Türkiye; bölgemizde tarihi misyonuna yakışır bir iç ve dış politika izleseydi, Ortadoğu şu cehennemin içine düşmeyecekti.
Maalesef son gelişmeler şimdiye kadar yaşananlardan çok daha vahim ve çok daha tehlikelidir.
Mahir Kaynak beyinde işâret etitği gibi bu ateş şâyet söndürülemez ise yangın, Türkiye dahil bütün Ortadoğu ya sirâyet edecek bir nitelik taşıyor.
ABD Diktatoryasının başlangıçta Afganistan ı ve arkasından Irak ı düşürdüğü tuzak neydi O ülkedeki etnik grupları, mezhep ayrılıklarını birbirine düşürmek onlardan, bir kısmını yanına çekerek hem iç savaş ve hem de kendi işgalini başlatmak idi.
Aynı strateji ve aynı taktikler şimdi de, daha genişletilmiş olarak uygulanmaktadır. ABD ve İsrail ajanlarının, Irak ta Askeriye Camii ni bombalattırarak başlatmak istedikleri iç savaştan murad ettikleri sonuç ve nihâi hedef, yalnız Irak ı katliamların en şiddetlisine maruz bırakmak değil, bir taşla sayısız kuş vurarak, bu yangını Suriye ye, İran a ve hatta Türkiye ye de sirayet ettirmektir. Bundan kimsenin hiç şüphesi olmasın.
Zira Irak ta başlatılan, çok şiddetli etnik ve mezhepsel patlamalar, öne alınmazsa ister istemez bütün ülkelere de sıçrama istidadı taşımaktadır.
Evet maalesef bütün bu başımıza gelenlerTürkiye nin bölgemizde, şahsiyetli bir dış politika izlemeyip, aşırı derecede teslimiyetçi politikalar izlemesinin sonucudur.
Dış politika tamamen ABD ve AB ye, ekonomik politika ise yine tamamen IMF ye endekslidir. Görülüyor ki günümüzde Türkiye nin bir değil iki düzineden fazla kavmi necibi vardır.
Kanunlarımızı onlar çıkartıyor.
Mahkemelerimizi onlar denetliyor,
Hatta kimler devletimize hakâret etti, ya da kimler vatana ihânet etti, hemen hemen direkt olarak yabancılar karar veriyor.
AKP böyle de, sanki Adalet Partisi, AnavatanPartisi ve CHP ondan farklı mı.
BizlerMilli Selamet Partisi mensupları iken, bütün ısrarlarımıza rağmen, bu ve buna benzer partilere kendi hududlarımız içerisinde Uçak Sanayii nin temellerini attıramadık. Mazeret neymiş Ya ABD kızarsa...
Evet Türkiye şanlı tarihine, milli ve manevi değerlerine ve komşularının menfaatlerine uygun düşen bir şahsiyetli dış politika izlemediği için şu günlerde Türkiye nin ve komşu ülkelerin işi daha da zorlaşmış ve daha sıkıntılı günler ufuklarımıza yaklaşmış bulunuyor.
1- Oysa ki Atatürk ülkemizin şahsiyetli bir dış politika izlemesi gereğine inandığı için, doğu komşularımızla Sadabat, Batı komşularımızla Balkan paktlarını kurmuş ve hatta bu birlikteliğin etkisiyle Fransızlardan Hatay ı koparma imkânını elde etmiştir.
2- Menderes dahi, Bağdat Paktı nı, kurarak Türkiye nin bölgedeki caydırıcılığını pekiştirmiştir.
3- Prof. Dr. Necmettin Erbakan ise sekiz büyük İslâm ülkesinin iştirâkiyle D-8 leri kurmuştur. Eğer D-8 ler Sayın Erbakan ın politikaları gereğince 22 İslâm ülkesine ve Türki cumhuriyetlere şâmil olarak genişletilseydi ve sosyal, ekonomik ve askeri dayanışma, D-8 lerin hedeflerine uygun olarak geliştirilmiş olsaydı, kesinlikle bölgede ABD nin veya herhangi bir emperyalist ülkenin manevra alanı, bırakılmamış olacak ve böylece Dünya sulhu teminat altına alınmış olacaktı.
Evet ne yazık ki, İslâm âlemi olarak başımıza neler geldiyse ve bundan sonra da neler gelecekse, AKP nin bu teslimiyetçi politikalarından gelecektir.
İlgilileri uyarıyoruz, tarihin çizdiği, normal politikalara yönelmelerini tavsiye ediyoruz.