BAEde Arap Baharı intikamı

Abone Ol

Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Bahreyn, Umman ve Birleşik

Arap Emirlikleri’nden oluşan Körfez ülkelerinin, Mısır, Tunus, Libya, Yemen,

Suriye gibi diğer Arap ülkeleri sıçrayan halk isyanları “Arap Baharı” terimiyle

bilinen sürecinden rahatsız olduğunu ve onların kırmızı çizgilerini aşabilme

durumuna gelmekten büyük korku içindedir.

Körfez ülkelerinde maddi sıkıntı yaşamayan halkı bir

ayaklanma ya da rejimi düşürme en azında bir stratejik olarak şu an söz konusu

değil. Kuveyt’i örnek alsak oradaki muhalefet Kuveyt Emirine karşı çıkıp seni

düşüreceğiz mantığıyla hareketler değil. Özgür ve siyasi reformları talep eden

muhalefet ülkedeki herkesi adil bir mahkemeye getirilecek, herkes ülkenin

gelirinin nereye gittiğinin hesabının sorulmasını talep etmektedirler. Bunları

istemek her hangi bir insanın en doğal hakkıdir.

Aslında Körfez’in bir ülkesinde rejimlere karşı reformu

talep eden bir hareketlilik olmasından bir ders çıkarmak gerekmektedir. Arap

Müslüman halkların sırf fakirlikten, yoksulluktan değil de insan hürriyeti ve

haklarından mahrum edilmiş olmasından artık kafasında bir çok soru işareti oluşuyor, körfez ülkeleri özellikle Suudi

Arabistan ve BAE’de halk ayaklanmasına zemin var olduğunu iddia edebiliriz.

Arap Baharından ders almayan körfez ülkeleri gelecek dönemlerde daha sıkıntılı

olaylarla karşı karşıya kalabilirler çünkü insanlar artık bazı olayların

farkında.

***

Geçen ay ele aldığım yazıda Birleşik Arap Emirlikleri’nde

(BAE) İslamcıların büyük sınavından bahsettim. BAE devletinde yaklaşık bir senedir Islah Hareketi’ne karşı devam eden

hamlenin Arap Baharı’ndan etkilenerek gerçekleştirildiği kuşkusuz bir

netliktir. Bu ülkede İslâmi hareketin kitlesel tabandan yoksun olması ve

yürütülen hamleyi, İslami hareket mensuplarına ağır baskı uygulanmasıdır.

70’ten fazla kişiye yapılan sorgusuz tutuklamalar neticesinde bugün kadar adil

bir mahkeme yapılmadı, Bu olaya Islah Hareketi’nin bir sözcüsü ‘’Biz Arap

Baharı’nın vergisini ödüyoruz’’ benzetmesinde bulundu.

Bu yorumdan yola çıkarak, Mısır’daki muhalefetin bir çok

göstergeye göre özellikle Birleşik Arap Emirlikleri devletinden destek aldığı

belli oluyor. Mısır’ın eski rejim adamlarının çoğu BAE’ye kaçtı, oraya

yerleştiler, oradan yeni kurulan Mısır rejimine karşı sokak hareketlerini

yönlendirici medyaya desteklerini aksatmıyorlar.

1950’li yıllarda sonra Cemal Abdül Nasır tarafından Mısır

Müslüman Kardeşleri’ne karşı izlenen siyasetin benzeri günümüzde BAE’de

yapılıyor.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin Müslüman Kardeşlere karşı

yapmış olduğu bu baskıların nedeni belirttiğim gibi Arap Emirlikleri

ihvanlarının ülkede böyle bir hareketlenmeye neden olabileceğini düşündüğünden

ve korku içerisinde olduklarından dolayı o ülkede böyle bir hamle yaşanıyor.