Medyada Ahmet Davutoğlu övüle övüle bitirilemiyor! Kimi çocukluk dönemine ait haberler yapıyor, kimi gençlik yıllarına ait haberler yapıyor! Haberlerde Ahmet Davutoğlu’nun da Recep Tayyip Erdoğan’ın izinden gideceği ısrarla vurgulanıyor!
Bu haberler Davutoğlu’nun lehine mi olacak aleyhine mi Bize göre Davutoğlu’nun bu denli “Erdoğan’ın gölgesinde” gösterilmesi hiçte olumlu bir yaklaşım değil!
Hem bakmayın siz onların verdikleri bu haberlere! Bugün aralarından “su sızmayan” insanların yarın nmuydu
“Kardeşlik edebiyatı” alıp başını gitmişti!
Bugün o kardeşlik edebiyatından “eser” var mı “Kardeşlik edebiyatının yerini kırgınlık edebiyatı” aldı!
Abdullah Gül kırgın, Hayrünnisa Gül kırgın!
Yani Gül ailesi kırgın!
Allah-u âlem çocuklarına sorulsa onlarda “kırgın ve kızgın” olduklarını ifade edeceklerdir! İnternet haberleri gösteriyor ki Cemil Çiçek kırgın! Bilebildiğimiz kadarıyla Bülent Arınç kırgın, Ali Babacan kırgın, Binali Yıldırım kırgın, Salih Kapusuz kırgın!
Oysa bugün çeşitli vesilelerle “kırgınlıklarını” dile getiren bu insanların arasından dün “su sızmıyordu!”
Dememiz odur ki düne bakarak bugün için ibret dersleri çıkarmak lazımdır!
Yani bugün “dost” gibi görünen isimlerin arası yarın, bugün “kırgınlıklarını” dile getiren isimlerin haline benzeyebilir!
Ve “yeni yetmeler” yüzünden aralar yine açılabilir!
Takdir-i ilahiye bakar mısınız; dün kendilerini “genç” olarak görüp içinde bulundukları partinin “tecrübeli” kadrolarını “ak saçlılar” diye tanımlayanlar bugün “aynı şekilde” tanımlanıyorlar!
Yani “ektiklerini” biçiyorlar!
Evet, hiç bakmayın siz o “birlik ve beraberlik” mesajlarına!
Onlar ilk günlerin heyecanı ile verilmiş mesajlar!
Hele taşlar biraz yerine otursun, hele biraz vakit geçsin!
Siz asıl o zaman “neler” söyleniyor, ona bakın! “On sene” sonra neler olabileceğini tahmin için “on yıl” öncesine bakmak gerek!