Başbakan?ın yeni Filistin sınavı

Abone Ol

Ortadoğu da siyasi belirsizliğin hızla devam ettiği bir

dönemde, Başkan Barack Obama tarafından Capitol Hill de görkemli şekilde

karşılanan Başbakan Erdoğan, görüşmeden sonra Gazze ye Haziran ayında yapacağı

muhtemel ziyaret ile ilgili ipuçlarını da ortaya koymaya çalıştı.

Ortadoğu da, siyasi atmosferin ABD tarafından İsrail

lehine dönüştürülmeye çalışıldığı bir süreçte; Hamas ile yapılacak bir görüşme

sadece Toprak için Barış (Peace for Land) iddiasından geri adım atılması ve

sadece İsrail in bölgedeki varlığının garantiye alınması amacıyla Hamas ın ikna

edilmeye çalışılması ve Mahmut Abbas ın daha sıcak bakmaya çalıştığı Barış

için Barış (Peace for Peace) fikrinin hayata geçirilmesi için düşünülmüş bir

adımdan ibaret olup, barışın hangi yönde seyredeceği bariz olarak yavaş yavaş

ortaya çıkmaktadır. Başbakan ın Gazze ziyaretine, Batı Şeria yı da eklemesinin

ana nedeni bu sebepledir.

Dönemin Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat ile İsrail

Başbakanı Menehem Begin arasında ABD Başkanı Jimmy Carter nezaretinde Camp

David te üzerinde varılan anlaşma ile Sina yarımadası Mısır a iade edilerek,

bir bakıma bu ülkenin Filistin konusundaki politikasının değişik bir seyir

almasına neden olmuştur.

Nitekim, Camp David anlaşmasının daha mürekkebi

kurumadan, Filistin işgal toprakları üzerinde Gush Emunim Planı dahilinde,

Filistinlilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde Yahudi yerleşim birimlerinin

kurulması birden bire hız kazanmaya başlamıştır. ABD, Camp David ile fiili

olarak Mısır ı devre dışı bıraktıktan sonra, İsrail e yaptığı yardımları yüzde

iki yüz elli oranında artırmak suretiyle yeni yerleşim birimlerinin kuruluşuna

adeta çanak tutmuştur.

Filistin konusunda Madrid te başlatılan ve daha sonra

Washington da devam eden müzakerelerde ortaya konan ve Filistinliler tarafından

kabul görmeyen görüşler, şu anda Başbakan Erdoğan ın aracılığıyla yeniden

hayata geçirilmeye çalışılmaktadır.

ABD Başkanı Barack Obama, Başbakan Erdoğan ın Gazze ve

Batı Şeria ya yapacağı ziyaretle ilgili olarak Birleşmiş Milletlerin 242 nolu

kararına aykırı şekilde eski Sovyetler Birliği, Doğu Avrupa ve hatta

Etiyopya dan getirilen Falaşa Yahudileri başta olmak üzere işgal altındaki

Filistin topraklarına yerleştirilen mültecilerle ilgili statünün korunması,

Filistinlilerin kontrol altında tutulabilecekleri dar bir alana sığdırılmaları,

yurt dışında mülteci olan Filistinlilerin dönüşünün ise kesin olarak

engellenmesi hususlarında bilgi verdiği kuvvetle muhtemeldir.

ABD ve İsrail in işgal altındaki topraklarla ilgili katı

tutumları, Filistin sorununun çözüme kavuşmasının daha uzun bir dönem muallakta

kalacağının en belirgin göstergesidir.

Başbakan Erdoğan, tüm beklentilerin aksine, iktidarını

sürdürmesi adına ABD ye bazı tavizler vererek politik piramidal kazanımları amaçlayan

ve kamuoyu iradesiyle ters düşen bir politik yaklaşım içerisinde olması

düşündürücüdür. Başbakan, iç politikada ekonomik sorunlar, dış borç sarmalı

başta olmak üzere, akut boyutlara ulaşmış sorunlarda yeterli başarı

sağlayamamanın kaygılarını yaşarken,  dış

politikada değeri kendinden menkul maceralarla kamuoyunu kazanma amacındadır.

Cennet mekan Sultan Abdulhamid Han ın, Filistin

toprakları üzerinde bir Yahudi Devleti nin kurulma isteği üzerine 22 Eylül

1329 da Şeyh Abu Al-Şamat a gönderdiği mektupta, Ben, İslam a olduğu gibi,

Ümmet-i Muhammed e de, oyuz yıldan fazladır hizmet etmekte olan bir insanım.

Şayet böyle bir şey yaparsam, ecdadımın tarihini inkar etmiş olurum. demiştir.

Türkiye, ABD nin bölgedeki yanlı politikalarını aynen

benimsemesi durumunda, uzun vadede Ortadoğu konusundaki ilişkilerini zora

sokması kuvvetle muhtemeldir.