Aynı Suçlamaya Farklı Uygulama! 

Abone Ol

Sokaktaki vatandaşı en çok rahatsız eden konuların başında yönetimin uyguladığı “çifte standart” olsa gerek!

Söz gelimi yönetimin uygulamalarında “çifte standart” olmasa!

Yani “herkes” yönetimin uygulamalarında “aynı muameleye” tabi tutulsa kimsenin gıkı çıkmayacak!

Herkes “şeriatın kestiği parmak acımaz” deyip kaderine razı olacak.

Ama öyle olmuyor!

Her birine “farklı muamele” uygulanıyor.

Mesela mı?

Mesela “aynı suçlama” konusunda bir kişi cezalandırılırken ötekine hiçbir şey yapılmıyor.

Hatta cezalandırılma bir yana, bir de taltif ediliyor.

Yani ödüllendirilir gibi yüksek makam ve mevkilere getiriliyor.

Bu da sokaktaki vatandaşın gözünden kaçmıyor.

Hele “aynı suçlama” konusunda “atayana” bir şey yapılmazken “atananların” cezalandırılıyor olması iyiden iyiye göze batıyor!

Taltif edilenlerin beyanlarına bakıyoruz.

Biraz pişmanlık biraz nedamet dolu laflar görüyoruz.

“Keşke yapmasaydık, keşke olmasaydı” gibisinden laflarla kendilerine yöneltilen suçlamalara cevap yetiştirmeye çabalıyorlar.

Atayanlar paçayı böyle kurtarmaya çalışıyorlar.

Peki ya atananlar?..

Onların böyle bir şansı olduğunu söylemek mümkün değil.

Allah-u âlem kendilerine fırsat verilse onlar da “keşke” diye lafa başlayıp pişmanlık ve nedametlerini dile getirecekler.

Ama şimdilik onların atayanlar gibi şanslı olduklarını söylemek ne mümkün!

Onlar, haklarında “takdir edilen cezaları” çekmeye devam ediyorlar!

Ve ortaya koskocaman bir çifte standart çıkıyor.

Aynı suçlamanın muhatabı olan iki kişiden biri atayan olduğu için adeta ödüllendirilirken diğeri atanan olduğu için işlediği suçun cezasını çekiyor.

Evet, suçlama aynı ama uygulama farklı!

Biri “keşke” deyip paçayı kurtarıyor.

Diğerinin ise böyle bir şansı yok.

Sokaktaki vatandaş bu çifte standart karşısında yönetimine olan güven duygusunu yitiriyor. Benzer durumlara kendilerinin de duçar olabileceğini düşünüp kaygılanıyor.