GAZİANTEP - Orman Genel Müdürlüğünce arıcılığın geliştirilmesi amacıyla yürütülen ‘‘Bal Ormanı Projesi‘‘ kapsamında 2008‘den bugüne kadar 7 bin 690 hektar alanda 105 bal üretim ormanı kuruldu.
Orman Genel Müdürü Mustafa Kurtulmuşlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye‘nin sahip olduğu 4,4 milyon dolayındaki kovan varlığıyla dünyada ikinci, 71 bin ton dolayındaki bal üretimiyle dünyada dördüncü sırada olduğunu belirterek, hem kovan varlığı hem de bal üretimi bakımından dünyanın önemli ülkeleri arasında yer aldığını söyledi.
Kovan varlığı bakımından dünyada ikinci sırada yer almasına rağmen ülkemizde kovan başına ortalama bal üretiminin 16 kilogram dolayında, dünya ortalamasının ise 20 kilogram olduğuna dikkati çeken Kurtulmuşlu, şöyle konuştu:
‘‘Bununla birlikte Türkiye‘nin dünya bal ticaretinde yüzde 1,87 payla 10. sırada yer alışı, sahip olunan kovan varlığı ve bal üretimiyle uyum sağlamamaktadır. Hem dünya bal ticaretindeki payımız hem de koloni başına bal üretimimiz dikkate alındığında ülkemizin sahip olduğu arıcılık potansiyelinden bugüne kadar yeteri kadar faydalanmadığı ortadadır.‘‘
Orman Genel Müdürlüğünün üniversiteler ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliğinin iş birliğiyle bal ormanları kurarak arı sektörüne destek verdiklerini kaydeden Kurtulmuşlu, projenin ilk uygulamasının Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu‘nun öncülüğünde Afyonkarahisar‘ın Şuhut ilçesinde Ağzıkara Göleti Ağaçlandırma Projesi çerçevesinde başlatıldığını hatırlattı.
Arıcılık ve ormancılığın birbirleri açısından stratejik öneme sahip olduğunu, ormancıların görevinin sadece ormanı korumak değil orman kaynaklarını artırmak olduğunu belirten Kurtulmuşlu, şöyle konuştu:
‘‘2008‘den bugüne kadar 7 bin 690 hektar alanda 105 bal üretim ormanı Orman Genel Müdürlüğü tarafından kuruldu. Bal üretim ormanları kurulurken farklı mevsimlerde çiçek açan bitkileri bir arada bulundurarak çiçeklenme dönemini uzun zamana yaymalı amaçlayan odunsu, çalımsı ve otsu bitki türlerinin dikimi yapılmaktadır. Bu türlerden başlıcaları kestane, yalancı akasya, orman gülü, kızılçam, iğde, kuşburnu, ıhlamur, dut, yabani erik, kivi, muşmula, böğürtlen, sofora, kekik, adaçayı, karahindiba, hatmi çiçeği, engerek otu, arı otu, lavantadır.‘‘
Bu yıl 27 alanda bal üretim ormanları kurulması için projelendirme çalışmalarının devam ettiğini bildiren Kurtulmuşlu, ‘‘Bu yıl her orman bölge müdürlüğümüzde bal üretim ormanı kurulacak‘‘ dedi.
Bal üretim ormanlarının Türkiye‘nin bal üretimine ve arıcı sayısındaki etkisine ilişkin çalışmaların devam ettiğini, bal üretim ormanlarının tam verimli hale gelmesi için biraz zamana ihtiyaç olduğunu ifade eden Kurtulmuşlu, ‘‘Bal üretim ormanlarındaki bitkilerde kimyasal ilaç kullanılmadığından kaliteli ballar elde ediliyor. Arıcılık ürünlerinin dış ticarette de önemli bir yeri olacaktır‘‘ diye konuştu.
Türkiye‘nin bal üretiminin yaklaşık yüzde 25‘inin çam balı olarak doğrudan ormanlardan elde edildiğini, Akdeniz iklimine özgü bazı çam ağacı türlerinin gövdesinde yaşayan bir aracı böceğin salgısını kullanarak ürettiği müstesna bir bal olduğunu, dünyada sadece Türkiye ile Yunanistan‘da bulunduğunu bildiren Kurtulmuşlu, orman ağaçlarından ve orman sayılan alanlardaki otsu bitkiler ile çiçeklerden elde edilen bal üretimi de dikkate alındığında toplam bal üretiminin yüzde 85‘inin ormanlar ve orman sayılan yerlerden elde edildiğini söyledi.
Orman Genel Müdürlüğünce hazırlanan Bal Ormanı Eylem Planı‘na göre, bal ormanlarının kurulmasıyla verimsiz alanlar verimli hale gelecek, ekolojik denge korunacak, biyolojik çeşitlilik yok olmaktan kurtulacak, topraklarımız erozyona karşı korunacak, ayrıca işsizliğe ve orman köylüsüne ekonomik açıdan çok büyük katkı sağlanacak.