Merkez Bankası‘nın zorunlu karşılık oranlarını üst üste artırmasına rağmen, bankacılık sektörü millete kolay kredi vererek faize iyice bulaşmasının önünü açtı.

Katılım bankaları hariç bankacılık sektörünün kredi hacmi son 1 yılda yüzde 43 artarak 517 milyar lirayı aşarken, toplam mevduat da yüzde 23 artış gösterdi.

Merkez Bankası‘nın zorunlu karşılık oranlarında üst üste yaptığı artışlara rağmen bankacılık sektörünün kredi hacmi genişlemeye devam ediyor. Katılım bankaları hariç bankacılık sektörünün kredi hacmi son 1 yılda yüzde 43 arttı, 28 Mayıs 2010 tarihinde 360 milyar 621 milyon 372 bin lira olan kredi hacmi, bu yıl 27 Mayıs itibariyle 517 milyar 151 milyon 823 bin liraya çıktı.

Kredi hacminde yıl başından bu yana kaydedilen artış ise yüzde 14 oldu. Kredi hacmi 31 Aralık 2010 itibariyle 452 milyar 664 milyon 873 bin lira düzeyindeydi.

Merkez Bankası Ekim 2008‘de derinleşmeye başlayan küresel krizin piyasalarda yol açtığı sorunları azaltmak amacıyla Türk parası ve döviz likiditesine yönelik alınan tedbirlere ek olarak zorunlu karşılık oranlarını 5 Aralık 2008 ve 16 Ekim 2009 tarihlerinde yabancı para yükümlülükler için 2 puan, Türk parası yükümlülükler için de 1 puan düşürerek, sırasıyla yüzde 9 ve yüzde 5 olarak belirlemişti.

Banka, 14 Nisan 2010 tarihinde kamuoyuna açıkladığı para politikası çıkış stratejileri çerçevesinde de döviz likiditesine ilişkin sağlanan imkanların ölçülü ve kademeli olarak kriz öncesi seviyelere getirilebileceğini, likidite açığının belirgin şekilde azalması ve kredi koşullarının iyileşmesi halinde Türk parası ve yabancı para zorunlu karşılık oranlarının ölçülü ve kademeli olarak artırılabileceğini, makroekonomik ve finansal riskleri azaltıcı bir politika aracı olarak zorunlu karşılık oranlarının daha aktif bir şekilde kullanılabileceğini ifade etmişti. Bu çerçevede zorunlu karşılık oranları 1 Ekim 2010 tarihli yükümlülük döneminden geçerli olmak üzere Türk parasında 0,5 puan artırılarak yüzde 5,5‘e, yabancı parada da 1 puan artırılarak yüzde 11‘e yükseltilmiş ve piyasadan yaklaşık 2,1 milyar lira ile 1,5 milyar doların çekileceği öngörülmüştü.

Merkez Bankası, bu karara rağmen kredi hacminin artması üzerine Türk parası zorunlu karşılık oranını 12 Kasım 2010 yükümlülük döneminden geçerli olmak üzere yüzde 6‘ya yükseltmiş ve böylece piyasanın likiditesinin 26 Kasım 2010 itibariyle yaklaşık 2,1 milyar lira azaltılacağını ifade etmişti. 17 Aralık 2010 tarihinde de TCMB, bankacılık sektöründe genel olarak borçların vadesinin varlıkların vadesinden daha kısa olmasının, sektörü likidite ve faiz riskine maruz bırakarak bankacılık sisteminin şoklara karşı hassasiyetini artırması nedeniyle Türk lirası zorunlu karşılık oranlarını mevduatların vade yapısına göre farklılaştırarak; vadesiz, ihbarlı mevduatlar, özel cari hesaplar, 1 aya kadar vadeli mevduatlar, katılma hesapları ve mevduat, katılım fonu dışındaki diğer yükümlülüklerde yüzde 8, 3 ve 6 aya kadar vadeli mevduatlar, katılma payı hesaplarında yüzde 7, 1 yıla kadar vadeli mevduatlar, katılma hesaplarında yüzde 6, 1 yıl ve 1 yıldan uzun vadeli mevduatlar, katılma hesapları ve birikimli mevduat, katılma hesaplarında yüzde 5 olarak belirledi.

Kredilerde artış sürdü

Merkez Bankası‘nın bu düzenlemelerine rağmen kredi hacmi artmaya devam etti. Bankanın piyasadaki sıcak parayı azaltmaya yönelik bu kararlarına rağmen, bankacılık sektörünün kredi hacminde artış hala devam ediyor. Katılım bankaları hariç bankacılık sektörünün kredi hacmi son 1 yılda yüzde 43 arttı ve 27 Mayıs itibariyle 517 milyar 151 milyon 823 bin liraya çıktı.

Bankalardaki toplam mevduat da sert iniş ve çıkışlara rağmen son 1 yılda yüzde 23 oranında arttı. Geçen yıl 28 Mayısta 483 milyar 146 milyon 67 bin lira düzeyinde hesaplanan toplam mevduat, bu yıl 27 Mayıs itibariyle 592 milyar 911 milyon 469 bin lira oldu.

Muhabir: Haber Merkezi