Fenerbahçe, daha önce de zorlanacağını söylediğim Kayseri Erciyesspor’u 2-1’le geçti. Skora baktığımızda maçın müthiş bir skor mücadelesi şeklinde geçtiğini sanırsınız. Tabela öyle diyor da, ama ya gerçekler... Ya da kaçırılmış olanlar... Bence bu maçın skoru 8-4 olmalıydı. Yakışırdı da... Çünkü küme düşme hattında olan bir takımın bu denli futbol oynayabilmesi gerçekten de alkışlanmalıdır. Buna rağmen ev sahibi de alabildiğine hırslı, her topa müdahaleci ve beraberliğe yakalandıktan bir kaç saniye sonra yeniden öne geçebiliyorsa alkışlanmalıdır.
Erciyesspor, yarı yarıya yenilenmiş takımı ile şayet ligde kalabilirse önümüzdeki sezon bizlere yeni bir Akhisar, yeni bir Karabük izlettirebilir. Fenerbahçe ise, sakatları iyileştiğinde kalıbına girerek temposunu yapabiliyor. Yani Emenike, Kuyt ve Sow’dan söz ediyorum. Tabii burada kırmızı kartlık tekmelerini atmadığında takımın öne doğru en etkili silahı Emre’den de söz etmek gerekir. Alper’e oranla daha bilinçli, daha dengeli, daha net öne oynayan Emre’nin katkısı büyük. Topal da ilk yardım ekibi olarak arkasındaki bloğa her zaman yardım yetiştiriyor. Eh arkadakiler de Gökhan hariç savunmada pek açık düşmüyorlar. Bu arada Gökhan’ın yaptığı penaltıdan sonra hakemin formasındaki tozu silkelemesi de ciddi bir futbolcu yardımıdır(!) Arkadakilerden Caner maçı döndüren golü attırarak öne doğru katkısını da doruk noktaya taşıdı. Hele hele kaleci Volkan... Daha maçın başında öne geçmesi mümkün olabilecek rakibin ikinci yarıda da mutlak gollük bir topunu çeldi.
Şimdi burada özel bir paragraf... Türkiye Süper Ligi’nde hiç bir takımın böyle bir ön bloğu yok. Zaten ligin yedinci veya sekizinci haftasından beri ortaya koyduğum, “Lig bitti. 15 puan fark olur” iddiamın en önemli dayanağı da burasıdır. Dünkü pozisyonları hariç, zor maçın neredeyse tamamında, yani oyundan kaldıkları sürece, Kuyt da, Sow da hemen hemen rakip organizasyonunda orta alanları, hatta arka ekibiyle bütünleşip yardım yetiştirdiler. Sadece Emenike, o da taşıyıcı rolündeki tek adam olduğundan bu işlere uzak kaldı. Ama o da zaman zaman santradan top alıp taşıdı. İşte Fenerbahçe’nin bu sezonki asıl gücü burada. Webo da tabii ki bu ekibin içindedir. Bu ekip üstüne üstelik buldu mu da atar. Sow’un gözyaşları da zaten bu yüzdendir. Yani kendisine yakıştıramamıştır.
Eldeki malzeme ile ve de Hikmet hocanın katkılarıyla bu Erciyesspor düşerse üzülürüm. Hayatımda Kayseri’ye hiç gitmedim. Çünkü bu cümleyi yazdıktan sonra bazıları beni Kayserili falan sanır da... Ama kadro olarak iyiler. Fizik güç olarak da... Siyahi oyuncularının hemen hemen hepsi iş yapıcı... Ama İbriçiç ki, takımın en iyi yöneticisi olmalıydı, o şu anda sırıtıyor. Evet, baktım da başta Beyaz TV’deki simalar Fenerbahçe’nin artık rakipsiz kaldığını öne sürdüler. Eh benden 18 hafta sonra falan... Aramızda o kadar da fark olsun değil mi Hatta bir ara fark kapanıyor, iş yeniden başlıyor gibi naralar da attılar. Haaa bir iddia daha... Şayet Galatasaray’ın başında Mancini kalırsa, Beşiktaş’ta da kafalar değişmez ve de stat macera olursa, şimdiden yazayım, Fenerbahçe’de teknik adam olmasa bile yine en az on puanlık farkla biter gelecek sezonki lig... Bakın bu yazı 18 Mart’ta çıkacak... Az kalsın unutuyordum. Daha doğrusu iki cümle öncesine bakarsanız anlarsınız. Alper’i oyundan kim aldı, yerine Meireles’i kim koydu sizce Her ne kadar Fenerbahçe resmi sitesi bunu haber yapan gazeteyi yalanlasa da...
Bitti…