Başbakanın hatırlatmaları ve topluluğun ölümü

Abone Ol

Başbakan,

olması gerekenlerle ilgili zaman zaman hatırlatmalar yapıyor… Mesela “üç çocuk,

beş çocuk yapın” diyor ama Allah’ın tabii nizamı olan “ADİL (EKONOMİK) DÜZEN”

olmayınca, daha doğrusu “faizci, zinacı, sömürücü vahşi kapitalizm” var olduğu

sürece sözünü ettiği hatırlatmaların gerçekleşemeyeceğini bilmezden geliyor

veya bilmiyor…

Adil Düzen Çalışanı arkadaşımız Dr. Müh. Lütfi

Hocaoğlu bu hafta özellikle bu mesele üzerinde durdu, tıp doktoru ve bilgisayar

mühendisi arkadaşımızın önemli tespitleri var, bunları öncelikle yönetici

yetkililerin ve herkesin dikkatlerine sunuyoruz.

Başbakan’ın dediklerinden üç-beş çocuk yani nüfus

meselesi üzerinde duralım. Bir topluluğun nüfusunun çok veya az olması o kadar

önemli değildir, önemli olan nüfusun yaş durumudur. Bu durum nüfus piramidi

grafikleri ile görülür. İdeal olan, yaşlı nüfusun genç nüfustan az olması ve

piramidin gerçekten bir piramit şeklinde olmasıdır. Zaten bu nedenle nüfus

piramidi denmiştir. Oysa (AB’ye gireceğiz diye kuyruğuna takıldığımız) Avrupa

ülkelerine bakarsanız nüfus dikdörtgenleri görürsünüz. Bir topluluğun ileride

nasıl bir nüfus yapısında olacağı son yıllarda elde edilen verilerin

kullanılması ile ortaya konur. Buna nüfus projeksiyonları denir. Bu veriler yıl

içinde evlenme sayısı, boşanma sayısı, kadın başına doğum sayısı, ölüm sayıları

gibi verilerdir. Şu andaki nüfus piramidimize bakanlar bu nedenle büyük bir

yanılgı içindedirler. Oysa nüfus projeksiyonlarına bakanlar gerçekleri

görmektedirler. Başbakan’a da bu gerçek gösterilmiştir. Evlenme sayısı

azalmakta, boşanma sayısı artmakta, kadınlar ilk evliliklerini artık 30

yaşından sonra yapmakta, hattâ bu yaş 40 yaşına doğru kaymaktadır. Geç evlenen

kadınların yaratılış gereği doğurganlıkları düşük olmaktadır. Buna çözüm olarak

Başbakan ne yapsın Mevcut evli kadınlara yükü bindirmekte, üç çocuk, beş çocuk

demektedir. Ancak nüfus projeksiyon çalışmalarında artık bunun da yetmediği

görülmektedir. Bugünkü hızla giderse 20-30 sene içinde Türkiye Avrupa’nın

durumuna düşecektir. Artık nüfus yaşlanacak ve dinamik bir nüfusun yerini

statik bir nüfus alacaktır. TOPLULUK ÖLÜME GİDECEKTİR. Bu nedenle Başbakan

artık beş çocuk istemektedir. Oysa bu da çözüm değildir. Çünkü beş çocuk

doğuran kadınların çocukları da nikâhlanmayacak, doğurmayacak ve sonuç

değişmeyecektir. TOPLULUK ÖLECEKTİR. Toplumda aile iki sebepten dolayı

bitmektedir: Zinanın kanunla “HELAL” edilmesi, Kur’an ve İslâm’ın izin verdiği

evliliğin “HARAM” edilmesi. İşin acı yanı inananlarla inanmayanların -az

sayıdaki istisnalar dışında- bu iki konuda ittifak hâlinde olmalarıdır. Bu iki

sebep kadınların israf olmasına, onların doğurganlığının yok edilmesine sebep

olmaktadır. Bu nedenle mevcut evli kadınlar isterse on çocuk doğursunlar yine

TOPLULUK ÖLECEKTİR. Çünkü o on çocuk içinden yine çok azı büyüdüklerinde

evlenecek, çok azı çocuk doğuracak ve yine nüfus yaşlanacaktır. Matematikten

anlayan herhangi birisi eldeki verileri, eldeki istatistikleri kullanarak hesap

yaparsa bunu çok açık bir şekilde görecektir. Siz istediğiniz çareyi ortaya

koyun. İstediğiniz kadar üç çocuk, beş çocuk deyin, hattâ on çocuk deyin.

Vatandaş da size uysun ve dediğinizi yapsın. Yine sonuç değişmeyecektir.

Allah’ın helallerini haram, haramlarını helal ettiğiniz sürece hiçbir iyi

sonuca varamayacaksınız… Siz Allah’tan daha iyi bildiğinizi mi sanıyorsunuz ..

Öyle ise şimdiden geçmiş olsun. Bu vesileyle bir kere daha neden “ADİL

(EKONOMİK) DÜZEN” dediğimiz anlaşılmıştır inşaallah; ama anlamak için

“kör-sağır-dilsiz” olmamak gerekiyor.

Beş çocuk yapınız demekle kimse beş çocuk yapmaz,

evlenin dediğinizde de kimse evlenmiyor. Öyleyse ne yapacağız Yüz dairelik

apartman projesini yapacağız. Kamudan alt yapılı arsa alacağız. Halkımızın buna

iştirakini isteyeceğiz, 1000’er TL’lik hisse alacaklar. Yüz lojmanlı işyeri

apartmanı yapacağız. Lojmanlı işyerine ortak arayıp bulacağız. Allah’a ve

âhirete inanan eşler gelecekler, aş-iş-eş-ev sorununun halledildiği bu yerlere

yerleşecekler. Sonunda ne olacak İşte bunların nüfusu artacak, evlenmeyen ve

çocuk yapmayanlar elenip gidecekler, insanlık yeniden oluşacaktır. Bizim

müçtehit yetişme merkezinin hedefi, kendi kendine finanse olan yüz dairelik

apartmanları inşa etme şirketinin oluşmasını sağlamaktır.