Geçenlerde bir özel TV deki programda izledim.
Star Gazetesi yazarlarından Fehmi Koru ilginç
değerlendirmeler yapıyordu..
Mesela; Başbakan, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan o
Tezkere nin reddini neden hâlâ sindiremiyordu
Biliyorsunuz, AKP Hükümeti tarafından 25 Şubat 2003 de
TBMM ye sunulan ve tam adı Türk Silahlı Kuvvetleri nin yabancı ülkelere
gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye de bulunması için Hükümet e
yetki verilmesine ilişkin başbakanlık tezkeresi yapılan oylama sonucunda
reddedilmişti..
Recep Tayyip Erdoğan AKP Genel Başkanı, Abdullah Gül
Başbakandı..
İyi hatırlıyorum; Erdoğan ne kadar kurmayı varsa tümünü
alarak Meclis kulisine çıkarma yapmış, oylamayı saniye saniye takip etmiş,
yoğun kulis faaliyetlerinde bulunmuştu
Ama buna rağmen, ABD askerlerinin Irak ı işgal ederken Türk
topraklarını kullanmasını öngören tezkerenin geçmesine yetmemişti, bütün bu
çabalar
Nihayetinde, yapılan oylamaya 533 milletvekili katıldı, 250
ret, 264 kabul, 19 çekimser oyu kullanıldı. Ancak, Anayasa nın 96. maddesinde
öngörülen salt çoğunluğa ulaşılamadı. Bu durumda, tezkere kabul edilmemiş
sayıldı.
Tezkere nin kabul edilmemesi için Necmettin Erbakan ın ve
Saadet Partisi nin yoğun faaliyetlerini unutmamak lazım Baştaki soruya tekrar
dönecek olursak;
AKP Genel Başkanı Erdoğan, o Tezkere nin reddini neden hâlâ
sindiremiyordu
Fehmi Koru bu soruya ilginç bir mukâbelede bulundu:
O oylamada 100 kadar AKP milletvekili red oyu kullandı.
Herhalde sayın Başbakan ın tahammülsüzlüğü bundan
Koru bir iddiada daha bulundu, aynı programda: O tezkere
kabul edilseydi bugün belki de AKP olmazdı
Programın katılımcılarından, Habertürk Gazetesi Dış Haberler
Müdürü Soli Özel in bir cümlesi çok daha dikkat çekiciydi:
Elbette, o zaman TSK da K. Irak a girseydi, kendine daha
güvenen bir Ordu olurdu ve bugünkü tablo da olmazdı
Her iki açıklama da bana ilginç geldi.
Yoksa, ben mi kafamda büyütüyorum
Bu yaklaşımlar çok önemsiz de ben mi hassasiyet
gösteriyorum, acaba
milligazete.com.tr den
- Benim anlamadığım nokta şu ki; bu terör örgütü hedefleri
uğruna eline silah almıştır. Peki, şimdi bu hedeflerinden vazgeçtiği için mi
silah bırakıyor Ya da bu hedeflere savaşmadan ulaşabileceği zemin, ortam veya
iktidar mı var yönetimde Neyin karşılığı silah bırakıyorlar Buna karşı biz ne
veriyoruz (MUSTAFA)
- Biz 750 gr. lık bebeğe ana sütü verilmesin demiyoruz ki!
Belli bir anne o çocuğu emzirebilir, onun sütannesi olur, çok da iyi olur. Ama
sayısız anneden alınan sütler karışırsa çeşitli çocuklara verilirse veya mama
firmaları bir müddet sonra bu sütleri bir şekilde alıp mamaya katıp yüzbinlerce
çocuğa verirse nesep bozulmaz mı Bizim korkumuz bu ve bunun olması Türkiye de
çok kolay. (NAKİ ATEŞ)
- Anne Sütü Bankası ertelenmişmiş! Bu çalışma öncesi bu
şuursuz yetkililer bu uygulamanın dinen sakıncalı olduğunu bilmiyorlar mıydı
Elbette biliyorlardı ve bunu Sayın Başbakanın İnsanların Gazını Aldık sözünü
yeniden test etmek için yaptılar. Milli Görüş ün gazını almaya gücünüz
yetmeyecektir. Bu geri adım da Milli Görüş ün gücünün göstergesidir. Bu konuda
sessiz duran Sayın Başbakan, herhalde yine masum rolünü oynayacak! (MİLLİ
GÖRÜŞÇÜ)
- Sayın Bakan, bizler hangi ülkede yaşıyoruz Mahkûmiyetin
anlam ve manası nedir ki böyle bir cümle kuruyorsunuz Tüm insanlar
yaptıklarını ve konuştuklarını görmedikçe, yaşamadıkça bu dünyadan ebedi ahiret
hayatına gitmeyecektir. Her şey bir yana Bakanın bu konuşması ve üslûbu hiç
yerinde olmamıştır. Gerçekten kendileri bizlerin yerinde olsalardı asgari
ücrete mahkûm olurlar mıydı (M.GÜLER)
Daha geniş bir eğitim şûrası toplanmalı
Eğitimde ben yaptım oldu dayatmasına artık son
verilmelidir. Eğitimde sürdürülebilir iyileştirme ve başarıyı yakalamamız
gerekiyor. Eğitimde 2023 ve 2071 vizyonuna uygun projeksiyonel bir yol
haritasına ihtiyaç vardır. Bunun için de tıpkı yeni Anayasa çalışmasında olduğu
gibi herkesin altına imzasını atacağı bir eğitim reform paketi hazırlanmalıdır.
Tüm partilerin, sendikaların, ilgili sivil ve kamu kuruluşlarının içinde yer
aldığı yeni ve büyük bir Milli Eğitim Şurası yapılmalıdır. Önümüzdeki elli
yılın eğitim politikalarına yön verecek ortak kararlar burada alınmalıdır.
(GÜRKAN AVCI)
Kitap notu
Konuşmalarını, koşuşturmalarını, hitabetini, gayret ve
çabasını ilgiyle izlediğim Ekrem Şama nın, İnsanlar ve Mallar isimli kitabı
Gonca Yayınevi nden çıktı.
Şama, kitabı hakkında, Bu dünyada gerçek insanlar yaşadı.
Malı, şöhreti ve şehveti hırsının tatmini için değil, helalinden insanlık için
kullandılar. Çığır açtılar. Dimdik yaşadılar, dimdik öldüler. Dünya durdukça
hayırla anılacaklar. Bu dünyada adları insan olup, serveti, şöhreti, şehveti
sırtlarında taşıyanlar da yaşadılar. Yaşadılar ama, kamburlu olarak.. diyor.
Şama nın kitabında, gerçek ve ibretlik hayat hikayeleri ile,
artıların en üstündekiler ve eksilerin, en altındakilerden birer demet var
Tavsiye ederim
NOT: Bugün 11 Mart
2013 Pazartesi İktidar ve TBMM de grubu bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve
sivil anayasa vaadini yerine getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı.
Du bakali n olacak Takipçisiyiz