Bardağı taşıran damlalar!

Abone Ol

Fransa da yaşanan olayları nasıl değerlendirmek lazım

Herhalde "Bardağı taşıran damlalar" değerlendirmesi en doğru değerlendirme olacaktır.

Yıllardır üst düzeyde bir takım göstermelik "Dinlerarası diyalog" ya da "Hoşgörü" toplantıları yapılsa da tabanda önemli sorunlar yaşandığını herhalde kimse inkar edemez.

Özellikle İslâm dünyasına bakışta yaşanan sıkıntılar, Fransa da yaşananların temelini oluşturmaktadır.

Yıllardır aşağılanan, horlanan, adam yerine konulmayan ve sürekli sömürülen kitleler için "Ayak takımı" gibi ifadeler kullanılması hiç şüphesiz "Bardağı taşıran damlaları" oluşturmuştur.

Böylesine istenmeyen gelişmeler olduğunda, hemen bir özür dilenerek olay yatıştırılacağına, daha sert önlemlere başvurarak mağdurları köşeye sıkıştırmaya çalışmak elbette olumlu sonuç vermez.

Hiç şüphesiz Fransa başlayan olayları bastırabilecek güce sahiptir.

Ama olayları bastırıyorum derken daha büyük olayların temelini oluşturacak adımların atılmış olmasından da ciddi olarak kaygılıyız.

Aşağılayıcı bir ifade karşısında bu denli tepki koyan kitleler daha sert önlemleri herhalde sineye çekmek istemeyeceklerdir.

Belki baskı ve zor kullanma karşısında kitleler köşesine çekilecek ama aradaki sorun hiçbir zaman çözümlenmiş olamayacaktır.

Yapılacak en doğru iş insanların inançlarına saygı göstermektir.

Başka insanlara kendi inançlarını kabul ettirmeye çalışma yerine onların inançlarını diledikleri gibi yaşamalarına imkan ve fırsat tanımak Fransa ve benzeri ülkeler için daha pratik bir çözümün kapısını aralayacaktır.

Bugün Fransa da yaşananlar yarın Avrupa nın bir başka ülkesinde rahatlıkla yaşanabilir.

Hatta ABD bu tür gelişmelere gebedir.

Gelişmiş ülkeler maddi güçlerine güvenerek bardağı o kadar çok zorladılar ki!

Biz güçlüyüz ne kadar koysak alır zihniyeti ile bardağa yüklendiler de yüklendiler.

Ve nihayet bardak taştı!

Önce bardağı alabileceğinden fazla doldurup sonra da bardak taştı diye şikayet etmenin bir anlamı olabilir mi

Fransa şimdi isyanları oynayan kitlelere insanca davranmış olsaydı olaylar bu boyutlara ulaşır mıydı

Rüzgar ektiler, fırtına biçiyorlar.

Yakınmaya, şikayet etmeye hiç mi ama hiç hakları yok.

Aslında tüm dünyada estirilen bu baskı ve zulüm terörüne karşı ilk tepkinin Fransa dan gelmiş olması bizim için şaşırtıcı olmadı.

Tepkilerin giderek yayılması da sürpriz olmayacak.

Biz inanıyoruz ki zulm ile abad olmak mümkün değildir.

Nerede zulme dayalı bir sistem varsa mutlaka yıkılmaya mahkumdur.