Bangladeş nereye?

Abone Ol

Bangladeş, yaklaşık 171 milyonluk nüfusuyla Güney Asya bölgesinde üçüncü, dünyada ise sekizinci en kalabalık ülkedir. Ama yüzölçümü olarak oldukça küçüktür. Bu kadar nüfus 147.5 kilometrekare bir alanda yaşamaktadır. Ama günümüzde -tıpkı ilk devirlerde olduğu gibi- nüfus en büyük güçtür. Bunun için Bangladeş çok önemli bir coğrafyada önemli bir İslam ülkesidir. Ama ne yazık ki bağımsız bir devlet oluşundan beri bir türlü halkıyla barışık bir iktidar yüzü görmemiştir.

Geçtiğimiz günlerde önce bir öğrenci hareketi olarak başlayan protestolar çok kısa bir zamanda bir halk ayaklanmasına dönüştü. Daha önceki gösterileri şiddet kullanarak bastıran ordu bu kez devreye girmedi. Tarafsız kaldı. Bundan önce Mısır’da Hüsnü Mübarek’e karşı başlatılan halk ayaklanmasında Mısır ordusunun takındığı tavrı bu kez Bangel ordusu takındı. Bunun üzerine ülkeyi 15 yıldır yöneten Bangladeş Başbakanı Hasina istifa etti ve daha önce hizmet ettiği Hindistan’a kaçtı. Kaçan tabii olarak sadece başbakan değildi. Onunla birlikte birçok bakan ve milletvekili de Hindistan’a kaçtı. Bir kısmı da kaçmak üzere iken havaalanında yakalandılar. Bir yönetim düşünün kendi halkı ile savaş halinde olan baş düşmanı Hindistan ile dost. İşte İslam dünyasının genelde hali bu. Yönetimler kendi varlıklarını sürdürmeyi halkın inançlarını yüceltme ve onlara hizmette değil, emperyalist kâfirlere hizmette görüyorlar. 

Şu an, Bangladeş Cumhurbaşkanı Şahabuddin duruma vaziyet etmektedir.  Topladığı Milli Güvenlik Kurulu’nda Genelkurmay Başkanı, Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanlarının yanında Cemaat-i İslami lideri Dr. Şefikul İslam Mesud ve yardımcısı Şeyh Muhammed Mesud başta olmak üzere birçok muhalefet partisinin liderleri katıldı. Toplantıya ayrıca protestoları organize eden öğrenci platformlarının temsilcileri de alındı. Milli Güvenlik Toplantısı’nın ardından geçici bir hükümet kurulacağı açıklandı. Bu arada hapiste bulunan eski başbakan ve Bangladeş Milliyetçi Partisi’nin lideri 78 yaşındaki Begüm Hâlide Ziya da serbest bırakıldı.

Bangladeş’te basit protestolar ile başlayan olayların çok kısa zamanda Hindistan eksenli iktidarın düşmesine ve yöneticilerin Pakistan’ın baş düşmanı Hindistan’a kaçmasına herkes şaşırmış durumdadır. Çünkü böyle bir beklenti muhalefet partileri dâhil hiçbir kimsede yoktu.

Peki, şimdi ne olacak?

İşin en zor kısmı burası. Zira daha önce Mısır’da yaşanan bir tecrübe var. Şunu belirtelim ki bu gelişme Müslümanlar adına çok sevindiricidir. Zira burada özellikle Cemaat-i İslami çok güçlü ve sokaklara hâkimdir. Ama benzer üstünlük Mısır’da da İhvan-ı Müslimin teşkilatında vardı ve nitekim yapılan seçimlerde kendi adayları şehit Mursi’yi cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtmuşlardı. Sonra ne oldu? Batı destekli ordu çok kanlı bir darbe ile işe el koydu ve on binlerce kişiyi öldürdü veya tutukladı.

Şimdi Bangladeş’te de siyasi olarak Hindistan’a bağlı olan iktidar defedildi. Bu çok iyi bir durum. Ama Mısır’da olduğu gibi Hint yanlısı subaylar ile ordu iktidarı ele alırsa bu eskisinden çok daha vahim sonuçlar doğurur.

Şu an ordu bir geçiş hükümeti kurma peşinde. Başbakan adayı olarak da “yoksulların bankacısı” olarak tanınan 83 yaşındaki Muhammed Yunus düşünülmektedir.

Bu arada olayların başka mecralara yönlenmesini önlemek için Cemaat-i İslami mensupları Bangladeş’te yaşayan Hindulara karşı olası saldırıları önlemek için onların evlerini, işyerlerini ve tapınaklarını koruma amaçlı ekipler oluşturduğu açıklandı.

Devrik başbakan Hasina dönemi Hindistan’ın ülke üzerine nüfuzunun arttığı, insan hakları ve özgürlüklerin kısıtlandığı, işsizlik ve sefalet gibi sosyal adaletsizliklerin rekor seviyede artış gösterdiği, özellikle Cemaat-i İslami başta olmak üzere İslamcı siyasetin baskılandığı bir dönem olarak tarihe geçti. Bu arada Bangladeş'teki Cemaat-i İslami'nin eski liderlerinden olan ve 2014'te cezaevinde şehit edilen Gulam Azam'ın oğlu Tuğgeneral Eman Azmi serbest bırakıldı ve orduya geri alındı. Eman Azmi 2009 yılında ordudan atılmış ve 8 yıl boyunca tek başına bir hücrede tutuklu kalmıştı. Kendisiyle irtibat kesilen ve yaşadığından yakınlarının haberinin olmadığı Azmi, "Aynagar" isimli cezaevinde sağ bulundu. Azmi serbest kaldıktan sonra şunları söyledi:

"Ne zamandır gün ışığını ve gökyüzünü göremedim, ezanı duymadım. Havluma sildiğim gözyaşlarım toplansa bir göl olurdu."

Evet, bugün İslam dünyasının birçok bölgesinde maalesef vatansever gençler, bilim adamları, siyasi liderler hapishanelerde veya devlet çarklarının dışında atıl bir vaziyette bekletilirken vatan hainleri, işgüzarlar, haramzadeler köşe başlarını tutmaktadır. Onun için de burnumuz yerde sürünmeye devam ediyor.

Şimdi geldiğimiz nokta da dua edelim ki; Bangladeş’teki bu iktidar değişikliği bu bölgede Afganistan’dan sonra ikinci tam bağımsız ve İslami esaslara dayalı bir devletin ortaya çıkmasına vesile olsun.

Ama tabii Hindistan’ın siyaseten kovulduğu bu önemli İslam ülkesine askeri olarak dönme ve daha baskıcı bir rejim kurma ihtimali de yok değil. Bunun için Erbakan Hoca’mızın geçmişte İslam dünyasındaki iki ana müttefikinden birisi olan Cemaat-i İslami’ye özellikle Milli Görüş’ün siyasi tecrübelerini aktarması bu aşamada çok önemlidir.