Bari susun!

Abone Ol

TÜRKİYE iş yapmaktan çok konuşmakla meşhur bir memleket. Tam bir gelişmekte olan ülke. İdarecisi de, siyasetçisi de aynı kafaya sahip. Akılcı bir toplum olmamamızdan ötürü içi boş ancak büyük laflar kamuoyunda daha fazla kabul görüyor. Sorgulayıcı değiliz, kıyas yapamıyoruz ve balık hafızayla malulüz. Öyle olunca da, siyasetçilerin anlık “artistik” demeçlerinin hesabını soramıyoruz bile.

Yunanistan’ın IMF’ye olan 1.6 milyar avro borç taksidini 30 Haziran’a kadar ödemesi gerekiyordu ve ödeyemedi. Kreditörlerinin şartlarını kabul etmemeyi 5 Temmuz’da referanduma götürme kararı aldı. Halkın vereceği cevaba göre hareket edecek. “Hayır” sonucu çıkarsa, IMF 6 Temmuz’da Yunanistan’ın temerrüde düştüğünü, yani iflasını açıklayacak.

1.6 milyar avronun TL karşılığı yaklaşık olarak 5 milyar lira yapıyor, eski parayla 5 katrilyon diyelim. Meşhur “IMF’ye 5 milyar dolar borç veriyoruz” yılan hikayesi gibi Yunanistan meselesi de bizim Bakanlara dert oldu. Türk ekonomisindeki falsoları halka göstermemek ve “ne kadar da iyi durumdayız” propagandası için hiçbir fırsatı kaçırmayan Sayın Bakanlar, hangi akla hizmetse “Yunanistan’a yardım edebiliriz” yarışına girdiler.

Bunun adı aslında ucuz siyasetten başka bir şey değil. Halkı kandırmakla alay etmek arasında gidip gelen bir seviyesizlik yetmezmiş gibi, sanki üstüne vazifeymiş ve imkanı varmış gibi “yardım edelim” şovu! Aynı akıl ve mantıkdışı durumu “IMF’ye 5 milyar dolar borç vereceğiz” absürdlüğünde de görmüştük.

Türkiye’yi tanımayan birisi bu “yardım” açıklamalarını duysa, parayı koyacak yer bulamadığımızı, herkesin abad olduğunu, işçinin, memurun, emeklinin, esnafın, çiftçinin bir elinin yağda bir elinin balda olduğunu sanacaktır kesin. Halbuki, Türk ekonomisinde yüzü gülen sınıflar bellidir. Paradan para kazananlar, yani rantiye, yani bankalar, sırtını devlete dayamış müteahhitler ve iktidarı ihya ettiği yeni zengin sınıf, yeni muhafazakarlar!

Her sene memur maaşı pazarlıklarında buçuk puanların hesabını yapan sanki başkasıymış gibi “IMF’ye borç”, “Yunan’a yardım” havası atanların bir tek kendi vatandaşlarına faydası dokunmuyor, ne garip… “Fazla zam verirsek Yunanistan gibi oluruz” sözünü duyduk bu siyasetçilerden, ancak onlar sanki bu sözleri söyleyen başkasıymış ve orası başka bir ülkeymiş gibi çıkıp zekamızla dalga geçebiliyorlar. Bu ne yüzü kızarmaz bir siyasetmiş böyle!

Memur maaş zammı yılın ikinci yarısı için yüzde 3 olacaktı. Enflasyon farkı yüzde 1.76 oldu ve bunla birlikte maaşlar yüzde 4.76 zamlandı. Aleme caka satmayı bilenlerin verdiği maaş zammı yüzde 4.76! 5 bile değil! En düşük memur maaşı 2 bin 97 liradan 2 bin 191 liraya yükselmiş; artış tam 94 lira! Gıdadaki mevsimsel düşüşü enflasyon düşüyormuş gibi değerlendirmek kolay, başka neyin fiyatı azalıyor Türkiye’de Hayat pahalılığı, yaşamanın maliyeti bu zamları çoktan yiyip bitirecek bile…

Yunan’a yardıma heveslenenler, kendi memuruna, emeklisine bile deva olamıyor ama maaşallah halkı ahmak yerine koyarcasına konuşmaktan hiç de geri durmuyorlar. Tamam, halkı enflasyona ezdirmeyecek zamları vermeye muktedir değilsiniz, bari susun da günaha girmeyin!