Hükümetin tarımda en övündüğü konuların başında tarımsal
destek ödemeleri geliyor. Çiftçiye bütçeden yapılan destek ödemeleri 2004
yılında 3 milyar lira iken bu rakam 2015 yılında 10,1 milyar liraya kadar
çıktı. Rakamlara sadece tek yönlü bakarsak burada çiftçinin korunup kollandığı
anlaşılabilir. Ancak her alanda olduğu gibi tarımsal destekler konusunda da
devletin bir politikası bulunmuyor. Sadece rakamlar üzerinden politika
yapılıyor. Günü kurtarıyoruz.
Yapılan destek ödemeleri yeterli mi ve asıl önemlisi bu
destek ödemeleri çiftçinin refahını, üretimde verimliliği artıyor mu Bunların
hiç birisi sorgulanmıyor. Sorgulamayı bırakın takip bile edilmiyor.
Öncelikle rakamlar kimseyi aldatmasın. Tarım Kanunu na
göre çiftçiye hakkı tam anlamıyla verilmiyor. İlgili kanuna göre; tarımsal
destekler için bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi milli hâsılanın yüzde 1 inden az olamaz. Ancak kanunun bu
maddesine hiçbir zaman uyulmadı.
Bir rakam verecek olursak sadece 2015 yılında çiftçinin
kanundan doğan hakkı olmasına rağmen 7 milyar lirasına el konuldu!
Ama benim asıl dikkat çekmek istediğim eksik olmasına
rağmen 10,1 milyar liralık destek ödemesi de ciddi bir rakamı oluşturuyor.
Ancak ne gariptir bu paranın takibi bile yapılmıyor. Çiftçinin refahına katkısı
nedir Üretimi, verimliliği artırıyor mu Bunların hiç biri bilinmiyor.
Rakamlarla övünen Tarım Bakanlığı nın elinde bile bu veriler bulunmuyor.
Bu politikasızlık ve vurdumduymazlık Sayıştay raporlarına
bile girmiş durumda.
Şimdi burada bir örnek verecek olursak, tarımsal
desteklerin takibi konusunda Tarım Bakanlığı nın vurdumduymazlığının faturası
daha iyi anlaşılacaktır. Dünya gazetesinden Ali Ekber Yıldırım ın gündeme getirdiği
rakamlara göre bundan 10 yıl önce Türkiye de 90 milyon zeytin ağacı ve 200 bin
ton civarında zeytinyağı üretimi vardı. Desteklerle başlatılan seferberlikle
ağaç sayısı 10 yılda 80 milyon artarak 170 milyona çıktı. Doğal olarak
zeytinyağı üretiminin de artması gerekirken tam aksine düştü. 2015 yılında
zeytinyağı üretiminin 150 bin tonu bile bulmayacağı kaydediliyor.
Düşünebiliyor musunuz bir tarafta desteklerle sözde ağaç
sayısı artıyor ama diğer tarafta üretim düşüyor! Eğer yaşasalardı bu çelişkinin
içinden ne Aynştayn ne de Ali Kuşçu çıkabilirdi!
Ünlü matematikçi ve fizikçilerin bile işin içinden
çıkamayacağı bu çelişkiyi ülkemize yaşattığı için eski Tarım Bakanı ve şu anda
AK Parti nin Ekonomi İşlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Mehdi
Eker e Oscar (Oskar) ödülü bile verilse azdır!
Yeni Bakan Faruk Çelik döneminde ne yapılacak Tarımsal
destekler konusunda bu çelişki devam edecek mi yoksa üzerine mi gidilecek
Gönlümüz, ülkenin ve çiftçinin hayrına bu çelişkinin
üzerine gidilmesinden yana.
Umarım öyle olur.