Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih‘in, yetkilerini devrettiği Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) barış planına imza atmasına rağmen, Taiz kentinde son 4 günde yaşanan çatışmalarda 30 kişi öldü.

Salih‘in yetkilerinden vazgeçmesinin ardından muhalefetin bir yandan yeni hükümeti kurma çalışmaları devam ederken diğer yandan yaşanan protesto gösterileri ve silahlı çatışmaların hedefinde KİK planı bulunuyor.

Meydanlarda kurulan çadırlarda eylemlerini devam ettiren ‘‘gençlik‘‘ grupları imzalanan KİK planından rahatsız. Gösterilerin teması, KİK planı ile Salih ve ailesiyle birlikte birçok devlet görevlisine dokunulmazlık verilmesi olurken, gençler arasında muhalif parti liderlerinin kendilerine ihanet ettiği görüşü ağırlık kazanıyor.

Salih‘in yetkilerini devralan Abdurabbu Hadi‘nin başbakanlığa atadığı muhalif lider Muhammed Selim Basindva, iktidar partisi ve muhalif partiler arasında paylaşılan bakanlıklardan memnun olduğunu aktarırken, Taiz‘de güvenlik güçleri ile muhalif aşiretler arasındaki silahlı çatışmaların sürece zarar verdiğini söyledi.

Siyasi kulislerde geçiş sürecinin ‘‘diken üstünde‘‘ devam ettiği ve çatışmalarda hayatını kaybeden sivillerin, mutabakata varılan KİK barış planı ruhuna zarar verdiği görüşü paylaşılıyor.

-Kuzeyde Hutiler, güneyde muhalif kabileler-

Başkent Sana‘da siyasilerin demokratik yollarla krizi atlatma çabaları sürerken, Yemen‘in sorunlu bölgelerindeki devlet otoritesinin zayıf olması 21 Şubat‘ta yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi endişe yaratıyor.

Yemen‘in kuzeyindeki Saada bölgesinde yaşayan Hutilerin, bölgedeki Selefi Müslümanlar üzerinde silahlı baskı kurması ve yaşanan ‘‘mezhep çatışmalarında‘‘ birçok Sünni Müslümanın öldürülmesi sınır ülkesi Suudi Arabistan‘da endişe yaratıyor.

Suudi yönetimi bölgede siyasi otoritenin kaybolmasından faydalanan Hutilerin ‘‘Şii propagandası‘‘ yapmasından rahatsız. Taiz‘deki silahlı kabile çeteleri ile Aden, Abyan ve Zincibar bölgelerindeki ‘‘ayrılıkçı sosyalist‘‘ ve El Kaide yanlısı oluşumlar ise seçim öncesi bölge güvenliği hakkında soru işaretleri oluşmasına neden oluyor.

Bazı siyasiler ve devrim hareketlerine yön veren aktivistler, belirlenen tarihin seçim için kısa ve yetersiz olduğu görüşünü paylaşırken, teknik hazırlıkların yanı sıra güvenlik yönünden de bu takvimin yanlış olduğu söyleniyor.

-Geçiş hükümeti tamam ama askeri irade ne olacak-

Başbakanlığa getirilen muhalif lider Basindva ile iktidar partisi arasındaki hükümet kurma çalışmalarında sona gelinirken, Salih‘in oğlu Ahmed Ali Salih‘in hala ordunun başında olması askeri vesayetin devam edeceği ve siyasiler üzerinde baskı kuracağı görüşlerine yol açıyor.

Başkan vekili Hadi liderliğinde sürdürülen geçiş süreci, ilerleyen günlerde Mısır‘da yaşanan ve hükümetin orduya istifası ile sonuçlanan benzer bir kargaşaya sebep olabileceği uyarısı ile karşı karşıya kalıyor.

Hadi ve Basindva yaptıkları açıklamalarda sık sık geçiş sürecinin çok kırılgan olduğunu ifade ederken, yaşanacak olumsuzluklardan önce taraflara sağduyulu olma çağrılarında bulunuyor.

Öte yandan Ahmed Ali Salih‘e bağlı muhafız güçlerinin hala Salih‘ten emir aldığı yönündeki iddiaların, ilerleyen günlerde Yemen‘deki demokratik geçiş çabalarına darbe vurabileceği ve seçimlere gidilmeden yeni bir çatışma ortamı oluşabileceği de medya ve yazılı basında tartışılan konular arasında yer alıyor.

Muhabir: Haber Merkezi