Babadan kalan hatıra

Abone Ol

Baba bir çocuğun

içindeki büyük kahramandır. Benim için de öyledir. Babamla aynı evde yaşamıyor

olsak dahi, onun desteğini yakınımda hissetmişimdir. Zira babam benim

yaslandığım bir duvardı ve bu duvarın ne kadar sağlam olduğunu şimdi daha iyi

anlıyorum. Babamla ilgili hatıralarım arasında gezindiğimde her adımda gözlerim

doluyor. Sizlerle bunlardan birini paylaşmak istiyorum:  On üç yaşındaydım annem çalıştığından dolayı

evin işlerini erken yaşta devralmıştım. Her gün yeni bir faciaya sebebiyet

veriyordum. Tencereleri yakıyor, renkli çamaşırları beyazlarla atıyor, bütün

evi saç şampuanıyla silmeye kalkıyordum. Annem her seferinde kızıyor, nasihat

ediyor ve lafı evlendiğinde ne yapacağıma getiriyordu. Ama yaşımın gereği

olarak evdeki işi biran önce bitirip oynamak istiyordum.

Bir gün annemin daha önce öğrettiği böreği yapmaya ve

akşam aileme sürpriz yapmaya karar verdim. Bütün detaylara dikkat ettim, iki

kere annemi arayıp yeniden tarif aldım. Ama ne kadar titizlik gösterdiysem de,

böreğin altı yandı ve eve yoğun bir yanık kokusu yayıldı. Akşam annem, babam ve

iki kardeşim eve geldiler. Annem evdeki kokuyu alınca her zaman olduğu gibi

öfke ile çıkıştı ve apar topar bir şeyler hazırladı. Yarı yanmış böreği ise çıkardı

ve çöpe atmaya karar verdi. Tam o sırada babam mutfağa girdi ve annemin elini

tuttu ve O benim kızımın narin elleriyle yaptığı börektir, yanık kısmını

ayıklar yine de kızımın yaptığı böreği yerim dedi anneme engel oldu.

 Babam böreklerin

yanmış kısmını eliyle ayıkladı ve kalan kısmını sofraya koydu. Yedi ve

Hayatımda bu kadar güzel börek yememiştim, eline sağlık kızım dedi. Bu beni

çok mutlu etmişti. Bir gün sonra aynı böreği tekrar yaptım ve bu kez annem de

çok beğenmişti. Babamın o sözünü hiç unutmadım ve hayatım boyunca yapmaya karar

verdiğim her işte kendime güvendim. Allah babamdan razı olsun. (Mehtap

Yılmaz ın hatıralarından esinlenilerek yazılmıştır)