, reklamla hiç tanışmamış, reklamın önemini ve reklam verdikleri zaman karşılığını nasıl alacaklarını bilmeyen firmalar bulunduğunu kaydetti.
Atalay, herhangi bir kriz anında ilk iptal edilenin reklam bütçesi olduğunu, krizin üzerine gitmek için gerekli olanın reklam olduğunu ve bunu yapanların başarılı olduğunu ifade ederek, en önemli örneğin Ali Ağaoğlu olduğunu vurguladı.
Gazete ve televizyonların mutlaka reklamcı bulundurması gerektiğini kaydeden Atalay, iyi reklamcı ve muhabirlere ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Çok sesli olacak ve eleştiri hakkını kullanacak güçlü bir medyaya ihtiyaç olduğunu aktaran Atalay, konuşmasını şöyle sürdürdü:
‘‘Ama tabii ki, iftira atmayacak. Bunlar olmazsa olmazlarımız. Basın yörenin ve Türkiye‘nin sesidir. Bu ses kısılmamalı. Daha gür çıkmalıdır. Hiç bir şey imkansız değildir. Bu ülke o kadar zengin ki hiç bir şey imkansız değil. Yörenin birbirinden başarılı gazeteciler yetiştireceğine inanıyorum. O zaman her şey çok daha güzel olacak. Biz ve onlar yok. Biz bir bütünüz. Bir kısım medya, öbür kısım medya, yandaş, candaş, yoldaş medya kavramları yok. Hepsi bir bütünün parçası. Yeter ki, birbirimizi anlayalım. Devleti yönetenler ile gazete yönetenler aynı insanlar. Birbirlerine destek oldukları sürece, aynı amaca hizmet ettikleri sürece bu ülkenin, yörenin sırtı yere gelmez.‘‘
Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan Kavaklı ise yerel medyanın gelişmesi için çaba harcadıklarını, yerel medyanın demokrasinin kılcal damarı olduğunu belirterek, bir ülkede yerel medyanın gelişmesiyle demokrasinin de o oranda gelişme sağlayacağını söyledi.
Basın İlan Kurumu‘nun son yıllarda yerel medya konusunda çok büyük görevler yerine getirdiğini, Türkiye‘de yerel medyanın ulusal basına göre geri kalmasının çarpıklık olduğunu kaydeden Kavaklı, gelişmiş ülkelerde yerel medyanın daha ön planda olduğunu bildirdi.
Türkiye‘de 4 milyon tirajın ulusal medyaya, yerel medyanın ise bunun çok çok gerilerinde olduğunu vurgulayan Kavaklı, teknolojik gelişmeler açısından yerel medyanın çok güzel bir yerde olduğunu dile getirdi.
Teknoloji açısından Türkiye‘nin dünyadan geri değil, dünyaya ders verecek konumda olduğunu aktaran Kavaklı, ‘‘Gönül arzu ediyor ki, içerik olarak da aynı konumda olalım‘‘ dedi.




