Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Arif Ersoy, günlerdir gündemi meşgul eden heykel tartışmalarını sert bir dille eleştirerek, "ülkenin temel sorunu olan yoksulluk ve fakirlikle ilgili tek bir kelime edilmezken günlerdir heykeli tartışıyoruz" dedi. Başbakan Erdoğan‘ın da heykel tartışmalarının içinde yer almasını manidar bulduklarını ifade eden Ersoy, "kentteki sanat kentlileri ilgilendirir. Kitlelerin temel sorunu olan yoksulluk ve fakirlikle mücadele dururken Başbakan Erdoğan‘ın heykelle uğraşmasını fevkalade yanlış buluyoruz" eleştirisinde bulundu.
Parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında hükümetin uyguladığı ekonomi politikalarına ve gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Arif Ersoy, gündemdeki heykel tartışmalarına dikkat çekti. "Günlerdir Türkiye heykel tartışmaları ile meşgul ediliyor. Oysa ülkenin tartışılması gereken çok büyük sorunları var. Yoksulluk ve fakirlik bunların başında geliyor" diye konuşan Ersoy, hükümetin uyguladı ekonomik politikaların kitleleri yoksullaştırdığını vurguladı.
AKP‘nin ekonomisi rantiyeciyi zenginleştiriyor, kitleleri fakirleştiriyor
Bir ülkenin ekonomisinin doğru yolda olup olmadığını istihdam verileri ile paylaşımdaki adaletten anlaşılabileceğini dile getiren Ersoy, şöyle konuştu: "Bir ülkede işsizlik düşüyor, üretim artıyor ve paylaşım adilse o ekonomi iyiye gidiyor demektir. Ancak Türkiye‘de durum hiç de iç açıcı değildir. İşsizlik ülkemizde kronikleşmiş bir sorun olmaya devam ediyor. Gelir paylaşımındaki adaletsizlikten dolayı bir avuç rantiyeci zenginleşirken kitleler yoksullaşıyor"
Türkiye, kasten fakirleştirilmiş zengin bir ülkedir
Türkiye‘nin aslında yoksul bir ülke olmadığını, kasten veya gafletle fakirleştirilmiş zengin bir ülke olduğunun altını çizen Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ersoy, ekonomi büyürken kitleleri fakirleştiren temel unsurun, 2001 krizinin ardından uygulanmaya konulan ve AKP hükümeti tarafından da harfiyen uygulanan IMF patentli Fischer-Derviş ekonomi modeli olduğunu kaydetti. "Bu model sorun çözme kapasitesini yitirdi. Demode oldu. Artık sorun üretmektedir" diye konuşan Ersoy, geniş kitleleri yoksullaştıran bu sistemden biran önce vazgeçilerek yerine adil ekonomik düzen temel esas alınarak ortaklık ekonomisine geçilmesini istedi.
Adil bir dünya ‘Adil Ekonomik Düzen‘ ile kurulabilir
Saadet Partisi‘nin milletin dünya görüşü, değer ölçüsü ve tarihi birikiminden hareketle geliştirdiği Adil Ekonomik Düzen‘in üretimi artırarak ve paylaşımda adaleti sağlayarak halkı yoksulluk ve sefaletten kurtaracak tek sistem olduğunu anlatan Arif Ersoy şöyle konuştu: "Saadet Partisi iktidarında uygulayacağımız Ortaklık Ekonomisi‘nde; kamu kaynakları israf edilmeyecektir. Haksız vergi olmayacaktır. Üreticiye ve çalışana faizsiz kredi verilecektir. Ortaklık Ekonomisi devlet tekeline dayanan baskıcı sosyalizm ve sermaye tekeline dayanan faizci kapitalizmin alternatifi olan ilmi ve fıtri bir düzendir. Bu düzenle Türkiye on sene içinde Japonya ve Almanya‘nın seviyesine gelecektir"
Her 5 kişiden 1‘i yoksul
Türkiye‘de uygulanan yanlış ekonomi politikalardan dolayı kitlelerin yoksullaştırılma sürecinin devam ettiğini vurgulayan Ersoy, TÜİK verilerine göre 2009 yılında ülkedeki yoksulların sayısının 0.97 puan artarak yüzde 18.08‘e çıktığını belirterek, "Bu oran 2008 yılında yüzde 17.11 dolayındaydı. Başka bir ifade ile mutlak anlamda yoksul olan insanımızın sayısı 12,7 milyon dolayındadır. Yaklaşık her beş kişiden biri yoksul durumdadır" dedi.
Kentlerdeki ve kırsal yörelerdeki yoksul nüfus verilerine de işaret eden Arif Ersoy, şunları kaydetti: "kentlerde yaşayan insanlarımızın yaklaşık yüzde 10‘u yoksul durumdadır. Hane halkı nüfusunun artışına bağlı olarak yoksulluk da artmaktadır. 2-4 kişiden oluşan hane halkının yüzde 9.65 yoksul olmasına karşı, hane halkı sayısı 7 ve daha fazla olanlardan yoksul olanların oranı yüzde 40.05 dolayında seyrediyor. Kırsal yörelerde ise 2008 yılında yüzde 34.62‘si yoksuldu. Bu oran 2009 yılında yüzde 38.69‘a yükselmiştir"