Bakanlıktan açıklama geldi

Abone Ol

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Basın Müşaviri Mehmet

Ali Berber aradı.

Bu köşede, 15 Haziran 2016 tarihinde kaleme aldığım,

Bakan Berat Albayrak ın bundan haberi var mı başlıklı yazıma, bakanlık

bilgilendirme gönderdi. O açıklama şöyle;

8 Mayıs 2014 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik

Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ile hangi durumlarda usulsüz elektrik

enerjisi tüketiminin söz konusu olduğu belirtilmiştir. Yönetmeliğe göre bir

tüketicinin kendi adına perakende satış sözleşmesi olmadan daha önceki

tüketici adına düzenlenen ödeme bildirimlerini yapması usulsüz elektrik

enerjisi tüketimi kapsamına alınmıştır. Ancak tüketicilerin mağdur edilmemesi

için bu şekilde usulsüz elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen kişilere söz

konusu yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri için 15 gün süre tanınmıştır.

Yönetmelik kaçak elektrik kullanımını ortadan kaldırmak

amacıyla elektriği tüketen kişi ile abonenin aynı kişi olmasını şart

koşmaktadır. Ancak yazınızda belirttiğiniz üzere yürürlükteki mevzuat uyarınca

faturayı ödeyen kişi ile abone olan kişinin aynı kişiler olması zorunluluğu söz

konusu değildir. Elektriği tüketen kişi ve abone aynı kişi olmak koşulu ile

vatandaşlarımız aile fertlerinin ya da yakınlarının faturalarını internet

üzerinden ödeyebilirler.

***

Peki, ben ne yazmıştım;

Elektrik faturalarını internet bankacılığından

yatırırken bir süredir şöyle bir uyarı ile karşılaşılıyor; Abone bilgilerinizi

bir kez daha kontrol ediniz ya da abone bilgilerinizi güncellemek için hizmet

aldığınız şirketi arayınız!..

Geçtiğimiz birkaç gün içinde bu şikâyetler daha da arttı.

Neyin nesidir bu mesele dedim ve düştüm peşine!

Araştırdım, soruşturdum, yetkili bazı isimlerle görüştüm.

Neticede, ilgili elektrik dağıtım şirketlerinden şunu söylediler:

- Doğrudur, abone kendisi değilse, internet

bankacılığından fatura ödeyemez artık! Eskiden ödeyebiliyordu ama artık

ödeyemeyecek.

- Peki, ama sebep ne

- Kaçak elektrik kullanımını önlemek için böyle bir

uygulama başlatıldı.

- Tamam, da ne yapmak lazım

- Yapılacak şey şu; ev sahibi iseniz tapu örneği ve DASK

(deprem sigortası) belgesiyle, değilseniz kira kontratı ve yine DASK belgesiyle

kuruma müracaat edeceksiniz ve kendi üzerinize abone olacaksınız

- Bu kadar mı

- Hayır, bir de 130 TL güvence parasını da yatırmanız

gerekir.

***

Bu uygulamanın kaçak elektriği nasıl önleyeceğini hiç ama

hiç anlayabilmiş değilim.

Ayrıca yeni uygulamadan çok geniş bir kesim mağdur olmuş

durumda. Örnek mi;

1) Diyelim ki, Erzincan ın, Giresun un, Kayseri nin,

Balıkesir in ya da Bolu nun ücra bir köyünde ikamet eden Ayşe Teyze, İbrahim

Amca nın elektrik faturasını İstanbul daki, Ankara daki oğlu ya da torunu

internet bankacılığından bugüne kadar ödüyordu. Artık ödeyemeyecek.

2) Ya da şehirde birlikte oturan ailenin bir ferdi -abone

olmadığı için- internet bankacılığından bu faturayı yatıramayacak. Kim abone

ise illa ki faturayı da o yatırması gerekecek!

Bunun örneklerini artırmak mümkün

***

Bakanlığın açıklamasına göre, elektrik şirketlerinin bu

uygulaması hatalı, yanlış ve de keyfi.

Yani, internet bankacılığından bir başkasına ait faturayı

yatırmak eskiden olduğu gibi günümüzde de mümkün.

Umarım, Bakanlığın bu bilgilendirmesi dikkate alınır ve

bu ambargo kaldırılır.

Konunun üzerinde duran, gerekli hassasiyeti gösteren

Mehmet Ali Berber e de buradan teşekkürlerimi iletiyorum.

Büyük komutanın

rüyası

Adı, El-Emir ul-Adil (adil hükümdar) lakaplı Emir

Nureddin Zengi

12. asırda Haçlı Seferleri nin en şiddetli yıllarında,

Haçlı birliklerine kan kusturan Büyük Selçuklu Türk devletinin hükümdarı

Rükneddin Mesut un damadı.

Suriye de bulunan Halep ve civarında ki 50 şehrin Emiri

Selahaddin Eyyubi nin Emiri ve Komutanı Oğuz Türklerinin Avşar Boyu ndan

1162 senesinde bir rüya görür; Peygamber Efendimiz

(S.A.V.) rüyasında 3 adamı sultana göstererek, Nureddin! Bu adamlardan beni

kurtar! diye buyurur.

Uykudan uyanır, abdest alıp tekrar uyur, aynı rüyayı

tekrar görür.

Bu hâl üç defa tekrar edince, yatağından fırlayan sultan,

Bu rüya doğru bir rüyadır. Resulüllah (S.A.V.) tehlikede diye düşünerek, sabahı beklemeden, yanına veziri ve sadık

adamlarından 20 kişi alarak ve çok süratle giderek 16 günde Medine-i Münevvere ye

varır.

Mescid-i Nebevi de iki rekât namaz kılar, Resulüllah

Efendimizin kabrini ziyaret eder.

Veziri, Sultanın herkese sadaka dağıtacağını, genç,

ihtiyar herkesin mescide gelip sultanın elinden sadakasını alması için ilan

yaptırır. Halk, sultanın bu ani ziyaretine hem sevinir, hem de şaşırır.

Ertesi günü, genç, ihtiyar, kadın, erkek, çocuk bütün

şehir halkı gelip sadakasını alır. Herkes gelip sultanın önünden geçer.

Sultan geçenler arasında rüyada kendisine gösterilen

adamları göremez. Buraya gelmeyen kimse kaldı mı diye şehrin valisine

sorar.  O da Sevgili Peygamberimizin

kabrinin bulunduğu yere yakın bir evde oturan 3 Mağriplinin gelmediğini söyler.

Sultan derhal o 3 kişiyi zorla getirtir. Görür ki, bu

adamlar rüyada kendisine gösterilen 3 kişidir.

Derhal bunları tevkif ettirir.

Sultan maiyeti ile beraber bu eve gider ve eve girince

görürler ki, evin içinde büyük bir tünel kazılmış ve tünelin ucu da Ravza-i

Mutahhara ya iyice yaklaşmıştır. Mağribîleri muayene ettirir. Suçluların

sünnetsiz ve Hıristiyan oldukları ortaya çıkar. Bunlar sorguya çekilince

ifadelerinde;

Bizler Hıristiyan ız. Kralımız bize çok para verdi. Hz.

Muhammed in naşını çalmamızı istedi. Bizde yeraltından tünel kazıp peygamberin

kabrine girip naşını çalıp Avrupa ya götürecektik derler.

Hıristiyan kralın gayesi, Hz. Muhammed in kabrini bozmak,

naşını çalmak suretiyle Müslümanların Mekke ve Medine ye olan bağlılığını

ortadan kaldırmak ve İslam birliğini zedelemektir.

Sultan Nureddin Zengi, bundan sonra böyle hainler zarar

vermesinler diye, Ravza-i Mutahhara nın etrafına derin ve su çıkıncaya kadar

hendek kazdırır. Bu hendek epeyce geniş olarak yapılır. Buraya kalay veya bakır

eritilip dökülerek kalın bir duvar haline getirilir. Böylece Ravza-i Mutahhara

emniyet altına alınmış olur.

***

Anlattığım menkıbe, İslam Tarihi -Tasavvuf Kültür ve

Sanat - Kerametler ve Menkıbeler isimli eserinden

15 Mayıs 1174 tarihinde ebediyete irtihal eden bu büyük

komutana vefatının 842. yıldönümünde rahmet diliyorum