Ba?de harabül Basra

Abone Ol

Sansür mekanizması, fikir ve sanat eserlerinde üretim

aşamasında yapılan denetim ve kontrol sistemlerinin bütününü ifade eder. Eserin

ortaya çıkış sürecinde, yazarın veya fikir sahibinin doğrudan kontrol

edilmesini sağlayan sansür, her dönemde tartışmalara neden olmuş, kabul

edilmeyen bir sistem olarak lanse edilmiştir. Oysa, kısıtlı denetim

mekanizmasının her zaman, ortaya çıkacak tartışmaları önlemek adına önemli bir

vazifeyi icra edeceği çok açıktır. Bu denetim mekanizması, eseri oluşturan

fikir sahibi veya sanat üreticisinin otokontrol olarak tabir edilen denetim

fonksiyonu olarak kabul görmelidir.

Ba de harabül Basra şeklinde eskilerin çokça

kullandıkları bir tabir vardır Yani, Basra harap olduktan sonra, ortaya

çıkacak yıkım gerçekleştikten sonra yapılacaklar, alınacak önlemler hiçbir işe

yaramaz. Geçtiğimiz günlerde RTÜK ün bir denetim mekanizması olarak, Kanal D

ekranlarında yayınlanan Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisindeki bir müstehcen

sahneye, 350 bin lira para cezası kestiği yazılıyordu.

Dizi yayınlanmış Müstehcen sahne, özellikle çocukların

ayakta olduğu saatlerde ekranlara getirilmiş Maneviyat iklimi ortadan

kaldırılmış Ahlak kavramı payimal edilmiş İş işten geçmiş Bu saatten sonra

bu dizinin müstehcen sahnesine, değil 350 bin lira, 3 trilyon liralık ceza

kesseniz ne olacak

Otokontrol mekanizmasını işletmeyen, toplumun manevi

değerlerini yok etme ilkesiyle elinden geleni ardına koymayan, ahlak

kavramından habersiz, kötülükleri içselleştirme noktasında her türlü kepazeliği

işlemekten geri kalmayan dizi sektörünün, bu haliyle denetlenmesi sizce doğru

mu

RTÜK, sadece iş bittikten, genel ahlak kuralları payimal

edildikten sonra, elindeki sopasıyla ortalığı düzeltmeye çalışıyor. Oysa, iş

işten geçmiş oluyor Deyimdeki gibi, Ba de harabül Basra

RTÜK ün bu haliyle yaptığı denetim mekanizması,

sorunludur Problemlidir Otokontrol mekanizmasını işleten, çektiği sahneleri

reyting için müstehcenlik sosuna bulandırmayan dizi sektörünün, öncelikle

yaptığı işleri bir şekilde RTÜK e ulaştırıp, belli bir vizeyi alması

gerekmektedir. Dizi yayınlandıktan sonra, ortaya çıkabilecek tüm sorunların bir

şekilde telafisinin mümkün olabileceği yeni bir denetim mekanizması

getirilmelidir. Şimdi birileri, Bu kesinlikle sansürdür, 21. yüzyılda böyle

şey olur mu Fikir ve sanat üreticilerinin elini kolunu nasıl bağlarız

şeklinde bir tezi ortaya sürebilirler.

Peki, tüm maddi ve manevi değerleri reyting üzerine

kurgulu bu dizi sektörünün, toplumda açtığı maneviyat ve ahlak yaralarının

tamiri mümkün olmazken, müstehcenlik reyting damıtma aracı olarak

kullanılırken, nasıl bir yol yöntem izleyeceğiz

Toplumun temel değerleri bir bir yıkılırken, maneviyat

gökkubbesi başımıza göçerken, ahlak iklimimiz kara kışa ayarlanırken yeni bir

denetim sistemi getirilmezse, maddi değerleri manevi değerlerin önüne koyan bu

yapımcı zihniyeti, her seferinde bir başka facia ile karşımıza çıkacak ve

müthiş bir dejenarasyonun fitilini ateşleyecektir.

Toplum içten içe çürüyor İnsanlarımızın gönül

iklimlerindeki bütün güzellikler ortadan kaldırılıyor. Manaya ilişkin tüm

değerlerimiz yok ediliyor. Her akşam televizyon ekranlarında Bu akşam acaba ne

gibi bir rezalet unsuru karşımıza çıkacak diye bekler hale getirildik.