Balyozcu Kazım'ın pişmanlığı

Abone Ol

Dört yıl önce Bağdatın işgalci ABD güçlerince düşürülmesiyle birlikte Saddam Hüseyinin Firdevs Meydanındaki heykeline ilk balyozu vuran Iraklı Kazım Şerif Hasan El Cuburi, geçen 4 yıllık sürede umutlarının tümüyle kaybolduğunu ifade ederek, o tarihte yaptıklarından pişmanlık duyuyor ve şöyle diyormuş:

"Zalim diye bildiğimiz Saddam, bilmediğimiz zalimden çok daha iyiymiş. Şimdi sokaklar ölüm kokuyor. Irak halkının beklediği, bize vaad edilen demokrasi ve kardeşlik nerede Amerika işgali altında yaşamaktansa Saddam Hüseyin dönemini yaşamayı daha çok isterdim. Bugün ülkemde bir ABD soykırımı sürüyor. Irak taki kanlı bilanço çok büyük. Anladım ki bizim zalim diye bildiğimiz Saddam, bilmediğimiz zalimden çok daha iyiymiş. Şimdi kim dost kim düşman belli değil. Sokaklar ölüm kokuyor. Bizi birbirimize düşürdüler. Irak halkının beklediği, bize vaat edilen barış, demokrasi ve kardeşlik nerede Amerikan işgali altında yaşamaktansa Saddam Hüseyin dönemini yaşamayı daha çok isterdim. Heykeli yıktığıma çok pişmanım. Benim için hayatımda büyük bir hata olarak kalacak. Bush, artık askerlerini Iraktan çek. Dayanacak gücümüz kalmadı"

Nehri geçmek üzere olan kaplumbağaya akrep rica etmiş ve karşıya geçirmesini istemiş. Kaplumbağa, akrebi sırtına almış karşıya geçirirken nehrin yarısında akrep, kaplumbağayı sokmaya başlamış. Kaplumbağa, yardım ettiğini, niçin sokmak istediğini anlayamadığını söyleyince akrep "Huyum bu benim" demiş.

Bunlar bir gerçeğin daha iyi anlaşılması için uydurulmuş hikayeler gibidir ama her zaman ve zeminde yaşanan olaylardırlar.

Dünyanın başını ağrıtan, bulunduğu her ülke halkını soyup soğana döndüren, kırk haramilerin çağdaş ve uluslararası versiyonu olan ülke, bazı ülkelere teklif götürüyor ve senin sırtından ben şu ülkelere gireyim derse bilinsin ki, ilk öldürmeye teşebbüs edeceği sırtına bindiğidir.

Rus Komünistleri, Çekoslovakya yı işgal ettiklerinde ilk iş olarak kendilerine yardım eden Çekleri öldürmüşler. Gerekçe olarak da "Kendi milletine ihanet eden bana haydi ihanet eder" der  ve öldürürmüş.

Saddam zalimi, Amerika nın emriyle İran a harp ilan ettiğinde Arap ülkelerinin hepsi sekiz yıl yine Amerika nın emriyle Saddam a para ve silah yardımında bulundular.

Sekiz yıl sonra yardım ettikleri Saddam zalimi kendisine yardım edenlere yöneldi. Kuveyt i işgal etti.

Şimdi İran a kendisinin saldıracağını söylüyor ve İran a karşı Saddam a yardım edenleri tekrar yanına alarak saldırıya hazırlanıyor.

Zalime yardım ederken attığımız her kurşunun veya atılmasına izin verdiğimiz bombanın bir gün üzerimize düşeceğini hatırdan çıkarmayalım.

Sevgili Peygamberimiz (sav) buyurur: "Kim, zalime yardım ederse Allah o zalimi ona musallat eder." Acluni, Keşf-ül Hafa 2/227 de hadisin manasının sahih olduğunu söyler ve En am suresi ayet 129- "İşte böyle yapmaları sebebi ile, zalimlerin bir kısmını diğerinin üzerine musallat ederiz." ayeti ile Hac suresi ayet 4- Şeytanın üzerine: "Kim şeytanı dost edinip uyarsa, şüphesiz onu sapıtır ve onu alevli azaba götürür" yazıldı." ayetlerini delil getirir.

Zalim olan kim olursa olsun, anamız, babamız, kardeşimiz,  hatta kendimiz bile olsak yanında yardakçısı olmayacağız. Hem o zalime kötülük yapmış oluruz hem de kendimize kötülük yapmış oluruz.

Bunlar bir kehanet değil. Sevgili Peygamberimiz (sav) buyurur: "Kim, zalime yardım ederse Allah, o zalimi ona musallat eder." Acluni, Keşf-ül Hafa 2/227 de hadisin manasının sahih olduğunu söyler ve 

En am suresi ayet 129- "İşte böyle yapmaları sebebi ile, zalimlerin bir kısmını diğerinin üzerine musallat ederiz." ayetini delil getirir.

 "Zulüm ile abat olanın sonu berbat olur."

Ziya Paşa da:

"Zalim yine bir zulme giriftar olur ahir.

Elbette olur ev yıkanın hânesi vîran" der. Zalimler zulümlerinin alevi içinde yok olur giderler ama beraberlerinde birçok mazlumu da götürürler.

Abdülhak Hamid de bu zalimleri zulme sevk eden şeyin nam almak olduğunu söyler:

"Bir nam alacak o şahı zalim

Dünyaları kaplıyor mezalim."