Görüyoruz ki, başkalarına nasihat etmekte üstünüze yok!
Herkesi yönlendirmeye çalışıyorsunuz!
Onları doğru, dürüst ve ahlâklı olmaya davet ediyorsunuz!
Elbette böylesine hayırlı bir işe karşı çıkacak değiliz.
Sadece ufak bir hatırlatmada bulunmak istiyoruz:
Başkalarını doğru, dürüst ve ahlâklı olmaya davet ediyorsanız önce siz doğru, dürüst ve ahlâklı olmalısınız!
Yani sözünüzle fiiliniz birbirini tutmalı! Sözünüzle fiiliniz birbirini tutmuyorsa hiç boş yere yorulmayın! Söylediğinizin bir faydası olmaz!
Sigara tiryakisi bir babanın çocuklarına "Aman sigara içmeyin, sigara çok kötü bir şeydir" diye tavsiyede bulunmasının bir faydası olduğu hiç görülmüş müdür
Böyle bir tavsiyeye muhatap olan çocuk hiç kuşkusuz "Kötü bir şey olsa babam içmezdi" diye düşünecek ve ilk fırsatta sigara içmeyi deneyecektir!
Çocuğa sigaranın kötü bir şey olduğunu anlatmanın en kestirme yolu o meretten uzak durmaktır!
Aynı şekilde alkolik bir babanın alkolün zararları konusunda ahkam kesmesinin bir faydası olduğu hiç görülmüş müdür
Eğer biri de çıkıp başkalarına hırsızlık yapmamalarını öğütlüyorsa önce kendi elini başkasının malından çekmesi gerekmez mi
Kendisi helal-haram demeden eline geçirdiği her şeyi mideye indiriyorsa başkalarına bu işin hassasiyetini nasıl anlatabilir!
Dememiz odur ki, başkalarına nasihatta bulunanların önce kendilerine çeki düzen vermeleri şarttır!
Tabii nasihatlerinin hedefine ulaşmasını istiyorlarsa!
Yok, laf olsun torba dolsun kabilinden konuşuyorlarsa, buyursunlar istedikleri kadar konuşsunlar!
Hani Mevlana nın güzel bir sözü var ya!
"Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol" diyor ya!
İşte başkalarına bol keseden nasihat da bulunurlarken bu sözü hep kendilerine rehber edinmeliler!
Şayet etrafındakiler rüşvetin, komisyonun, hortumculuğun ta göbeğinde ise başkalarını bu konuda doğru olmaya davet etmenin bir anlamı yoktur.
Yine dememiz odur ki, çuvaldızı başkasına batırmadan önce iğneyi nazik bedeninize bir değdirmelisiniz!
Evet, siz düzgün olursanız nasihatlerinizin bir anlamı olur!
Siz düzgün değilseniz, siz hortumun başındaysanız bu konuda kimseye edecek lafınız olamaz!
Çünkü inandırıcı olamazsınız!
Unutmayın balık baştan kokar derler! Başı kokmuş balığın geri tarafında kokuşmamışlık aramak beyhude bir gayretten başka bir şey olmaz.
Bir de "Ya tuz kokmuşsa" diye bir atasözümüz vardır.
Galiba tuzun koktuğu dönemlerden geçiyoruz, onun için nasihatleriniz bir işe yaramıyor olmalı! Ne dersiniz