Barbarların medeni diye sunulduğu bir dünyada yaşamak!..

Abone Ol

Hıristiyan dünyası tarihin hiçbir döneminde Müslümanlara

karşı hoşgörü ile yaklaşmamış, onların farklılığını kabul etmemiş ama

Müslümanlardan kendilerine karşı hoşgörü beklemiştir. Hıristiyan dünyasına göre

Müslümanlar barbardır, onların katledilmesi, yeryüzünden yok edilmesi gerekir.

Hatta bir Hıristiyan tarafından yazılmış olan Haçlı Seferleri kitabında

acıkan askerlerine bir Haçlı komutanın Canlı Müslüman bulamazsanız ölülerini

pişirip yiyin emri verdiği, bu seferlere katılmış Haçlı ordusundaki askerlerin

hatıralarına dayanılarak yazıyor oluşu dikkat çekicidir. Ama bu hatırayı

aktaran kitapta Müslümanlardan Barbar Türkler şeklinde bahsediliyor. Yani,

kendi askerlerine Müslümanların ölülerini yiyebilecekleri emrini verenler

barbar olmuyor da Müslümanlar barbar olarak nitelendiriliyordu. Bu arada

Avrupa da genel olarak Türk kelimesinin Müslüman karşılığı olarak

kullanıldığını hatırlatmakta yarar var.

Bunları tarihin derinliklerinde kalmış bazı olayları

gündeme taşımak adına hatırlatıyor değilim. Yüzyıllar boyu dünyaya her alanda

örnek olmuş, bugün var olan Batı medeniyetinin temellerini atmış Müslümanları

barbar ilan edenlerin ülkemiz insanına ulaşılması gereken hedef olarak takdim

edilmiş olmasına, yani, medeniyetin temelini atmış bir medeniyetin mensupları

için barbarların ulaşılması gereken ideal hedef olarak sunulmuş olmasındaki

çelişkiye dikkat çekmek istiyorum. Artık barbarları örnek kabul eden bir

anlayışa nasıl sürüklendiğimizin muhasebesini yapma zamanının geldiğini

düşünüyorum. Bu muhasebeyi yapmadığımız sürece beyinlerimize kazınmış olan

birtakım yanlışlardan kurtulmamız, kendi özümüze dönme yönünde harekete

geçmemiz mümkün olmayacaktır. İslamiyet i gerileme sebebi olarak takdim

edenlerin İslam dünyasında birtakım zayıf karakterliler üzerinde etkili olması

sonucu kendi medeniyet değerlerinden utanan bir kesim oluşturulmuş olduğunu

görmek durumundayız. Bunu görmeliyiz ki, hâlâ İslam dünyasında adaletin

teessüsü için Batı yı örnek almak gibi çarpık anlayıştan kurtulalım. Bunu görüp

yeni bir değerlendirmeye yönelemediğimiz sürece dünyanın her köşesinde

katledilen, evleri başlarına yıkılan ve doğup büyüdükleri yurtlarından

sürülenlerin neden Müslümanlar oluşunun gerçek sebebini göremeyiz. Mısır da

seçilmiş bir yönetime yönelik darbecilere ABD ve yandaşlarının neden destek

verdiğini anlayalım. Bununda ötesinde darbeciler tarafından bin 200 ün

üzerindeki İhvan mensubunu idam cezasına çarptırılmış olması karşısında

Hıristiyan dünyasının sessiz kalışının sebebini de doğru olarak görebilelim.

Görelim ki artık Batılılar Müslümanların kökünü ya doğrudan kendileri kazımaya

çalışıyorlar ya da Müslüman ülkelerdeki yandaşları eliyle bu işi yaptıklarını

bütün çıplaklığı ile anlayalım. Yani barbar Batılıların Müslüman kanına

doymadıkları/doymayacaklarını tespit edelim.

Batı Afrika da yaşananları, Myanmmar da Budistlerin

Müslümanlara yönelik katliamlarını, Libya da, Irak ta, Suriye de, Pakistan da,

Bangladeş te yaşananların gerçek sebebini görelim. Artık, barbarların İslam ın

adaleti esas alan medeniyetine tahammülleri olmadığını, bunu yok etmekten

vazgeçmeyeceklerini anlayalım. Filistin de Müslümanların kendi yurtlarında

nasıl hapishane hayatı yaşadıklarının farkına varalım, bu katliam ve zulme

barbar Batı nın kayıtsızlığını doğru değerlendirelim. Yeryüzünde Hakk ın karşısında

tüm renkleri ile batılın tek cephe oluşturduğunu, bu cephe karşısında da

Müslümanların vakit geçirmeden tek cephede toplanması gerektiğini idrak edelim.

Edelim ki, batıl cephesi kendisini karşı konulamaz bir güç olarak görme

sevdasından vazgeçsin. Bunun için hakka tabi olanların batıl cephesi

karşısındaki psikolojik eziklikten kurtulması, gerçek barbarların batıl

cephesinde toplandığının görülmesi yeterlidir.

Kısacası, artık barbar Batı dünyasının katliamları

karşısında üzüntü duymak, gözyaşı dökmekten kurtuluşun yolunun İslam dünyasının

birliğinden geçtiğini idrak etmek durumundayız. Yoksa gözyaşı dökmeye devam

ederiz. Elimizden de başka bir şey gelmiyor ezikliğini yaşamaya devam ederiz.