Başbakana Açık Mektubumdur

Abone Ol

2012 yılında hayata geçen Genel Sağlık Sigortası var. Çalışmayanlar ve geliri olmayan insanları kapsayan bir yasa olarak ortaya çıktı. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından, gelir testine tabi tutuluyorsunuz. Ödeyeceğiniz aylık sağlık primini bu vakıf tarafından belirlenerek bir ay içerisinde, SGK’ya bildiriliyor. En azından yasa öyle söylüyor. Ama ne hikmetse işlemler öyle çalışmamaktadır. Hasbel kader, gidip hakkınızı aramadıysanız ve müracaatınız aktifleşmemişse, yandınız. Sizin gitmenizle, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı uyanmakta, gelir testini ayaküstü yaparak, müracaatınızı aktifleştirerek SGK’ya bildirmektedir. Size de; SGK’ya gitmeniz için birkaç gün içinde mesaj göndermektedir. Gittiğinizde sizi toplu ödeyeceğiniz yüklü bir miktar para beklemektedir. Oysa siz zamanında müracaat ettiniz, memur görevini yapmadığından dolayı, sizi yüksek bir borç beklemektedir. Memurun hatasını size ödettirmektedirler. İtiraz hakkınız var. Değişir mi bilemem. Milletin hakkını korumak için yola çıkan AKP; yapmış olduğu bu uygulamalarla gerçekten milletin hakkını mı korumaktadır.”Bak sana sahip çıkıyorum “ diye. Çaktırmadan gelir mi elde ediyor

İŞKUR tarafından iş bulunamayan ve hiçbir şekilde yaşı itibariyle çalışamayan/çalışamayan bir aile reisi nasıl toplu prim borcunu ödeyecektir. Bu insanla dalga geçmek değil midir Vergi borcu, kredi kartı borcu, esnaf odasına borcu, elektrik, su ve kira borcu olan bir kişiye kalkıp bir de genel sağlık sigortası borcunuz var demek, onu çekip vurmak değil midir Bir şey yapılıyorsa, işin sonunu mutlaka düşünmek gerekmektedir. Ben yaptım oldu mantığıyla hareket etmek doğru değildir. Binlerce insanın bu durumda borcu var ve ne yapacağını bilemeden yaşayıp gitmektedir. Sağlıktan faydalanması için çıkartılan bu yasadan, insanlar borçları olması yüzünden faydalanamamaktadır. Faydalanması gereken yasadan; yüksek borcundan dolayı vatandaş faydalanamamaktadır. 4 bakanın TBMM’de aldıkları rüşvet tartışılırken, kol saatinin hesabı sorulurken vatandaşın bu durumda olması ne kadar acı bir durum olduğunu başbakan ne zaman görecektir.

Taahhüdü ihlal hapis cezasından birçok insan kaçak durumda, birçok insanın gelir vergisi borcu var iş yerini kapatmış, taksitleri ödeyemez durumda. Bankalara olan borçları hiç saymıyorum. Sayın başbakan farkında değil misiniz Bunca insanın perişanlığından, Lütfen artık çıkacaksa bu yasalar çıksın. Birçok iş adamının borcu siliniyorsa neden bu insanların borçları sıfırlanmasın. Bu durum böyle devam ederse evde tuttuğunuz yüzde elli, en ufak kıvılcımla sokağa inecektir. Farkında mısınız Neden sosyal barışı sağlamıyorsunuz. İş bulmada sıkıntı çekiliyor, bankalar sıkıştırmakta, çocukların istekleri bitmiyor, ev kira buna elektrik su ve de telefon eklediğinizde bu insanlar ne yapacak ve nasıl yaşayacaklar sayın Başbakan. Fakir sofralarında iftar açmak mesele değil, mesele bu insanların sorunlarına çözüm bulmak değil midir İşi olmayan, çalışamayan birçok insan vergi barışından dolayı taksitini ödeyemememektedir. PKK sorununu hallederken, sosyal barışı ıskalamak ne derece doğrudur. İnsanlar ekonomik yönden, bileylenmektedir. Kahvehane köşelerinde artık ekonomi konuşulmaktadır Bu torba yasa en kısa sürede çıkmak durumunda. Uzaması gerginliğe sebep olacaktır. Vatandaşın ev sahibinden adeta kaçarcasına saklanması hoş bir durum oluşturmadığı açıkça görülmektedir. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nda görevini zamanında yapmayan memurlar varsa haklarında ivedi işlem yapılması gereklidir. Bu kişilerin hatasını neden vatandaşa çektirilmektedir. Memurun hatasından dolayı çıkan borçlar mutlaka silinmelidir. Hizmet alamadığınız sağlığın geçmişe dönük parasını ödemek, hangi vicdana sığmaktadır. Memur yüzünden zamanında tebliğ edilmeyen borcu ödemek ne kadar etik sayılır sayın Başbakanım. Bu insanların mağduriyetlerinin giderilinceye kadar bu işin takipçisi olacağız. Milli Görüş her zaman mağdur ve mazlumun yanında olacaktır.

SURİYE OLAYINI ÇÖZEMEZSEN TÜRKİYE ÇÖZÜLECEK

Ankara’da  Hacılar Mahallesi 882. Caddede ikamet eden bazı Suriyeli vatandaşlar, 15 yaşındaki bir mahalle sakinini bilinmeyen bir nedenle darp etti. Olayı duyan mahalleliler ile Suriyeliler arasında arbede yaşandı. Her yerde varlar, çocukları dilendiriyorlar. Parklarda oturuyorsunuz, sizi rahatsız ediyorlar. Bunların kamplarda olması gerekirken, nedense sokaklarda dolaşıp duruyorlar. Zaman zaman esnafı rahatsız ediyorlar. Hükümet bu olayı görmemektedir. Fakat bu sorun yavaş yavaş büyüyecek ve ateş olup, ortalığı yakacaktır. Bunu bugünden görüp, önlem alınmalıdır.