Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, sahte bal üretiminin önüne geçmek ve haksız rekabeti engellemek amacıyla sağlıksız bal üretimi yapan 2 şirket ve markayı teşhir etti, 3 markanın da piyasaya arzını ve reklamını durdurdu. Bakanlığın, Nisan ayının ikinci haftasında ise ürünlerini hatalı bulduğu 5 bal firmasını daha teşhir edeceği gündeme geldi. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Bahri Yılmaz, teşhirin tek başına yeterli olmayacağını söyleyerek, "Arının ve arıcıların emeğini çalan sahtekârların teşhir edilmeleri basit bir yöntem" ifadesini kullandı.
Aynı firmaların, yarın başka bir marka ile devam edeceklerini ileri süren Yılmaz, "Bu firmaların Avrupa‘da olduğu gibi ticaretten men edilmesi gereğine inanıyoruz. Söz konusu ticari firmalar, hiçbir birlik üyesi üreticiden bal satın almadıkları halde bal satmaktalar. Gazetelerde teşhir edilen, bal sattığını söyleyen satıcıların da mali yönden incelenmesi gerekir. Devletten vergi kaçırıyorlar" şeklinde konuştu.
Sahte bal ifadesi üreticiyi mağdur ediyor
Sahte balın olmadığını, ancak sahte insanların bulunduğunu belirten Yılmaz, 56 bin kayıtlı bal üreticisinin temsilcisi olarak bu insanlarla mücadeleye devam edeceklerini vurguladı. "Sürekli arıcı üyelerimizin sorumluluk anlayışı ile ürettikleri balın sahtesinin olmadığını söylüyorum, ‘adamlar sahte‘ diyorum. Ayrıca, ‘sahte bal‘ ifadesi de arıcılarımızı mağdur ediyor. Üreticilerimizin emeğinin zayi olmasına ve emeğinin çalınmasına izin vermeyeceğiz" dedi.
Bazı kamu ihalelerine ve otellere, nişasta bazlı mısır şurubunun bal diye verildiğini anlatan Yılmaz, TAB‘ın ihbar etmesi sonucu ürünlerin iade edildiğini aktardı. Yılmaz, Suudi Arabistan‘a 2000-2008 yılları arasında, bal diye mısır glikozu satıldığının anlaşılması üzerine bu ülkeye bal girişinin durdurulduğunu hatırlattı.




